İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/518 K.2025/235

Davacı vekili ... davalı .... ... ... .... .... ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı…

Esas2020/518Karar2025/235Tarih5 Mart 2025Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)

Esas No
2020/518
Karar No
2025/235
Karar tarihi
5 Mart 2025
Başkan
—
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
16/12/2019
Esas-karar numarası
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili ... davalı .... ... ... .... .... ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Davacı vekili müvekkili ile davalılar arasında 31.01.2007-30.11.2017 tarihleri arasında özel ... hizmet sözleşmeleri imzalandığını, anılan sözleşmeler kapsamında davalılar yanında çalışan işçilerden (dava dışı) .... Ankara 32. İş Mahkemesinin 2016/1153 E sayılı dosyasından hükmolunan kıdem ... ihbar tazminatlarının tahsili için Ankara 22. İcra Dairesinde icra takibine giriştiğini, müvekkilinin icra dosyasına 10.05.2017 günü 32.195,92 TL tutarında ödeme yaptığını, ödenen miktardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ... müsteselsilen tahsilini talep ... dava etmiştir.

Davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... vekili görev itirazında bulunmuş, müvekkillerinin bu davada sıfatlarının olmadığını bildirmiş ... taraflar arasındaki sözleşmede işçilerin kıdem ... ihbar tazminatından davalıların sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, hizmetten yararlananın davacı olması nedeniyle işçilik alacaklarından da davacının sorumlu olduğunu, davacının kendi sebebiyet verdiği giderleri müvekkillerinden istemesinin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince “…asıl işveren olan davacının alt işveren olan davalılar ile birlikte dış ilişki itibariyle dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan asıl ... alt işverenlerin birbirlerine karşı sorumluluğunun belirlenmesi yönündeki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ... genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği,

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/24537 Esas 2014/18698 Karar sayılı ilamı) davacı ile davalılar arasında akdedilen sözleşme ... eki şartnamelerin incelenmesinde, iş akdinin sona ermesi halinde işçilik alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığından davalıların sorumluluğunun yarı oranında olduğunun kabulü gerektiği, rücua konu kıdem tazminatına ilişkin işçilik alacaklarından her bir işverenin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu,

ihbar tazminatından son işveren olan ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ...'den müştereken ... müteselsilen sorumlu oldukları, davacı ile davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... ile imzalamış olduğu 20/11/2014 tarihli sözleşme kapsamında kıdem tazminatının rucüna ilişkin talebi yönünden, incelenen sözleşme ... eklerinde, kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverenlere rücu edileceğine dair açık bir hüküm yer almadığından yukarıda ayrıntısına yer verilen 7166 sayılı yasanın 12.maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9.madde uyarınca,

esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, 7166 sayılı yasanın 11. maddesinde sadece kıdem tazminatından bahsedildiğinden son işveren olan anılan davalıların ihbar tazminatından dolayı davacı ile birlikte % 50 oranında sorumlu olduğu,

bilirkişi raporunda kullanılan verilerden yararlanılarak yapılan hesaplama sonucu son işveren olan davalıların icra dosyasına ödenen miktarın 2.591,77 TL'sinden sorumlu oldukları, davadan önce temerrüt bulunmadığından ancak dava tarihinden faiz talep edilebileceği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda isabetli şekilde belirtildiği üzere adi ortaklık hükümleri gereğince ... ... .... .... A.Ş ... ... ... ... ... .... ... ....

8.150,00 TL'den sorumlu olduğu hesaplanmışsa da mahkememizce bu husus kısa kararda sehven unutulduğu için çelişki oluşturmamak adına gerekçeli kararda da yer verilmeyerek davacının davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... ile imzalamış olduğu 20/11/2014 tarihli sözleşme kapsamında kıdem tazminatının rucüna ilişkin talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına diğer sözleşmeler kapsamında rücu istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne…” karar verilmiş ...

“1- Davacının davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... ile imzalamış olduğu 20/11/2014 tarihli sözleşme kapsamında kıdem tazminatının rucüna ilişkin talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına.

2- Diğer sözleşmeler kapsamında rücu istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile; -4.225,71 TL’nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ..., ... ... ... ... ... ... .. tahsili ile davacıya verilmesine, -407,28 TL’nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ... ... ... .... ... . tahsili ile davacıya verilmesine, -30,59 TL’nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ... .... ....

A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, -2.591,77 TL'nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... müştereken ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine” dair hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde:

- Müvekkili ile davalılar arasındaki sözleşmede rücu konusunda açık hüküm bulunduğunu,

- Yarı yarıya sorumluluğun kabul edilemeyeceğini,

- Mahkemenin Anayasa Mahkemesi iptal kararını gözetmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ... davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde:

- Davacının yasal faiz talebine rağmen avans faizine hükmedilmesinin talep aşımı niteliğinde olduğunu,

- Davalılar için hükmedilen 7.224,76 TL'ye göre kalan 24.971,16 TL üzerinden karşı vekalete hükmedilmesi gerekirken, sadece 2.992,86 TL'ye hükmedilmesinin usul ... yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NEDEN ... GEREKÇE

I

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ... bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ... hukuki değerlendirmede usul ... yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ... özellikle mahkeme kararında kısa karar ... gerekçeli karar çelişkisi olarak belirtilen hususun Dairemizce düzeltilebilecek olmasına göre kararın usul ... esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

II

Davacının istinafı sorumluluğun yarı oranında paylaştırılamayacağı noktasındadır.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ... sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ... ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/876 E., 2021/1507 K, 16.11.2021 tarihli kararı).

Türk Borçlar Kanunu m. 167/1; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar." şeklinde düzenlenmiştir.

Rücu hakkı müteselsil borçlulukta her bir borçluya düşen yükü azaltmak amacını güder. Düzenlemeden görüleceği gibi müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide "eşit pay" ilkesi geçerlidir. Bir diğer ifade ile kural olarak borcu ifa eden müteselsil borçlu, diğer müteselsil borçlulara karşı rücu hakkını ancak kendisine isabet eden payı aşan kısım için kullanabilir. Ancak bu ilke mutlak değildir; taraflar eşit pay ilkesinin aksini açık bir sözleşme hükmü ile kararlaştırabilecekleri gibi borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de eşit pay ilkesinin uygulanmayacağı yönünde bir anlam ifade edebilir.

Müteselsil borçluların her birinin borç ilişkisindeki ilgi ... yararının aynı ölçü ... nitelikte olduğu kabul edilmektedir. Fakat müteselsil borçlulardan bir ya da birkaçı, diğerlerine oranla borç ilişkisinden daha çok yararlanıyor olabilir; diğerlerinin ise müteselsil borç altına girmekte hiçbir yararı olmayabilir.

Böyle bir ihtimalde sözleşmeden yararlanan kimse ile sözleşmeden yararlanmayan müteselsil borçlular arasında eşit pay ilkesinin geçerli olacağı söylenemez (Becker, H.: İsviçre Medeni Kanunu Şerhi, C.VI, Borçlar Kanunu, I. Kısım, Genel Hükümler, Bern 1934'ten çev. K. Reisoğlu, Ankara 1967, m.148 (146), s.173, n.1; Oser, H./Schönenberger, W.: İsviçre Medeni Kanunu Şerhi, C.V, Borçlar Hukuku, I. Kısım, 2.b., Zürich 1929'... çev. R. Seçkin, Ankara 1950, m.50, s.460, n.10; Eren, F.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 22.b., Ankara 2017, s.847 vd.; Akıntürk, T.: Müteselsil Borçluluk, Ankara 1971, s.211; Canyürek, M.: Müteselsil Borçlulukta İç ... Dış İlişkiler, İstanbul 2003, s.114; Koçano Rodoslu, E.: Rücu Hakkı, Ankara 2016, s.117).

Nitekim haksız fiilden kaynaklanan müteselsil borçlulukta da haksız fiil sorumlularının birbirine rücuunda bütün durum ... koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ... yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önüne alınacağı belirtilmiştir (TBK m. 62).

Somut olaydan açıklanacak olursa; işçinin alt işveren nezdinde çalıştığı, alt işverenin bu işçinin çalışması nedeniyle kâr elde ettiği ... bu bağlamda işçinin alacaklarının ödenmesi noktasında hukuki ilişkiyle ilgisinin üst işverenden daha yoğun ... bundan elde ettiği yararın üst işverenden daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Üst işveren sözleşme ile taahhüt ettiği ödemeleri yapmıştır. Ona ilave bir yük yüklemenin hukuki dayanağı yoktur. Sözleşmede açık hüküm bulunmamakla birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 167'nci maddesinin birinci fıkrasında ifadesini bulan "borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliği" ibaresi gereği işçiye yapılan ödemenin tamamının alt işverene yükletilmesi, üst işverenin sorumluğu cihetine gidilmemesi gerekir.

Somut olayda; dava dışı işçinin tüm çalışması davalı işveren yanında olup, davacının işçi için ödediği miktar sabittir. Yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun (İş Hukuku prensiplerinden farklı olarak) kabulü gerekir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olarak yarı oranda sorumluluğa göre hatalı hesaplamalara itibar edilerek hüküm kurulduğundan Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını kaldırarak, davanın tamamen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

B

Davalılar vekilinin istinaf istemine gelince:

HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ... her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ... ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.

Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.

Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait kararın tarihi 2019 içinde ise 4.400,-TL olarak uygulanacaktır.

Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 16.12.2019'dur. Davalıların sorumlu tutulduğu tutar 407,28+2.591,77=2.999,05 TL olup davalılar vekilince tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 4.400,-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.

HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.

Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

I- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine,

II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ... HMK m.353/1-b.2 gereğince Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/375 E., 2019/1172 K sayılı dava dosyasında verdiği 16/12/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE

Buna göre:

"1- Davacının davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... ile imzalamış olduğu 20/11/2014 tarihli sözleşme kapsamında kıdem tazminatının rucüna ilişkin talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına

2- Diğer sözleşmeler kapsamında rücu istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile;

-8.451,42 TL'nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ..., ... ... ... ... ... ... ...'den tahsili ile davacıya verilmesine

-814,56 TL'nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ... ... ... .... ... ...'den tahsili ile davacıya verilmesine

-61,18 TL'nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı ... ... .... .... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine

-5.183,54 TL'nin 25/05/2017 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... .... müştereken ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine

Fazlaya ilişkin istemin reddine

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 991,22 TL harcın peşin alınan 549,83 TL'nin düşümü ile kalan 441,39 TL harcın 257,08 TL'sinin ... ..., ... ... ... ... ... ... ...'den, 24,78 TL'sinin ... ... ... ... .... ... ...'den, 1,87 TL'sinin ... ... .... .... A.Ş'den, 157,68 TL'sinin ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... .... müştereken ... müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına

4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 14.510,70 TL vekalet ücretinin 8.451,-TL'sinin davalı ... ..., ... ... ... ... ... ... ...' den, 814,-TL'sinin davalı ... ... ... ... .... ... ...'den , 62,-TL'sinin davalı ... ... .... .... A.Ş'den, 5.183,-TL'sinin davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ...'den müştereken ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine

5-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 495,61 TL karar ... ilam harcı, ... 904,70 TL posta ... bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.431,71 TL yargılama giderinin 833,82 TL'sinin ... ..., ... ... ... ... ... ... ...'den, 80,31 TL'sinin ... ... ... ... .... ... ...'den, 6,18 TL'sinin ... ... .... .... A.Ş'den, 511,40 TL'sinin ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ...'den müştereken ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine

6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına

7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine"

III- Yukarıda (3) sayılı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin REDDİNE,

IV- a)Peşin olarak alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine

b)Peşin olarak alınan istinaf karar harcının davalılar ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... .... iadesine,

V-Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının ... ..., ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ...'den müştereken ... müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

VI-Avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine

VII-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ... gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ... kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına

05/03/2025 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 06/03/2025)

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/518, K. 2025/235, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Hukuki Neden ... Gerekçe
  5. I
  6. II
  7. B
  8. IV- a)Peşin olarak alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/518
Karar No
2025/235
Tarih
5 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/521 K.2025/197
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/526 K.2025/173
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/556 K.2025/221
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/556 K.2025/205
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/562 K.2025/239
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/563 K.2025/201

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.