KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1453 - 2024/1355
- Esas no
- 2024/1453
- Karar no
- 2024/1355
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19.07.2024 tarihli ek karar ve 07.05.2024
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
tarihli karar
ESAS-KARAR NUMARASI
2021/733 E., 2024/36 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnameye göre temizlik, yemek, servis ve dağıtım hizmetlerini ihale ile alan davalılar bünyesinde çalışan işçiler tarafından Trabzon 1. İş Mahkemesi'nin 2015/9 ve Trabzon 2. İş Mahkemesi'nin 2006/825 esas sayılı dosyaları ile açılan davalar sonucunda verilen kararların kesinleştiğini, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2018/6741 ve 2019/1499 sayılı dosyaları ile davacı hakkında başlatılan icra takiplerine konu alacağın davacı tarafından ödendiğini,
davalıların sözleşmeler gereğince ödenen tutarlardan sorumlu olduklarını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu oldukları dönemler itibariyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 12.12.2022 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL tutarı 37.889,17-TL artırdığını beyan etmiştir.
Davalı ....A.Ş. vekili, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradıklarını, davacının dava dışı işçilere ödediği tutarlardan davalının sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 07.05.2024 tarihinde davaların reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine de 19.07.2024 tarihli ek kararla "...Mahkememizin 07/05/2024 tarih ve 2021/733 Esas 2024/369 Karar nolu kararı ile davaların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 12/07/2024 tarihli dilekçesi ile mahkememizin 07/05/2024 tarih ve 2021/733 Esas 2024/369 Karar nolu kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 58. maddesine göre ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olmasının sonucu olarak kanun yoluna başvuru açısından da her bir davalı hakkındaki davanın bağımsız olması ve karar tarihine göre her bir davalı hakkında ıslah dilekçesi ile talep edilen tutarlara göre Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrasına göre kararın kesin olması nedenleri ile aynı Kanunun 346. maddesinin 1. fıkrası gereğince istinaf dilekçesinin reddine..." karar verilmiştir.
Ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Yerel mahkemece, müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında sözleşme ilişkisi olduğu kabul edilmiş buna rağmen hüküm tesis edilirken protokol dışında delil sunmadıkları şeklinde bir gerekçeyle davalarını ispat edemedikleri kararı verildiğini, oysa dosyada mevcut 06.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalılardan ... A.Ş. ve ... İnşaat...Ltd. Şti. ile akdolunan sözleşme hükümlerine göre bu şirketler açısından değerlendirme yapılmadığını;
İş mahkemesi kararıyla müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle sözleşme sunamasalar dahi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. vd maddeleri uyarınca davalılara rücu hakları bulunduğunu;
Kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket tarafından ... A.Ş. ve ... İnşaat...Ltd. Şti. ile aktolunan sözleşmeler ve teknik şartnamelerin mahkeme dosyasında mevcut olduğunu, sözleşmelerinin ilgili maddelerinin bu şirketlerin çalıştırdıkları işçilerle ilgili sorumluluklarının bulunduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine de davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, HMK m 58 uyarınca her bir davalı hakkında açılan davaların birbirinden bağımsız olduğu, yine her bir davalı hakkında ıslah dilekçesi ile talep edilen tutarlara göre talebin HMK m 341/2 de yazılı istinaf sınırı altında kaldığı kabul edilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça işbu ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17.10.2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/1453, K. 2024/1355, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama