KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi Kararın Yazıldığı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2021
- Esas no
- 2019/1474
- Karar no
- 2021/674
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2016
- Numarası
- —
- Tarih
- 31/05/2021
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili 12/11/2012 tarihli dava dilekçesinde, davalının, davacıya ...... plakalı aracı harici sözleşme ile sattığını, karşılığında 06/01/2010 düzenleme tarihli 10.000,00 TL bedelli vadesi boş bırakılmış senet aldığını, ancak yapılan satışın geçersiz olduğunu, davalının kısa bir süre sonra aracı davacıdan alarak başka bir kişiye sattığını, davacı tarafından verilen senedin icraya konulduğunu beyan ederek, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılması ile davalıya ödenen bedelin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalıya ait ..........plakalı aracın 10.000,00 TL bedel karşılığında davacıya satılarak aracın teslim edildiğini, ancak davacının aracın devrini almadığını, araca ilişkin trafik cezalarının davalıya geldiğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının dava konusu aracı 3.kişiye sattığını ve aracın devrini bu kişiye vermesini davalıdan talep ettiğini, davalının da aracın devrini verdiğini, senetteki alacağın gerçek bir alacak olduğunu belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 12.443,18 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının davalı taraf ile anlaştığını, 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında protokol imzalandığını ve davacının davasından vazgeçtiğini, ödenen 2.000,00 TL'nın mahsubunun yapılmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, geçersiz araç satış sözleşmesi nedeniyle düzenlenen senedin bedelsizliği iddiasıyla açılan menfi tespit ve istirdat talep edilmektedir.
Ankara 6. İcra Müdürlüğünün ....../......... E.sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus icra takip dosyasında, alacaklı ...'ün borçlular ... ve ....... ...... aleyhine 06/01/2010 tanzim tarihli, 15/02/2010 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, borçlu ...'nun maaşına haciz konulduğu ve kesinti yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, davacı alıcı ile davalı satıcı arasında 06/01/2010 tarihinde düzenlenen "Protokol" başlıklı harici satış sözleşmesi gereğince, davalıya ait aracın davacıya 10.000,00 TL 'ye satıldığı, 10.000,00 TL'lık kambiyo senedinin (bononun) düzenlendiği, sözleşmeye konu aracın davalı vekili ... tarafından 21/09/2011 tarihinde dava dışı ...... ...... adına Noter satışı ile tescil edildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d.maddesi gereğince araç satışlarının geçerli olabilmesi için Noterde satış işleminin yapılması gerekir.
Harici sözleşme gereğince, araç satışı için ödenen bedelin TBK.'nun 77-82.maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunulması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, "Davacı ile davalı arasında geçerli bir satış sözleşmesi bulunmadığı için tarafların verilenleri karşılıklı olarak iade ile mükellef oldukları, davalı kayıt malikinin aracı 21/09/2011 tarihinde dava dışı şahsa 2918 sayılı KTK'nun 20/d. maddesine uygun şekilde devretmek suretiyle satarak davacı ile davalı arasında resmi devrin yapılması imkanını da ortadan kaldırdığı,
davalının aracı dava dışı şahsa satanın aslında davacı olduğunu ve davacının isteği üzerine devri verdiğini iddia etmiş ise de resmi noter kaydının aksine olan bu iddiasını noter kaydı ile eşdeğer yazılı delile veya davacının kabul beyanıyla ispatlayamadığı, bu nedenle davanın bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, böylece davacının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün ....../.......
E.sayılı icra takibine ve bu dosyaya konu 10.000,00 TL'lik bonoya karşı borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği, davacının bononun tamamı yönünden borçlu olmadığı için takibin tamamen iptali gerekecek olmakla ödenen tutarların tamamının davalıdan istirdadı gerekeceği, buna göre, icra dosyasından cebri icra tehdidi altında yapılan ve aşağıda tahsilat tarihleri gösterilen toplam 12.443,18 TL tutarındaki tahsilatın davalıdan istirdadının gerekeceği"nin bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, belge ve delillere göre davalı vekilinin sair istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen 22/10/2014 tarihli "Protokol ve İbraname" gereğince davalının davacıya 2.000,00 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında, mahkemece; 2.000,00 TL ödemenin mahsubu ile 10.443,18 TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, 12.443,18 TL'nın tahsiline ilişkin hüküm kurulması doğru değilse de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı "12.443,18 TL" rakamının silinerek yerine "10.443,18 TL" rakamının yazılması suretiyle davalı vekilinin istinaf talebinin bu yöndeki itirazının kabulü ile DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
Başkan · ... · e-imzalıdır Üye · ... · e-imzalıdır Üye · ... · e-imzalıdır Katip · ... · e-imzalıdır İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2019/1474, K. 2021/674, 28 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama