KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/517 - 2025/278
- Dosya no
- 2023/517
- Karar no
- 2025/278
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2022
- Numarası
- 2022/248 E.- 2022/560 K.
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- TARAF VEKİLLERİ
- Karar yazma tarihi
- —
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının istinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili 05/04/2022 tarihli dava dilekçesinde, taraflar arasında Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından kullanılan kurumsal mobil telefon hatlarından kaynaklanan fatura borçlarının ödenmediğini, ödenmemiş toplam fatura bedelinin 8.933,78 TL olduğunu, borcun tahsili maksadıyla Ankara 33.İcra Dairesi'nde 2021/426631 Esas numarası ile Merkezi Takip Sistemi üzerinden icra takibi başlatıldığını belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap vermemiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu olan 10.013,83 TL tutarın 8.933,78 TL asıl alacak kısmı yönünden kabul edilerek itirazın iptaline ve bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan miktarın %20'si olan 1.786,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeye göre fatura bedelini son ödeme gününün davalıya bildirildiğini, bu sebeple fatura bedellerinin muaccel olduğunu ve borçlunun temerrüde düştüğünü, yine aralarındaki sözleşme gereği davalının fatura bedellerinin son ödeme gününü geçirmesi halinde faiz oranı üzerinden faiz ödemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda KDV, ÖİV ve diğer vergilerin hesaplanmadığını, arabuluculuk görüşmesine mazeretsiz olarak katılmayan davacının yargılama giderlerinin tamamına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise istinaf dilekçesinde, takibe konu abonelik sözleşmesinden doğan borcu ödediğini ve davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini, aksi takdirde mahkeme kararının kaldırılarak karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura borcunun tahsili amacı ile davalı aleyhine yapılan icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde: HMK'nın 341/2 maddesinde, miktar veya değeri 1.500,00 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarih, 29906 sayılı R.G'de yayımlanan 6763 sayılı yasanın 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafın dava dilekçesinde takibe konu alacağa ilişkin dava değerinin 10.013,83 TL olarak belirlenerek harcın bu miktar üzerinden yatırıldığı, mahkemece 8.933,78 TL asıl alacak yönünden kısmen kabul kararı verildiği ve davacının istinaf kanun yoluna başvurma noktasında menfaatinin 1.085,05 TL olduğu ve hükmün verildiği tarih itibariyle bu miktarın HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan 8.000,00 TL istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352.maddesi gereğince davacı tarafın istinaf dilekçesinin USULDEN (MİKTAR İTİBARİYLE) reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde ise: İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. (HMK. m. 345). Diğer yandan, süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. (HMK. m. 92/2).
03/11/2022 tarihli karar, davalı şirket yetkilisine 23/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş; sonradan davalı taraf adına vekaletnamesini sunmak suretiyle vekil tarafından 10/01/2023 tarihinde istinaf talebinde bulunulmuştur.
Yukarıda açıklanan ilkeler ve saptanan olgular doğrultusunda, istinaf isteminde bulunan davalı taraf bakımından istinaf süresi, 06/01/2023 tarihinde dolduğundan ve davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesine 10/01/2023 tarihinde başvurulduğundan, süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1.ve HMK'nın 352.maddesi gereğince ön inceleme aşamasında USULDEN (SÜREDEN) reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/517, K. 2025/278, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama