KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2148 - 2022/1920
- Dosya no
- 2022/2148 Esas
- Karar no
- 2022/1920
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2020
- Numarası
- 2020/220 Esas, 2020/563 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, otoyoldan ihlalli geçiş nedenine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından, kısmen reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 70,55TL nispi vekalet ücretinin davalı lehine hükmedilmesinin tarifeye aykırı olduğu, takip konusu cezaların yazıldığı yolların, şehir içinde ve ara yollar mesafesinde olduğu ve bu yolların ücretli olduğuna dair hiç bir duyuru, ilan, bilgi ve levha bulunmadığı, davacı tarafın belirttiği dava konusunu oluşturan alacaklar ve dava konusu diğer tüm taleplerin zamanaşımı bakımından süresini doldurduğu,
bilirkişinin müvekkili şirkete ait araçların hiç bir zaman hiç bir şekilde Yavuz Sultan Selim Köprüsünden geçmediği halde bu köprüden geçtiği, geçiş ihlali yaptığını iddia ettiği, HGS-OGS ihlalli geçiş nedeniyle kesilen cezaların ilgilisine tebliğ edilmesinin genel hükümlerine göre yapılması gerekirken müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle itiraz hakkını kullanmasının engellenmiş olduğu ve erken ödemedeki %25 indirim hakkını da kullanamadığı bu nedenle Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine,
davacı lehine hükmedilen inkar tazminatının kaldırılmasına ve davalı lehine eksik takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılarak tarifeye uygun karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Takip konusu alacağın yasal dayanağı olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca, geçiş ücreti ve ihlalli geçiş halinde uygulanacak cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceğinin düzenlendiği, zamanaşımına yönelik özel bir düzenlemenin yasada yer almadığı görülmüştür. Buna göre Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." cümlesinden hareketle genel zamanaşımı süresi içerisinde açılan davada ileri sürülen zamanaşımı istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunun, ihlalli geçiş yapan araçların plaka ve sair bilgilerini içeren görüntülü belgeler ve banka provizyon bilgileri esas alınarak hazırlandığı, araçların davalıya ait olmadığının ileri sürülmediği, bilirkişi raporunun hukuki denetime elverişli ve yeterli olduğu, ihlalli geçiş tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre ceza indiriminden faydalanılması için tebligat zorunluluğunun gerekmediği, geçiş ücretlerinin OGS ya da HGS aracılığıyla ödenmesi aşamasında yaşanmış muhtemel hatanın davacı şirkete yansıtılamayacağı, davalının gerektiğinde sorumlulara rücu edebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ayrıca Avukatlık Ücret Tarifesinin 13. Maddesinde yer alan: "(1)Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
..." düzenlemesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden takdir edilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2022
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/2148, K. 2022/1920, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama