KÜNYE
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2019/1330 E., 2021/2172 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Esas no
- 2019/1330
- Karar no
- 2021/2172
- Başkan
- ... (...
- Üye
- . ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/01/2019
- Numarası
- 2014/1748 Esas 2019/113 Karar
- Davacı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...- E. Tebligat
- Davalı
- 1 -... - -...
Karar Metni
2.210 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
...
DAVALI
2 -... A.Ş.
VEKİLLERİ
Av. ... - Av. ... - E. Tebligat
DAVALI : 3
...
DAVANIN KONUSU
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/11/2021
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/12/2021
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, davalılardan ... idaresindeki, davalı ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti’nin işleteni ve davalı ... şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın, bisikleti ile seyreden davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında, davacının yaralandığını, meydana gelen kırıklarına platinler takıldığını, koltuk değnekleri ile yürüdüğünü ve tam olarak iyileşemediğini belirterek,
belirsiz alacak davası kapsamında 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile (geçici iş göremezlik tazminatı için 1.222,73 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 8.541,29 TL olmak üzere) maddi tazminat talebini 9.764,02 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, kaza sebebiyle Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/576 sayılı dosyası üzerinden davacıya karşı rücuan tazminat talepli dava açtıklarını, takas def’inde bulunduklarını, kazada davacının tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine karşılık davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve Oğuz İnş.San.Tic.Ltd.Şti.’nden tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat taleplerinin reddine mahkemece takas defi gerekçe yapılmış ise de her iki borç ancak muaccel ise alacağın takas edilebileceğini, karşılıklı alacakların birbiri yerine geçen ve aynı hukuki sonucu doğuran alacaklar olmadığını, TBK 139/1 maddesindeki şartın gerçekleşmediğini, kabule göre de hükmün infazının nasıl yapılacağı, davacı lehine hesaplanan tazminata hangi tarihten itibaren faiz işletileceği hususlarının kararda belirtilmemiş olduğunu, takas defi sebebiyle davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde isabet bulunmadığı gibi davada vekili olmayan davalılar ... ve ...
İnş.San.Tic.Ltd.Şti. lehine de vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, karar tarihinde asgari ücret belli olduğu halde 2018 yılında alınan rapora göre hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, manevi tazminat tutarının az olduğunu, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıkları halde mahkemece davanın kısmi dava olarak değerlendirildiğini ileri sürerek mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle geçici ve daimi işgücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki bisikletiyle seyri sırasında, sürücü ... idaresindeki aracın çarpması neticesi kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde bisiklet sürücüsü ...’ın kural ihlali bulunduğunun belirlendiği, mahkemece kusur bilirkişisinden alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’un %30 oranında, davacı ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
Ankara Adli Tıp Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde otomobil sürücüsü ...'un %30 oranında, bisiklet sürücüsü ...'ın %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazaya karışan davalı ...’un sürücüsü olduğu aracın davalı ... şirketi tarafından kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu,
mahkemece Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor uyarınca davacının 18/07/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen komplikasyonsuz iyileşmiş sağ femur subtorakanterik kırığı nedeniyle 6 ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı, vücut genel çalışma gücünden %3,3 oranında kaybettiğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 09/02/2017 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacının %60 oranında kusurlu olması halinde maluliyet tazminatının 10.022,22 TL, %70 kusurlu olması halinde maluliyet tazminatının 7.516,66 TL olduğunun belirlendiği,
rapora itirazlar üzerine alınan ek raporda ise davacının geçici iş göremezlik zararının 1.222,73 TL, kalıcı maluliyet tazminatının 8.541,29 TL olduğunun belirlendiği, Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/576 E.2015/29 K.nolu dosyasında davacının ...
Sigorta A.Ş., davalının ... olduğu, davanın aynı kazaya ilişkin araç hasarının tazmini üzerine açılan rücu davası olduğu, yapılan yargılamayı müteakip 09/02/2015tarihinde davanın kısmen kabulüne,12.031,50 TL'nin 10/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, yerel mahkeme tarafından davacının maddi tazminat talebinin kesinleşen Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/576 E.2015/29 K.nolu dosyasında davalının alacağı esas alınarak takas nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına; trafik kazası sonucu bedensel bütünlüğünün zedelenmesi nedeniyle davacının duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacı lehine manevi tazminat tutarının takdirinde mahkemece 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde gösterilen özel hal ve şartların karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmiş olmasına,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücüsünün kusur durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alınarak hükmedilen manevi tazminat tutarının, somut olay ile bağdaşan, 6098 sayılı TBK'nın 56. (BK'nun 47.) maddesi hükmüne, hak ve nesafet kurallarına ve adalete uygun bulunmasına göre takdir edilen manevi tazminat tutarında bir isabetsizlik görülmemesine, davacının zararının tespitine dair alınan hesap raporuna mahkemece itibar edilmesinde bir yanılgı bulunmamasına,
AAÜT 2 ve 5.maddesi ile HMK 323.maddesi hükümleri ile vekalet ücretinin vekil lehine değil asil lehine hüküm altına alınmakta oluşu nazara alındığında yargılamanın devamı sırasında davalılar ... ve ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekilinin vekillikten çekilmiş olmasının, bu davalılar lehine red vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmemesine göre davacı vekilinin bu kısımlara yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.
2) Mahkemece, davalı ... şirketinin Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/576 esas dosyasındaki alacağı nedeniyle süresi içinde takas defi’inde bulunduğu, anılan dosyada 2013/576 esas 2015/29 karar sayılı ilam ile sigorta şirketinin 12.031,50 TL alacağı bulunduğu, bu tutarın eldeki davada belirlenen davacının alacağı olan 9.674,02 TL’den fazla olduğu gerekçesi ile davacının tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının reddine karar verildiği, red sebebiyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu, yargılamanın devamı sırasında davalılar ... ve ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekilinin vekillikten çekildikleri anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK’nın 88. maddesi gereği, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. 6098 sayılı TBK’nın 61.maddesi gereği, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Yine 6098 sayılı TBK’nın 166.maddesi gereğince müteselsil borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.
6098 sayılı TBK'nın 139. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Takas, bir defi olup, davada ileri sürülmedikçe hakim tarafından re’sen dikkate alınamaz. Takas defi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı ana kadar bildirilebilir.
İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. İrade açıklaması yeterli olup, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir.
Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Karşılıklı borçların takas edilebilmesi için aynı sözleşme ilişkisinden doğması gerekmez. Farklı sözleşmelerden doğmuş olsa da karşılıklı olarak bir miktar para ve özdeş edimlerin takası mümkündür. Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Takas için tarafların birbirlerine karşı aynı zamanda hem alacaklı hem de borçlu olmaları gerekir.
Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. TBK’nın 142. maddesindeki istisnai hal hariç takas edilecek alacağın muaccel olması gereklidir. Buna karşılık karşı taraf alacağının sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir. Takas borcu sona erdiren sebeplerden olduğundan, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır.
Bu bağlamda, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta iki borç takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borcun miktarı nispetinde sona erer. Borçlar takas beyanının yapıldığı zaman değil, takas şartlarının gerçekleşeceği an düşmüş olur.
İki borç miktarca farklı ise, takas sonucunda az olan borç tamamen, diğeri ise kısmen sona erer. Farklı sözleşme ilişkisinden doğan karşılıklı borçlar söz konusu ise takasın kullanıldığı ana kadar işlemiş temerrüt faizleri de dikkate alınarak takas yapılmalıdır.
Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.
Somut olayda eldeki davanın davalısı sigorta şirketi tarafından, eldeki davanın davacısı aleyhine rücuan tazminat talepli olarak Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/576 esas sayılı dosyasında 01/11/2013 tarihinde dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.031,50 TL’nin 10/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan alınarak davacı ... Sigorta A.Ş.’ye verilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 22/06/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu, eldeki davanın ise 05/12/2014 tarihinde açıldığı ve 31/01/2019 tarihinde karara bağlandığı anlaşılmıştır.
Her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Eldeki davanın açıldığı 05/12/2014 tarihinde davalı ... şirketinin henüz netleşmiş ve muaccel hale gelmiş, üzerinde tasarruf edebileceği nitelikte bir alacağı bulunmamakta olup alacağı çekişmelidir. Alacağın çekişmeli olması takas ileri sürülmesine engel değil ise de takas şartı ancak bu çekişme giderildikten sonra tamamlanmış olacaktır.
Bu haliyle davanın açıldığı tarih itibariyle takas şartları gerçekleşmediğinden mahkemece davacının maddi tazminat talebine ilişkin yapılan yargılamada varılan sonuca göre hüküm kurulması, takasa ilişkin şartın yargılamanın devamı sırasında gerçeklemiş olduğu gözetilerek takasın infaz aşamasında nazara alınması gerektiğinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek takas nedeniyle davacının tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf taleplerinin yukarıda 2 nolu bentte belirtilen gerekçelerle kabulü ile kararın kaldırılması, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. .(Yerel mahkeme kararının, Dairemizce kaldırılan hükümleri dışında kalan kısımları, infazda tereddüt yaşanmaması için aynen yazılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.)
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2019/1330, K. 2021/2172, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama