KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2100 - 2024/285
- Dosya no
- 2022/2100
- Karar no
- 2024/285
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2021
- Numarası
- 2021/11 Esas, 2021/584 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın yargı yoluna yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayalı olarak 2010/01-12 dönemi için KKDF ve cezai faiz tahakkuk ettirilmesine ilişkin tahakkuk fişlerinin iptali nedeniyle, yersiz ödenen meblağın iadesi istemine yönelik istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanınyargı yoluna yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin verginin tahsil ediliği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı yasaya göre belirlenen tecili faizi oranında hesaplama yapılarak müvekkil bankaya ödeme yapılması gerektiğinin açık olduğunu, buna rağmen taleplerine bir cevap verilmediğini, anaparanın iadesi yapılmış ancak bu meblağın faiz talebi ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; vergi inceleme raporuna istinaden 2010/1 ila 12. dönemlere ilişkin olarak kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faizin tahakkuk ettirilmesine ilişkin 12 adet tahakkuk fişinin işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açıldığı, Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin 2016/430 Esas, 2017/54 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği,
karara yönelik davacı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 2017/308 Esas, 2017/369 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi sonucu Danıştay 10. Dairesi'nin 2017/2349 Esas, 2019/880 Karar sayılı ilamı ile itirazların reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada , davacı taraf İdari yargıda iptaline karar verilen işlem kapsamında ödenen 6.963.967,49 TL'nin Kavaklıdere Vergi Dairesine ödendiği 18/05/2016 tarihinden düzeltme fişlerinin davacı Bankaya tebliğ edildiği 07/08/2017 tarihine kadar geçen dönem için %12 tecil faizi üzerinden hesaplanan 1.035.309,83 TL alacağın ödeme gününe kadar işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2/1 maddesinde, " İdari dava türleri şunlardır:
a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." hükmü yer almaktadır.
Söz konusu maddede idari dava türleri sayılmış olup, idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
HMK'nın 114/1-b maddesine göre, yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen araştırılır.
Bu durumda, eldeki davada İdari yargı organlarınca iptaline karar verilen idari işlem kapsamında davacı Banka tarafından ödenen paranın istirdatı bakımından davalı Hazine tarafından eksik ödeme yapıldığı iddiasına dayalı olarak alacak talebinde bulunulduğu, söz konusu işlem yönünden eldeki uyuşmazlığın İdari yargıda görülmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/2100, K. 2024/285, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama