KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/230 - 2026/1059
- Dosya no
- 2025/230 Esas
- Karar no
- 2026/1059
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2024
- Numarası
- 2023/155 Esas, 2024/627 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bir işletme sahibi şirket, komşu alanda doğalgaz santrali yapan davalı şirketin pandemi yasaklarının bitiminden sonra kazı çalışması sırasında işletmeye giden yolu kapattığını ve yolu eski haline getirmediğini, bu nedenle müşteri kaybettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Asliye ticaret mahkemesi davayı reddetmiş; davacı, bilirkişinin keşif tarihindeki yol durumunu esas aldığını, raporların çeliştiğini ve sunduğu görüntülerin muhafaza edilmediğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Tacirler arası haksız fiile dayalı tazminat davasında davacı, zararın yanında bu zararla davalının eylemi arasındaki illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla işletmeye ulaşan alternatif yolların bulunduğu saptanmış ve iddia edilen müşteri kaybı ile kazı çalışması arasındaki nedensellik kanıtlanamamıştır. Delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, istinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi çerçevesinde ret kararının korunmasıyla sonuçlanmıştır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bakiye harç davacıdan alınmış; temyiz yolu açık bırakılmıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Yol kapanmasına dayalı ticari kayıp iddiasında olay tarihindeki fiili durum, ilk derecede derhal delil tespiti veya kalıcı kayıtla sabitlenmelidir; sonradan yapılan keşif alternatif yolları gösterirse illiyet zinciri kopar. Müşteri kaybı, pandemi gibi dış etkenlerden ayrıştırılmış ciro karşılaştırmasıyla somutlaştırılmalı, sunulan elektronik delilin dosyada muhafaza edildiği de takip edilmelidir.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tacirler arası haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davaya konu kazı işlemlerine pandemi nedeniyle mevcut olan yasağın kalkmasından 12 gün sonra başlanıldığını ve müvekkili şirkete bilgi verilmeden işletmeye gelen yolun kapatıldığını, müşterilerin ulaşım imkanı olmadığı için geri dönmek zorunda kaldıklarını, bu süreçte müvekkilinin birçok müşterisini kaybettiğini, kazı işlemi bitirildiğinde ise yolun eski haline döndürülmemesi nedeniyle şikayetlerin sona ermediğini, buna ilişkin görüntülerin CD ortamında mahkemeye sunulduğunu, ancak görüntülerin mahkemece muhafaza edilemediğini, bu kapsamda davacının davasını ispat edemediğine ilişkin gerekçeyi kabul etmediklerini,
pandemi tedbirlerinden yeni çıkmış bir işletmenin, sermayesi olan müşteriler işletmeye ulaşamadığı yahut yolun durumundan dolayı gelmek istemediği bir mekan durumuna getirilen müvekkili şirketin maddi ve manevi zarar gördüğü gibi “yolu çok çamurlu” “yolu bozuk” itham ve söylemlerinden dolayı adeta itibarsızlaştırıldığını, alternatif yolların kazı işleminden önce bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda gösterilen kırmızı işaretli yolların stabilize toprak traktör yolu olduğunu ve hiçbir müşterinin 500 metre mesafeli,
kazıdan önce düzgün ve kullanışlı asfalt yoldan gitme ihtimali bulunurken üç kilometre mesafe kat edip ve toprak tarla yollarına aracını sokmak istemediğini, bilirkişiler tarafından olay tarihindeki yolların durumu göz önünde bulundurulmadan keşif tarihi dikkate alınarak rapor sunulduğunu, kök rapor ile ek raporun da birbiri ile çelişkili olduğunu, rapordaki satışların arttığına yönelik tespitin de yerinde olmadığını, zira karşılaştırma yapılan yılda pandemi nedeniyle aktif çalışma bulunmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı şirket vekili, pandemi yasaklarının bitimine müteakip davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ait işletmeye yakın konumda doğalgaz santrali yapım çalışmalarına başlanıldığını ve işletmeye gelen yolun kapatıldığını, santralin yapım aşamasında bozulan yolun eski haline de getirilmediğini, bu durum müvekkili şirketin müşteri kaybına yol açtığı gibi maddi ve manevi zarara uğramasına da neden olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davacı şirkete ait işletmeye giden alternatif yollar bulunduğunun keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile tespit edilmesine ve iddia edilen zarar ile davalı şirketin eylemleri arasındaki illiyet bağının ispatlanamamış olmasına göre; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/230, K. 2026/1059, 3 Haziran 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama