KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/206 - 2025/310
- Dosya no
- 2023/206
- Karar no
- 2025/310
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2022
- Numarası
- 2020/481 E. - 2022/638 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bulunan
- Davacı vekili
- Karar yazma tarihi
- 25/02/2025
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Hizmeti sağlandığını, davalı tarafından 8.534,54 TL fatura borcu ile cayma bedellerinin ödenmemesi üzerine aleyhine Merkezi Takip Sistemi (Ankara 33. İcra Müdürlüğü'nün 2019/996416 Esas sayılı icra dosyası ile) ile icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin haksız bir şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile lehe icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin davacıdan hizmet aldığını ve aylık ödemelerini düzenli olarak yerine getirmekte iken faturalarında aniden fahiş bir artış olması üzerine müşteri hizmetlerine ulaşıldığını, taahhüdün bitmesi nedeniyle böyle bir artış olduğunun öğrenildiğini, taahhüdün yenilenmek için davacı şirketle görüşmek istediğini, müşteri temsilcisinin kendisine dönüleceğini söylediğini , ancak dönülmediğini, davalının 3-4 ay boyunca taahhüdü yenilemek yada sözleşmeyi feshetmek için bir muhatap aradığını ve bu arada fahiş faturaları ödemeye devam ettiğini,
davalının kendisine daha önceden artık bir taahhüdünün de olmadığının bildirilmesi nedeniyle hatlarını başka bir firmaya geçirdiğini, davalı şirket tarafından davacıya ödenen faturaları incelendiğinde bir süre faturaların sabit tutarla ödendiğini, ancak bir tarihten sonra fatura tutarının normalde ödenenin neredeyse iki katına çıktığının görüleceğini savunarak, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 33. İcra Müdürlüğü'nün 2019/996416 mts sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.334,48 TL asıl alacak ve 56.86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.391,34 TL üzerinden iptali ile takibin takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak üzere kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; cayma bedeline ilişkin düzenleme bulunduğunu, ancak dikkate alınmadığını, sözleşmenin bağlayıcı olduğunu, eksik araştırma yapıldığını, fatura içeriğine itiraz edilmediğini, müvekkilin ticari defterleri incelenmediğini, sadece davalı defterler incelendiğini, 265,89 TL tutarında KDV, KKDF, BSMV ve işlemiş faiz hesaba katılmadığını icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kurumsal tip abonelik sözleşmesi kapsamında keşide edilen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin "taahhütlü aboneliklere" ilişkin 12. Maddesinde; "... (2) Taahhütnamede; taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt konusu hizmet ve cihaz nitelikleri, tarifenin taahhütsüz aylık fiyatı, indirimli aylık fiyatı, cihazın bedeli ve aylık cihaz ücreti, cayma bedeline konu olabilecek diğer tüm tutarlar ve taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda abonenin ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi yer almak zorundadır.
......(5) Taahhüt bitiminden önce taahhüde aykırılığın oluşması halinde, işletmecinin talep edeceği bedel, taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar; aboneye sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, aboneden taahhüt kapsamında, taahhüde son verilmesinden taahhüt bitimine kadar olan dönem aralığında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının daha düşük olması halinde, düşük olan tutar esas alınır." hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasından kurumsal abonelik sözleşmesi, akıllı telefon kampanya taahhütnamesi ve yeni işte cep kampanya taahhütnamesi bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 3.600,00 TL İnternet Servis cayma bedeli, 3.600,00 TL İşte cep servis cayma bedeli, 734,67 TL, cihaz kampanyası iptal ücreti, 376,30 TL Data paketi erken iptal ücreti, 45,30 TL Cihaz kampanyası ses iptal ücreti, 8,36 TL Cihaz kampanyası SMS iptal ücreti, 2,32 TL Telsiz kullanım aylık taksit, 157,54 TL Tarife ücreti, 8,50 TL Tramer sorgulama, 1,49 TL Sekreter, 0.06 TL Yuvarlama farkı olmak üzere 8.534,54 TL fatura üzerinden takip başlatıldığı görülmektedir.
İstinaf incelemesine konu kararda belirtilen gerekçeye, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği kapsamında cayma bedeline konu olabilecek tüm tutarlar ve taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda abonenin ödeyeceği bedelin hesaplanma yönteminin yer almak zorunda olmasına, taraflar arasında düzenlenen taahhütnamede cayma bedelinin tutarı ve hangi koşullarda ödeneceğine ilişkin açık bir hükme rastlanamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, alacak likit olduğundan mahkemece; icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden icra inkar tazminat talebinin kabulüne ilişkin hüküm kurulması suretiyle, HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA karar verilmesi gerekmiştir.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/206, K. 2025/310, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama