KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi Numarası ... İstinaf Talebinde Kararın Yazıldığı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/336
- Karar No
- 2021/1344
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2019
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- DAVALI VEKİLİ
- Tarih
- 18/11/2021
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin alacağının davalıya ait bulunan .... plakalı otobüslerin tamir, yedek parça ve işçilik ücretlerinden kaynaklandığını, alacağın tahsil edilemediğini belirterek, 37.312,35 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacı tarafından mahkemeye sonulan faturalara itiraz ettiklerini, icraya konu faturaların tek taraflı olarak davacı tarafından düzenlendiğini ve tek başına alacağın varlığını göstermediğini, faturaların davalının ticari defterlerinde de bulunmadığını, ayrıca faturanın tebliğ edilmiş olmasının akdi ilişkinin varlığını ispat etmeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı şirketin alacağının ticari deftere kayıtlı olduğu, davalının davetiyeye rağmen ticari defterlerini sunmadığı, araçların değişik kişiler tarafından teslim alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığını, faturanın tebliğ edilmesinin tek başına akdi ilişkinin ispatı olmadığını, bilirkişinin davacı kayıtlarını incelediğini, servis kayıtlarına itiraz haklarının olmadığının kabul edildiğini, bilirkişinin görevi olmadan fikir bildirdiğini, raporun hatalı olduğunu, davalının borcunun olmadığını, servis kayıtlarındaki imzaların lehe ait araştırılması gerektiğini, imzalara itiraz edildiğini, önceden kayıtların görülmemesi nedeni ile itiraz edilemediğini, kayıtların dosyaya sunulmasından sonra itiraz edildiğini,
davacının alacağını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, araç ruhsat sahiplerinin tespit edilmesi gerektiğini, .... plakalı aracın kendilerine ait olmadığını, alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, araç tamirinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Konusunda uzman bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında. "14.03.2016 tarihli ... seri nolu faturanın, ... adına kesildiği,.... Şase nolu araca ilişkin olduğu, fatura içeriğinin,........
Conta 34,90 TL, ...465,56 TL, Radyatör İşçiliği 324,00 TL davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre, davalının 2015 yılından devreden 1.864,26 TL borcunun bulunduğu, 2016 yılı içerisinde davalıya hitaben düzenlenen faturaların toplamının 39.307,73 TL, 2016 yılında davalıdan tahsil edilen tutarların toplamının 3.896,20 TL olduğu, takip tarihi olan 17.07.2017 itibariyle davacı şirketin davalıdan 37.275,59 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinin dava dosyasına sunulmadığı, takibe konu olan faturaların bedelinin 37.312,35 TL olduğu,
fatura içeriklerinin de davalı tarafa verilen hizmetle uyumlu olduğu,faturaların üzerinde ödeme vadeleriyle ilgili bir notun bulunmadığı, takip talebinde gösterilmesi gereken tutarın, davacı şirketin talep ettiği asıl alacak ve faizin yerinde olduğu"açıklanmıştır.
Raporun ihtilafı çözücü, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, mahkemece; asıl alacak yönünden davanın kabulüne ilişkin kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu alacağın likit olmayıp belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, İİK.'nun 67/2.maddesindeki koşullar oluşmadığından, mahkemece; icra inkâr tazminatına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan "Asıl alacağın %20'si oranında olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine," cümlesinin silinmesi suretiyle, HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA karar verilmesi gerekmiştir.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2020/336, K. 2021/1344, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama