KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/949 - 2023/1902
- Dosya no
- 2022/949 Esas
- Karar no
- 2023/1902
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2022
- Numarası
- 2021/149 Esas, 2022/41 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından muhtelif tarih ve yerlerde yapılan çalışmalarda müvekkili şirketin alt yapısına zarar verildiğini, zarar tespit tutanakları tutularak zarara ilişkin fatura düzenlendiğini, davalı tarafa başvuruya rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu zararın meydana geldiği iddia edilen bir kısım yerlerde müvekkili idare tarafından çalışma yapılmadığını, bir kısım yerlerde ise alt yapı çalışmalarının dava dışı şirkete ihale edildiğini ve bu tip zararlardan yüklenici şirketin sorumlu olduğunu, bir kısım yerlerde ise çalışma öncesi davalı şirkete faks çekilerek teknik eleman talep edildiğini, bu talebin yerine getirilmediğini, hasar ve bedellerinin davacı tarafın tek taraflı hasar tespit raporlarına dayandığını, müvekkilini bağlamadığını müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; dava konusu edilen tüm hasarların davalı kurum tarafından verildiğinin ispatlandığı, davalı kurumun tam kusurlu olduğundan verilen zararın tamamından sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen 44.121,38 TL asıl alacak 846,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.968,25 TL yönünden itirazın iptali gerektiği gerekçesi ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından yapılacak çalışma öncesi davacı şirkete bildirimde bulunulduğunu, ancak teknik eleman görevlendirilmediğini, diğer bir kısım hasarların meydana geldiği yerlerde müvekkili idare tarafından çalışma yapılmadığını, hasarların davacı tarafın tuttuğu tek taraflı tutanaklarla ispatlanmış kabul edilemeyeceğini, dava konusu hasarların müvekkili idare tarafından verildiğinin ispatlanamadığını, bir kısım hasarların dava dışı yüklenici firmaların çalışma yaptığı alanlardan kaynaklandığını, bu hasarlar yönünden müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini,
hasar bedellerinin davacı tarafın tek yanlı tutanakları ile belirlendiğini ödeme iddiasının değerlendirilmediğini, davacının alt yapısının yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından hasar verilse bile müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ve zararın miktarı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı idarenin davacının alt yapısına verdiği zararlara ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava konusu edilen 168 ayrı hasara ilişkin alınan bilirkişi raporunda belirtilen 135 adet hasarda davalı kurum tarafından yapılan kazı çalışmalarında davacının alt yapısına zarar verdiğinin anlaşılmasına, zarar miktarının alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, teknik eleman görevlendirme taleplerinin kazının yapılmasından hemen önce ve eleman görevlendirilmesi için yeterli zaman tanınmaksızın yapılmasına, davacının alt yapısının usulüne uygun olmadığının ispatlanamamasına, davalı idarenin yüklenici firmaları tarafından verilen zararlardan da sorumlu olduğunun anlaşılmasına ve hasar ödemesi iddiasının ispatlanamamasına göre davalı vekilinin bu hasarlar yönünden istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Diğer dava konusu yapılan hasarlar yönünde ise, sunulan tutanakların ve fotoğrafların incelenmesi sonucunda davaya konu edilen hasarlarla davalı arasında illiyet bağının kurulabilmesinin mümkün olmadığı ve hasarlara ilişkin olarak davalıya atfedilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığının anlaşılmasına göre bu hasarlar yönünden talebin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
Davalının, bilirkişi raporunda belirtilen 135 hasar yönünden 38.202,50 TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 846,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.049,37 TL üzerinden itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2023
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/949, K. 2023/1902, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama