KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakarar )
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1789 - 2022/1596
- Esas no
- 2022/1789
- Karar no
- 2022/1596
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/04/2022
- Esas-karar numarası
- 2015/819E., 2022/316K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava iflas masasına kayıt istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında 15.11.2012 günü 650 adet "Elektronik Sıra Çağrı Sistemi" alımına yönelik sözleşme yapıldığını, davalının taahhüdüne rağmen 15.07.2014 günü sistemi teslim edemediğini, davalıya verilen ek sürede toplam 643 işyerinden 390 tanesine kurulum yapıldığını ve bunlardan sadece 100 işyerinde sistemin sorunsuz çalıştığını;
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20, 22 ve 25'inci maddeleri ile "yüklenicinin genel yükümlülükleri" başlıklı 16.1 maddesine aykırılık nedeniyle ve yine "sözleşmenin feshi" başlıklı 35.1 maddesi uyarınca sözleşmenin 23.09.2014 günü feshedildiğini;
Davalıya gönderilen 29.12.2014 günlü ihtarname ile 7 gün içinde, sözleşmenin 34'üncü maddesinde yer alan "yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,2 oranında gecikme cezası uygulanır" düzenlemesine dayalı olarak sözleşme süresinin bittiği tarih olan 15.07.2014 ile sözleşmenin feshinin yükleniciye tebliğ edildiği 24.09.2014 arasındaki 71 gün için toplam 198.289,51 USD'lik ceza bedelinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen bu tutarın yatırılmadığını ileri sürerek;
Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ceza tutarının temerrüt tarihi olan 07.01.2015 gününden itibaren bankaların kısa vadeli kredilere uyguladıkları avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve sonrasında tasfiyeyi re'sen yürüten iflas dairesi yargılamaya katılmamış, cevap da vermemiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile 206.154,99 Amerikan Dolarının müflis... San. Tic. Ltd. Şti. iflas masasına kaydına karar verilmiştir.
İflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde:
- Müvekkiline usulüne uygun bir tebligatın yapılmadığını,
- Müflisin lehine olan delillerin sunulmasına olanak sağlanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinde davanın 03.12.2015 günü açıldığı, dava dilekçesinin davalıya 29.12.2015 günü tebliğ edildiği ve davalının 30.12.2015 günü iflas ettiği;
Bu durumda İcra ve İflas Kanunu'nun 194'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamanın ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar bekletilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı oysa 29.02.2016 günü ön inceleme duruşmasının yapıldığı,
Bu aşamada davacının 578.628,61 TL üzerinden iflas idaresine alacak kaydı yaptırdığı ve alacağın (eldeki dava gerekçe gösterilerek) nizalı olarak masaya kaydedildiği,
İstanbul Anadolu 3. İcra - İflas Dairesinin yazısına göre ikinci alacaklılar toplanmasının 16.03.2020 günü yapılmasının planlandığı ancak nisap sağlanamadığından toplantının yapılamadığı,
Yargılama aşamasında tebligatların önce İcra ve İflas Kanunu'nun 184'üncü maddesine aykırı olarak iflas idaresine değil bizzat davalının adresine gönderildiği görülmüştür. Daha sonra mahkemece iflas hali öğrenilmiş ve yapılan yazışmalar üzerine dava usulüne uygun biçimde iflas idaresine yöneltilmiş, bu durumda davalı iflas dairesi vekilinin ileri sürdüğünün aksine usulüne uygun biçimde taraf teşkilinin sağlandığı, davalının istinaf dilekçesinde belirttiği savunma sebepleri ile bunları ispatlayacak delilleri sunma imkanı varken sunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvuru nedenleri reddedilmelidir (HMK m.353/1-b.1).
Ne var ki, borçlar ilke olarak ülke parası ile ödenir (TBK m.99). Öte yandan İcra ve İflas Kanunu'nun 198'inci maddesin konusu para olmayan alacakların ona eşdeğer bir kıymette para alacağına çevrileceğini ifade etmektedir. Bu durumda yabancı paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın iflas tarihindeki efektif satış kurundan Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Nitekim davacı tarafından 198.289,51 USD'nin masaya kaydı istenmiş, iflas idaresince bu tutar 578.628,61 TL olarak Türk Lirasına çevrilerek nizalı alacak kaydı ile masaya yazılmıştır.
Açıklanan nedenlerle yabancı paranın masaya kaydı doğru olmayıp, yukarıda gösterilen tarih ve kur ile davacının masaya 198.289,51 USD üzerinden baş vurduğu dikkate alındığında 2.9172 x 198.289,51 = 578.450,15 TL'nin masaya kaydı gerekir. ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir (HMK m.26; 353/1-b.2 ve 355).
Davacı alacağının İcra ve İflas Kanunu'nun 206'ncı maddesi anlamında bir imtiyazı bulunmadığından alacağın dördüncü sıraya kaydı gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20/10/2022
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1789, K. 2022/1596, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama