KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/723 - 2024/918
- Dosya no
- 2024/723 Esas
- Karar no
- 2024/918
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2022
- Numarası
- 2022/852 Esas, 2022/690 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine dair hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, doğalgaz boru hattının hasarlanmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... dosyadan tefriki kararına itirazlarının olduğunu, dava konusu olayda hizmet kusuru bulunmadığını, hizmet kusuru, idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ya da aksaklığı ifade ettiğini, idarenin özel hukuka tabi sorumluluğu ise özel hukuk sözleşme ve ilişkilerinden doğan, mülkiyet hakkına hukuk dışı olarak saldırıda bulunması şeklindeki fiili yol niteliğindeki eylemlerinden ve vuku bulup istisna teşkil ettiğini,
davalı ... açıkça haksız fiilinden kaynaklanan ve yürüttüğü bir hizmete ilişkin olmadığı açıkça belli olan eldeki davaya konu zararda, hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği kanaatinin kabul edilemeyeceğini belirterek, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçirilerek görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı ... tarafından yürütülen Kırıkkale-Samsun Hızlı Tren Projesi zemin etüdü çalışmaları esnasında yüklenici ... Ltd.Şti. tarafından yapılan sondaj neticesinde davacıya ait Samsun-Ankara Doğalgaz Hattı borusunun hasar meydana geldiği belirtilerek oluşan zararın davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
11/02/1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerine plan ve projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrum katını sel basan,
bir su tesisi yapılması neticesinde tarlasındaki sular çekilip ağaçları ve mahsulleri kuruyan veya tarlası ekilemez hale gelen yahut tarlasının kenarından geçen derenin kuruması yüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sular basıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlası artık ekilemeyecek duruma düşen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır.
Zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de verilen kararın neticesi olan birer idari eylemdir.
O halde sözü edilen kararda örnek olarak belirtilen bu eylemlerden doğan zararların ödettirilmesi istekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasıdır ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerine aittir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/b bendinde, “Yargı yolunun caiz olması” (c) bendinde ise “Mahkemenin görevli olması” dava şartı olarak belirlenmiştir. Aynı Kanunun 115. maddesinde dava şartlarının davanın her aşamasında ve resen inceleneceği, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı ...’nün kamu hizmeti kapsamındaki hızlı tren projesinin çalışmaları esnasında zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre, davalı ... yönünden davanın idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/2128 Esas 2021/559 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2024/723, K. 2024/918, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama