KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/740 - 2025/2251
- Dosya no
- 2024/740
- Karar no
- 2025/2251
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2024
- Numarası
- 2022/442 E. 2024/16 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bulunan
- TARAF VEKİLLERİ
- Tarih
- 07/01/2026
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında kurumsal tip abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket aleyhine Aralık 2020 Ve Ocak-Şubat-Mart-Nisan 2021 tarihli faturaların ödenmemesi sebebiyle Ankara Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü 2021/589440 Esas sayılı dosyası (MTS) ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresinde itirazı ile takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvuruluğunu ancak anlaşılamadığını, bu nedenlerle davalı/borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı; cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; Ankara Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü 2021/589440 Esas sayılı dosyasında davalının, 2.414,63 TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazla ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktarın % 20'si oranında hesap edilen 482,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebinde, taraflar arasında kurumsal tip abonelik sözleşmesi akdedildiğini, Aralık 2020 ve Ocak-Şubat-Mart-Nisan 2021 dönemlerine ait 50.455,20-TL tutarlı faturaların ödenmediğini, davalının dava dosyasına ibraz etmiş olduğu mail yazışmalarını kabul etmediklerini, davalının fesih işleminin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalının sözleşmeyi usulüne uygun feshetmediğini ve tüm itirazlarının gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf talebinde; ispat yükünün davacıda olduğu, davacının edimlerini yerine getirmediğini, ileri sürdüğü hizmetin usulüne uygun şekilde verildiğini ispat edemediğini, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, arabuluculuğa usulünce bir davet olmadığı için arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bedellerin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının istinaf itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir" hükmü yer alır.
Mahkemece; davalının Ankara Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü 2021/589440 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 2.414,63 TL üzerinden iptal edildiği, davanın bu miktar yönünden kabul, bakiye miktar yönünden red edilmiş olduğu, istinaf başvurusunun reddedilen miktara ilişkin bulunduğu bu miktarın karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı kapsamında kaldığı, davalının istinaf başvurusunun miktar itibari ile kesin karara ilişkin olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun MİKTAR İTİBARİYLE USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir
Davacının istinaf itirazlarının incelenmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Aynı Kanun'un 26. maddesi gereği de taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında abonelik sözleşmesi ve taahhütname imzalandığı, bu kapsamda, kullanım, servis ücreti, cezai bedellerin tahakkuk ettirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği miktarın tespit edildiği görülmektedir.
İstinaf olunan mahkeme kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, sözleşme ve taahhütnameye uygun hesaplama yapılarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2024/740, K. 2025/2251, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama