KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/2575
- Karar No
- 2022/345
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
Karar Metni
2.137 kelime·11 dk okuma·15 bölüm
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi .... T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ ....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/04/2019
NUMARASI :......
DAVANIN KONUSU
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 16/02/2022
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/03/2022
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 16/01/2018 tarihinde sürücü... idaresinde bulunan, davalı ... ........ ait olup, davalı ... Sigorta AŞ'ne ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı araç ile dava dışı ... idaresinde bulunan, davalı ...'e ait olan ve davalı ...
AŞ'ne ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştıkları kaza sonucunda davacılar ... ve ...'un oğulları, diğer davacıların kardeşleri olan ... ...'in hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin kusurlu olduklarını, kaza nedeni ile destekten yoksun kalan davacı anne ve baba için HMK 107. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılarak,
davalı sigorta şirketleri için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tahsilini, davacılar ... ve ... için 60.000,00'er TL, davacı ... için 20.000,00-TL ve ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücülerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin olarak devam eden ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın işleteni davalı olsa da işletenin sorumluluğunun şartlarının oluşmadığını, olayda hatır taşıması bulunduğunu ve indirim yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, tazminat hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun usulüne uygun belirlenmesini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu, manevi tazminattan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... ....ve Tic.AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin de Ankara Batı mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Nedim Şakir'in kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kaza nedeni ile uğradıkları zararı ispat etmeleri gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun usulüne uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme; davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS ile sigortalı olan ve dava dışı ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davalı ...
Sigorta AŞ'ye ZMMS ile sigortalı olan ve davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştıkları kazada dava dışı sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu ... ...'in hayatını kaybettiğini, davacı anne ... ve davacı baba ... ...'in destekten yoksun kaldıklarını ve talep edebilecekleri tazminat miktarlarının aktüer bilirkişi tarafından hesaplandığını, ancak olayda hatır taşıması bulunması nedeni ile hesaplanan tazminatlardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığını belirterek, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan aracın işleteni, sürücüsü ve sigorta şirketi olan ... ...
Sigorta A.Ş., ... ... .. A.Ş. ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 80.138,08-TL, ... ... için 66.128,54-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den kaza tarihinden, davalı ...
Sigorta A.Ş.'den ise 01/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ... için 20.000,00-TL, ... ... için 20.000,00-TL, ... için 10.000,00- ... ... ... için 7.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sonucu davacı ailenin tek erkek çocuğu olan ... ...'ın hayatını kaybetmiş olmasına rağmen, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının son derece yetersiz olduğunu, hükmedilen tazminatlardan davalı ... .... Ve Tic. A.Ş. ve ...'ün sorumlu tutulmamasının TBK 47.maddeye ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, hesaplanan tazminattan yapılan %20 hatır taşıması indiriminin sadece sürücüden yapılması gerekirken, diğer sorumlulardan da yapılmasının hatalı olduğunu ve hatır taşıması indirimine denk gelen kısım için red vekalet ücreti takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu kaza çift taraflı trafik kazası olup; davalı ... Sigorta AŞ'ne ZMMS ile sigortalı ve davalı ... .... ve Tic. A.Ş.'ne ait olan ... plakalı aracın davalı ... idaresindeyken, yine davalı ... Sigorta AŞ'ne ZMMS ile sigortalı olan ve davalı ...'e ait bulunan ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresindeyken karıştıkları kaza sonucunda davacılar ... ve ...'un oğlu ... ... hayatını kaybetmiştir.
Mahkemece, uzman bilirkişilerden alınan 05/02/2019 tarihli kusur raporuna göre; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ün kusurunun bulunmadığının belirlendiği, taraflara açılan davanın dayanağı kusur sorumluluğu olup; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ün kusursuz bulunması nedeni ile bu sürücü ile araç maliki ... .... Ve Tic. A.Ş. ve aracın ZMMS'nı yapan davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Davacıların tazminat istemleri BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat miktarı belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ... ..., bu sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucunda hayatını kaybetmiştir. Müteveffa ile sürücünün arkadaş oldukları ve müteveffanın arkadaşının ehliyetsiz olduğunu bilerek arkadaşının aracına bindiği sabittir. Kaza nedeni ile davacı anne ve baba çocuklarını, diğer davacılar ise kardeşlerini kaybetmişlerdir.
Kazanın davacılar için doğurduğu zararın ağırlığı, kazanın oluş şekli yanında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde önemli olan diğer etkenlerdir. Zira, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşımalıdır.
Buna göre; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve her iki tarafın mali ve sosyal durumlarına uygun olduğu görülerek, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır.
Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu ... hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir.
Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Somut olayda müteveffa, kazaya karışan ve sürücüsü tam kusurlu olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre, sürücü ... ile müteveffanın arkadaş oldukları; aralarında akrabalık ilişkisi olmadığı gibi, taşımanın sürücünün yararına yapılmadığı da anlaşıldığından, olayda hatır taşıması bulunduğu ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak, aracın işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı lehine %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması yönündeki yerel mahkeme kararında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Ancak, TBK'nın 51. maddesinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim nedeniyle, davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceği gözönüne alınması gerekirken, yazılı olduğu şekilde, davacılar ... ve ... ... yönünden reddedilen destekten yoksun kalma tazminatının red edilen kısmı bakımından davalılar ... Sigorta AŞ ve ...yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize geldikten sonra, Yerel Mahkemece, duruşma açılmak sureti ile tavzih kararı verilmiş olması usule uygun olmasa da; tavzih işlemi maddi hata düzeltmeye yönelik olup, sonuca etkili görülmediğinden inceleme konusu yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun olmakla, davacılar vekilinin sair istinaf nedenlerinin reddine, ancak mahkeme tarafından vekalet ücretinin hatalı olarak belirlendiğine dair istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, istinafa konu olmayan hususlar aynen korunarak, HMK.353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
ll-Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 106,20-TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, lV-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.....
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2019/2575, K. 2022/345, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama