KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinafa Talebinde Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/348 - 2025/1822
- Dosya no
- 2024/348
- Karar no
- 2025/1822
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2023
- Numarası
- 2022/269 E.- 2023/787 K.
- Davanın konusu
- Alacak
- Bulunan
- Davalı vekili
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili; taraflar arasında 05/01/2021 tarihli elektrik satış sözleşmesi bulunduğunu, ayrıca taraflar arasında 12/11/2021 tarihli ayrı bir protokol imzalandığını, davalı tarafından müvekkilinden taraflar arasındaki sözleşmeye ve protokole aykırı olarak fazla ücret tahsil edildiğini, fazla tahsil edilen kısmın iadesinin gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL nin davalıdan avans faizi ile tahsilini talep etmiş, 06/10/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 267.251,54 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmenin davalı eylemleri sebebiyle feshedildiğini, faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın kabulü ile 267.251,54 TL'nin davalıdan tahsiline, hükmedilen alacağın 1.000,00 TL'sine dava tarihi olan 13/04/2022 tarihinden, 266.251,54 TL'sine ıslah tarihi olan 06/10/2023 tarihinden avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; hukukçu bilirkişiden rapor alınmadığını, dava ile ilgili gerekli bilgilerin celp edilmediğini, müvekkil tarafından tanzim edilen faturaların sözleşme ve hukuka aykırı olmadığını, öngörülemez maliyet artışlarında revize yapılması gerektiğini, raporun elverişli olmadığını, sözleşmenin 4. maddesi kapsamında değişiklik yapılabileceğini, yayınlanan fiyatlara göre fatura düzenlendiğini, sözleşmenin yapıldığı sıradaki şartların önemli ölçüde değişmesi halinde tarafların sözleşmeyle bağlı olmayabileceğini, aşırı ifa güçlüğü olduğunu, davacının iddialarının dinlenemeyeceğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen elektrik satışına dair sözleşme kapsamında revize edilen birim fiyat nedeniyle fazladan ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Aynı Kanun'un 26 ncı maddesi gereği de taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraf arasında elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında birim fiyat belirlendiği, davalı elektrik şirketi tarafından dava konusu dönemlerde birim fiyatın üzerinde faturalandırma yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda birim fiyatın üzerindeki hesaplamanın tespit edildiği görülmektedir.
İstinaf olunan Mahkeme kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davalının sözleşmeye aykırı faturalandırma yaptığı, taraflar arasında başlangıçta kararlaştırılan birim fiyatın davalı tarafça ileri sürülen şekilde revize edilemeyeceği, sözleşme ve protokole uygun hesaplama yapılarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/2018 e, 2024/251k. sayılı ve 2023/3447 e, 2024/1435 k, sayılı ilamları).
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2024/348, K. 2025/1822, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama