KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/2336
- Karar no
- 2024/82
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11.07.2023
- Esas-karar numarası
- 2023/118 E., 2023/559 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, ... köyü sınırlarında bulunan ... Ltd.
Şti.'ne ait krom maden sahasının işletmesinde kullanılmak üzere davacı ile davalı arasında 31.10.2016 tarihinde iki adet şoförlü çift çeker kamyon kiralanmasına ilişkin "Hafriyat Kamyonu Kiralama Sözleşmesi" yapıldığını, sözleşmenin 6. maddesinde "beher araç için aylık 10.000,00-TL + KDV" olacak şekilde anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında düzenlenen 11.12.2016 tarihli tutanak ile kiralanan iki adet çift çeker kamyonun çalışmasına, 08.12.2016 tarihinde işin durdurulması nedeni ile son verildiğini, yapılan sözleşmeye istinaden araçların, deposu maden ocağında dolu olarak teslim edildiğini belirterek davacı tarafından keşide edilen ...
Şubesi'ne ait 3137251 nolu 10.01.2017 keşide tarihli 33.000,00-TL bedelli çeke istinaden yapılan ödemeden, davacı firmanın davalıya olan 8.080,00-TL borcu mahsup edildikten sonra bakiye 24.920,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hususları kabul etmediklerini, 33.000,00-TL bedelli 10.01.2017 tarihli çeke ilişkin davacı tarafın borcunun devam ettiğini, müvekkili şirketin kalan alacağı olan 8.080,00-TL üzerinden Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2017/38 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Akyazı İcra Dairesi'nin 2017/38 esas sayılı dosyası ile başlatılan 8.080,00-TL'lik borcun çek ile hiçbir ilgisi ve alakasının bulunmadığını, 33.000,00-TL bedelli çekin karşılığının müvekkili firmaca araç kiralaması olarak davacı tarafa hizmet sağlandığını ve hak edilmiş bir bedel olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; sürücülü hafriyat kamyonu sözleşmesi kapsamında ödenen çek tutarından bedelsizlik nedeni ile bakiyenin iadesi istemine işbu davanın açıldığı, kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bunun aksini iddia eden ve hizmetin verilmediğini ileri süren davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği ve davacının dava dilekçesine ekli deliller ile hizmetin yerine getirilmediğini kanıtladığı, bu durumda dosyada ispat yükünün davalıda olduğu,
her ne kadar davalı dava konusu çekin önceki şirketin borcunun yüklenilmesi sebebiyle verildiğini savunmuşsa da dayanılan çekin dava konusu çek ile uyarlı olmadığı, bu doğrultuda davalının üzerinde bulunan ispat yükünü karşılayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından neticede ispat olunan davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Yerel mahkeme hükmünün denetime elverişli olmadığını, davacının iddiasını ispat noktasında hangi delilin esas alındığına değinilmediğini; bahse konu çekin, davacı tarafın maden sahasını devir aldığı ... Madencilik...Ltd.
Şti. ile şirket ortağı ...'in işbu saha ile ilgili daha önce müvekkili şirket ile yapmış olduğu araç kiralaması ile ilgili kalan ve ödenmeyen 33.000,00-TL bedelli çekin, müvekkili şirkete ödenmediği takdirde araç kiralama sözleşmesi yapmayacağını bildirmesi üzerine davacı şirket ile yapmış olduğu yazılı anlaşma ile bu çeke karşılık, davacı şirketin garantörlüğü ile verilen çek olduğunu, bu sebeple 33.000,00-TL bedelli çeke ilişkin davacı tarafın borcunun devam ettiğini, anılan çek sureti üzerinde açıkça "...
Mad. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin bana borcu olan yukarıda fotokopisi olan çek bedelini ... Ltd. Şti.'den teslim aldım. ... Madenciliği ibra ederim." şeklinde bir ibare bulunduğunu, bu hali ile anılan çekin, davacı şirketin garantörlüğü ile verilen çek olduğu açıkça ortada iken yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını;
Yerel mahkemece, dosya kapsamında bulunan delillerden davacı tarafça müvekkiline 20.000,00-TL tutarında EFT yapıldığının görüldüğünün belirtildiğini, hal böyle iken davacı tarafça müvekkiline zaten işin başında işin yapılacağı düşüncesi ile 20.000,00-TL gönderilmiş olmasına rağmen aynı düşünce ile bir de 33.000,00-TL bedelli çek keşide edilmesinin akla ve mantığa uymadığını, yalnızca bu hususun dahi davacı tarafça keşide edilerek müvekkiline verilen çekin davacının iddia ettiği gibi işin yapılacağına duyulan güven karşılığında değil müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık hak edilmiş bir bedel karşılığında verildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen sürücülü hafriyat kamyonu kiralama sözleşmesi kapsamında davacı yanca davalıya ödenen çekin kısmi bedelsizliği nedeni ile bakiye bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19.01.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/2336, K. 2024/82, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama