İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2019/2593 K.2022/1547

....

Esas2019/2593Karar2022/1547Tarih9 Haziran 2022Okuma12 dk · 2.361 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Esas No
2019/2593
Karar No
2022/1547
Karar tarihi
9 Haziran 2022
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.361 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

....

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

....

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/10/2018

NUMARASI :...

DAVANIN KONUSU

Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 09/06/2022

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 01/07/2022

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ... A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

25/11/2012 tarihinde, davalı ... ...'ın idaresinde bulunan ... plakalı araç ile seyir halindeyken, ışıklı kavşaktan karşıya geçmek isteyen davacı ... kızı, diğer davacının kardeşi olan ...'e çarptığını, yola düşen ..., arkadan gelen ve davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda ...'nun hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücülerin kusurlu olduklarını, müteveffanın ....

3.sınıf öğrencisi olduğunu, kızının okuması için pek çok fedakarlıkta bulunan annenin, evini dahi sattığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200.000,00-TL manevi tazminat ile 50.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili 26/05/2014 tarihli açıklama dilekçesi ile; 50.000,00-TL maddi tazminatın, müteveffayı okutmak için evlerini satmış olmaları nedeni ile ve defin masrafları için 5.000,00-TL, okul harcı ve okul masrafları için 5.000,00-TL, kirada oturmaları nedeni ile 5.000,00-TL ve 35.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatından oluştuğunu belirtmiştir. 19/12/2014 tarihli açıklama dilekçesinde ise; davacı ... için 150.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminat talepleri olduğunu belirtmiştir.

Davacılar vekili asıl davada 23/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 19.033,48-TL artırarak 69.033,48-TL'yi talep etmiştir.

Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı taraflarca Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/334 esas sayılı dosyası ile açılan davanın olduğunu ve bu dosyasının derdest olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, davadan önce davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını ve düzenlenen ibranameye göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarının usulüne uygun olarak ispatının gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce yapılan ödeme nedeni ile davacının tüm zararı karşılandığından davanın reddinin gerektiğini, kazanın oluşunda sigortalının kusurlu olduğunun ve kendilerine destek olunduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişisi tarafından yapılmasını, davacılara yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesinin gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazanın oluşuna ilişkin olarak kusur durumunun ve talep edilebilecek tazminat miktarının usulüne uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun hukuk mahkemesi tarafından ayrıca belirlenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olayın üçüncü kişinin ağır kusuru ile meydana gelmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

25/11/2012 tarihinde, davacının kızı ...'in ışıklı kavşakta karşıdan karşıya geçerken, davalı ... ...'ın idaresinde bulunan ... plakalı araç ile kendisine çarptığını, yola düşen ..., arkadan gelen ve davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda ...'nun hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığını, kızının vefatı ile destekten yoksun kalan ve maddi/manevi olarak çöküntüye uğrayan davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00-TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatının tüm davalılardan,

150.000,00-TL manevi tazminatın ... şirketleri dışındaki davalılardan, olay tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından 25/02/2015 tarihinde verilen açıklama dilekçesi ile; talep edilen 10.000,00-TL maddi tazminatın, defin ve mezar masrafları için 1.000,00-TL, müteveffayı okutmak için ödemeler, çekilen krediler, okul masrafları, okul harçları için 1.000,00-TL, müteveffanın kaldığı evin kirası 1.000,00-TL ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak 7.000,00-TL'den oluştuğunu bildirmiştir.

Davacı vekili 06/022018 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10.000,00-TL olan destek tazminatı istemlerini 49.628,33-TL artırarak, 59.628,33-TL talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılanması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin olarak Kayseri 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ile iş bu davanın birleştirilmesini, kazanın oluşunda sigortalının kusurlu olduğunun ve kendilerine destek olunduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişisi tarafından yapılmasını, davacıya yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesinin gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını ve düzenlenen ibranameye göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi görüşte olunması halinde ödenen rakamın hesaplanan tazminattan güncellenerek düşümünün yapılmasını, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkeme; davalı sürücü ... ...'ın idaresinde bulunan araç ile yaya olarak karşıya geçen ...'e çarptığını, yayanın yolun orta şeridine düşmesi sonrasında hemen arkadan gelen ve davalı sürücü ... idaresinde bulunan aracın yere düşen yayaya bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda yayanın hayatını kayıp ettiğini, kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün %50-%50 oranında kusurlu olduklarını, yayanın ise kusurunun bulunmadığını, asıl dava davacısı olan anne ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte, cenaze gideri, okul masrafı ve ev kirası talep ettiğini,

birleşen davada ise davacı baba ... için destekten yoksun kalma tazminatı yanında, cenaze gideri, okul masrafı ve kira masrafı talep edildiğini, maddi tazminata ilişkin olarak hesap bilirkişisi tarafından hesaplama yapıldığını belirterek, asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...için 69.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ... ile ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden 12/02/2013 tarihinden, davalı ... ...

A.Ş. yönünden ise 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...için 80.000,00-TL ve davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların diğer davalılar ... A.Ş. ve ... ...

A.Ş. hakkındaki manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 59.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ..., ... ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalı ... ...

A.Ş. yönünden ise 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde 22 yaşında ve üniversite öğrencisi olan müteveffa için anne-babasının yapacağı yetiştirme giderinin, anne ve baba için ayrı ayrı olarak ve yine okuma giderlerinin ve okul harcının hesaplanan tazminattan indirilmemesinin, destek durumunun üniversite bitip, iş arama süresi geçtikten sonra başlaması gerekirken, kaza tarihinden itibaren destek hesabı yapılmasının, müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak alınmamasının, hesap bilirkişisinin aktüer olmamasının usule aykırı olduğunu belirterek, belirtilen hatalar ile düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihinde 22 yaşında ve üniversite öğrencisi olan müteveffa için anne-babasının yapacağı yetiştirme giderinin, anne ve baba için ayrı ayrı olarak ve yine okuma giderlerinin ve okul harcının hesaplanan tazminattan indirilmemesinin, destek durumunun üniversite bitip, iş arama süresi geçtikten sonra başlaması gerekirken, kaza tarihinden itibaren destek hesabı yapılmasının, müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak alınmamasının, davalı ... şirketinin ödediği rakamın ödeme tarihi verileri ile zararı karşılayıp karşılamadığı belirlenirken usulüne uygun değerlendirme yapılmamasının,

hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faize göre yapılmamasının ve hesap bilirkişisinin aktüer olmamasının usule aykırı olduğunu belirterek, belirtilen hatalar ile düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Asıl dava davacısı ...ile birleşen dava davacısı ...'in kızları ...'in vefatına neden olan trafik kazasında, yaya ... çarpan ... plakalı araç davalı davalı ... ...'ın idaresinde, ... plakalı araç ise davalı ...'in idaresinde bulunmakta olup, ilk araç davalı ... AŞ'ye, ikinci araç ise davalı ... ... A.Ş.'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalıdır. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsü %50-%50 oranında kusurlu kabul edilmiştir.

Bu kusur durumuna göre davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yaptırılmış ve 29/11/2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.

Ancak; kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan destek için kaza tarihinden itibaren, eğitim hayatının sonuna kadar yetiştirme gideri indirimi yapılmaksızın, iş bulma süresini dikkate almadan, yeterli emsal araştırmasına dayanmayan gelir kabulü ve ödeme tarihi verileri ile zararın karşılandığını belirlemeden düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.

1-Davacıların desteği ...'in üniversite öğrencisi olduğu belirtilmiş olup, dosya kapsamında kaza tarihi itibari ile kaçıncı sınıf öğrenicisi olduğu belirlenememektedir. Mahkemece, öncelikle müteveffanın kaza tarihinde kaçıncı sınıf öğrencisi olduğu ve mezun olacağı tarihin ilgili öğrenim kurumundan sorulması gerekmektedir.

2-Mezuniyet tarihi belirlendikten sonra; mesleğine göre, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği ve emsal gelirinin ne kadar olacağının sorulması, emsal gelir araştırmasının ayrıcı kamu ve özel kuruluşlardan da sorularak belirlenmesi gerekmektedir.

3-Tazminat hesabı yapılırken çocuk-destekler yönünden yetiştirme giderinin dikkate alınması gerekmektedir; MK'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise;“Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Yargıtay uygulamalarına göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.

Somut olayda destek ... her ne kadar 22 yaşında ise de vefat tarihinde üniversite öğrencisi olduğu sabittir. Üniversite eğitim süresinin sonuna kadar yetiştirme gideri mahsubu yapılmadan hesaplanan tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir.

4-Yine, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.

Mahkemece, davalı ... şirketlerince asıl ve birleşen dosya davacılarına kendi açtıkları dava tarihinden önce yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibari ile yeterli olup olmadığına dair rapor alınması gerekirken, bu konuda değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece, aktüerya konusunda uzman hukukçu yeni bir bilirkişiden; desteğin üniversiteden mezun olup işe başlama zamanına kadar geçecek süre belirlenip, üniversite eğitiminin sonuna kadar anne ve babası tarafından yapılacak yetiştirme giderleri de değerlendirilerek, belirlenen emsal gelir üzerinden öncelikle davalı tarafça davadan önce yapılan ödemelerin davacı tarafın zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, zararın karşılanmadığının tespit edilmesi halinde, ilk karara esas alınan 2017 rapor tarihi verilerine göre davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapılması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Kabule göre de; bilindiği üzere HMK’nın 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda; taleple bağlılık ilkesi denilmektedir ve yargılamanın temel ilkelerinden biridir. Yargılama bu ve benzeri ilkeler ile şekillendirildiğinden, gerek taraflar gerekse hakim yargılamanın ilkelerini gözetmek durumundadır. Bunun sonucu olarak; ilk derece mahkemesinin davacının talep ettiğinden fazlasına karar vermesi durumunda, istinaf mahkemesinin kamu düzenini gözeterek kararı kaldırması gerekmektedir.

Somut olayda, asıl dava dilekçesi ile 50.000,00-TL maddi tazminat talep edilmiş, 26/05/2014 tarihli açıklama dilekçesi ile. 50.000,00-TL maddi tazminatın, 5.000,00-TL'sinin müteveffayı okutmak için evlerini satmış olmaları nedeni ile ve defin masrafı olarak, 5.000,00-TL'sinin okul harcı ve okul masrafları olarak, 5.000,00-TL'sinin kirada oturmaları nedeni ve 35.000,00-TL'sinin ise destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edildiği belirtilmiştir.

Ancak 23/05/2018 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile talep edilen 50.000,00-TL maddi tazminatın tamamı destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilmiş gibi 50.000,00-TL'lik taleplerini 19.033,48-TL artırarak 69.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatı istenmiştir.

Oysa, 26/05/2014 tarihli açıklama dilekçesi ile istenen destekten yoksun kalma tazminatı 35.000,00-TL olup, ıslah ile 19.033,48-TL artırım yapıldıktan sonra 54.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talep aşılır şekilde hüküm kurulmuştur.

Aynı şekilde, birleşen dava dilekçesi ile 10.000,00-TL maddi tazminat talep edilmiş, 25/02/2015 tarihli açıklama dilekçesi ile. 10.000,00-TL maddi tazminatın, 1.000,00-TL'sinin müteveffayı okutmak için ödemeler, çekilen krediler, okul masrafları, okul harçları için, 1.000,00-TL'sinin def'in ve mezar masrafları için, 1.000,00-TL'sinin müteveffanın kaldığı evin kirası için ve 7.000,00-TL'sinin ise destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edildiği belirtilmiştir.

Ancak 06/02/2018 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile talep edilen 10.000,00-TL maddi tazminatın tamamı destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilmiş gibi 10.000,00-TL'lik taleplerini 49.628,33-TL artırarak 59.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatı istenmiştir.

Oysa, 25/02/2015 tarihli açıklama dilekçesi ile istenen destekten yoksun kalma tazminatı 7.000,00-TL olup, ıslah ile 49.628,33-TL artırım yapıldıktan sonra 56.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talep aşılır şekilde hüküm kurulmuştur. Davada talep kamu düzenine ilişkin olup, asıl ve birleşen davada talep edilen maddi tazminat yönünden talep aşılır şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre, kazanılmış haklar da korunarak, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/10/2018 tarih, 2014/565 Esas - 2018/760 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde istinafa gelen davalı ... ... A.Ş.'ye ve davalı ... A.Ş.'ye iadesine,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

....

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2019/2593, K. 2022/1547, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Karar
  5. İncelenen Kararın
  6. Mahkemesi : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
  7. Tarihi : 01/10/2018
  8. Davanın Konusu
  9. Karar Tarihi : 09/06/2022
  10. Gerekçeli Karar
  11. Yazılma Tarihi : 01/07/2022
  12. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  13. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  14. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2593
Karar No
2022/1547
Tarih
9 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/2594 K.2022/785
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2019/2595 K.2022/960
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2019/2595 K.2022/910
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/2596 K.2022/800
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2019/2598 K.2022/813
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/2623 K.2022/839

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.