KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 25. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Dosya no
- 2020/1286 Esas
- Karar no
- 2022/1401
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2019
- Numarası
- 2018/708 Esas, 2019/834 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.535 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu işletmesinin yürütüldüğünü, davalı borçluya ait araçların çeşitli tarihlerde ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığını, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, anılan süre içerisinde ödenmediğini, davalı borçlu şirket aleyhine ödenmeyen geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 27/02/2018 tarihinde Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/2375 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalı borçlu şirketin borcun tamamına, faize, faiz oranına, yetkiye ve her türlü fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verdiğini, davalı borçlunun borcun tamamına yönelik itirazının asılsız olduğunu, borçlu şirketin araçlarının otoyolu kullandığı anlarda HGS/OGS hesaplarının müsait olmadığını, bu hesabı müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı borçlu şirketin sorumluluğunda olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemlerin 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna uygun şekilde yürütüldüğünü,
bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlâlli geçişlerle ilgili ceza uygulamasının hukuka uygun olduğunu, icra takibinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2 inci maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükte olan %9,75 ticari faiz oranının talep edildiğini ve icra inkâr tazminatı şartlarının olduğunu belirterek açılan davanın kabulü ile kanunda yapılan değişiklik nedeniyle on katı tutarın dört katına indirilmesi ile avans faiz oranlarında yapılan değişiklikler uyarınca faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak takibin devamına karar verilmesini
ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı şirket yetkilisi duruşmadaki beyanında, açılan davaya itiraz ettiklerini, bütün araçların HGS/OGS cihazlarının mevcut olduğunu, ayrıca cezanın kendilerine 15 gün içerisinde tebliğ edilmesi gerektiğini, bu nedenle cezalı kısma itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; istihdam edilen araç sürücüsünün dava konusu edilen geçiş işlemleri sırasında geçiş ücretinin tahsil edilemediği hususunda davacı tarafça bilgilendirildiği, bu nedenle borca yapılan itirazın yerinde olmadığı, her ne kadar alacaklı davacı tarafından 6 adet aracın davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan ihlâlli geçişleri sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı Kanun uyarınca ceza alacağı tahakkuk ettirilmiş ise de ... plâka sayılı aracın ihlâlli geçiş tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olmadığı,
ayrıca davacı alacaklı tarafından icra takibinde ve dava dilekçesinde KDV talep edilmiş ise de Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Usûl Grup Müdürlüğünün “İşletme hakkı verilen otoyollarda yapılan geçiş ihlâlleri nedeniyle kesilen cezaların vergisel durumu ve belge düzeni hakkında” konulu 09/01/2017 tarihli ve 9341 sayılı yazısı uyarınca davacı alacaklının KDV talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında 8.614,95TL olarak talep edilen geçiş ücretlerinin 6.831,15TL, 34.003,80TL olarak talep edilen gecikme cezasının (para cezası) 27.324,60TL olarak kabulüne karar verildiğini, ayrıca işlemiş faizin KDV'sine yönelik taleplerinin de reddedildiğini, kararın bu yönlerden kaldırılması gerektiğini, köprü ve geçiş ücretlerine KDV'nin dâhil olması ile icra yoluyla tahsili yoluna gidilen veya açılan davalarda mahkemeler tarafından hükmolunan bedellere ilişkin faiz alacaklarının katma değer vergisine tabi olmasının ayrı hususlar olduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... plaka sayılı araç için tespit edilen geçiş ücreti ve para cezaları hesaplamalarının doğru olup bu araç geçiş tarihlerinde davalı adına kayıtlı olduğundan hesaplamaya dâhil edilmemesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini,... plaka sayılı araçlar için ise farklı hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davacının KDV talebinin haklı olup olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun bulunup bulunmadığı ve davacının alacak miktarı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, otoyol/köprü geçiş ücreti ve cezasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/2375 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, 93.624,45 TL asıl alacak (geçiş ücreti-para cezası), 6.263,19TL faiz (ticari), 1.127,37 TL KDV olmak üzere toplam 101.015,01 TL alacağın tahsili için davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebliğ edilen borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30. maddesinin 5. fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)...”
Aynı maddenin 7. fıkrası ise, “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir.
Dosya kapsamından; 01/12/2016-05/07/2017 tarihleri arasında, çeşitli tarihlerde toplam 13 kez ihlalli geçiş yaptığı ileri sürülen ... plaka sayılı aracın, belirtilen tarihlerde davalı şirket adına kayıtlı olmaması nedeniyle bu araca ilişkin olarak talep edilen geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV nedeniyle şirketin herhangi bir borcu bulunmamasına, bilirkişi rapor ve ek raporunda; diğer beş araç için geçiş ücreti, para cezası ve işlemiş faiz yönünden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yerinde görülmesine göre davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Ancak.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dâhil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan davacı vekilinin işlemiş faiz için KDV isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmış, geçiş ücretleri için uygulanan KDV oranının %8 olduğu dikkate alındığında geçiş ücretine uygulanan işlemiş faiz için de aynı oranda KDV hesaplanması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni kısmen yerinde görülmüş,
işlemiş faizin KDV’si yönünden Dairemizce resen hesaplama yapılabileceğinden (2.274,23 TL işlemiş faiz yönünden % 8 KDV miktarı 181,94 TL) ve açıklanan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2022
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2020/1286, K. 2022/1401, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama