KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/3338
- Karar No
- 2022/1010
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2022
Karar Metni
1.301 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2019
NUMARASI .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 14/04/2022
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/05/2022
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili; davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı sigortaya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacı ...’a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek, davacı ... için 5.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ...’in çocukları olan davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’ten tahsilini talep etmiş,
yargılama sırasında verdiği dilekçe ile maddi tazminat talebinin geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi süresince bakıcı gideri, tedavi amaçlı ulaşım giderine yönelik olduğunu belirtmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00 TL’ye arttırmış, arttırılan talep yönünden harcı ikmal etmiştir.
Davalı ... vekili; kazada asli kusurun davacı ...’da olduğunu, müvekkilinin tali kusurlu bulunduğunu, hastane masraflarını karşıladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili; poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; davacı ...’ın maddi tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile 1.629,09 TL geçici iş göremezlik, 221,63 TL bakıcı gideri, 500,00 TL yol masrafı olmak üzere toplam 2.350,72 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
fazlaya dair istemin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 3.000,00 TL, diğer davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 500,00’er TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’ten alınıp davacılara verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, hesap raporunda asgari ücret üzerinden kazanç tespitinde isabet bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminat hükmedilen her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, kaza sebebiyle tarafların kusur durumlarının tespiti için alınan ve hükme esas kabul edilen kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve kesinleşmiş ceza dosyasında alınan rapor ile uyumlu, oluşa uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, hükme esas alınan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan ve davacılar vekilinin süresinde bir itirazının bulunmadığı raporda, davacı ...’da tespit edilen maluliyete dair tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, davacı ...’in asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğine dair bir ispat olmaması nedeniyle hükme esas alınan hesap raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, istinaf edenin sıfatı nazara alınarak, somut olayda trafik kazası sonucu uğranılan zarar nedeniyle davacıların duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla;
mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmeyen, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıyan manevi tazminatın tutarını takdirde 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde gösterilen özel hal ve şartların karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmiş olmasına,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücüsünün tali kusurlu oluşu, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alınarak hükmedilen manevi tazminat tutarının, somut olay ile bağdaşan, 6098 sayılı TBK'nın 56. (BK'nın 47.) maddesi hükmüne, hak ve nesafet kurallarına ve adalete uygun bulunmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2) Davada her üç davacı için manevi tazminat talep edildiği, mahkemece bu istemlerin kısmen kabulüne karar verildiği, davada kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacılar lehine tek bir vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 323.maddesinde yargılama giderlerinin nelerden oluştuğu düzenlenmiş olup vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderlerinden sayılmıştır. HMK’nın 326.maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. Davacılar zorunlu dava arkadaşı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşı olduğundan her birine dair kabul edilen hüküm açısından kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı avukatlık ücreti hesaplanması gerekmekte olup, bu ücretin hüküm tarihinde geçerli olan AAÜT 10. ve 13. maddeleri gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, mahkemece her bir davacının manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı nedeniyle hüküm tarihinde geçerli AAÜT 10. ve 13/2. maddelerindeki düzenlemeler gözetilip, vekâlet ücretinin kabul edilen tutarı geçemeyeceği de nazara alınarak ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek yapılan inceleme neticesinde, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin yukarıda 2 nolu bentte belirtilen gerekçelerle kabulü ile kararın kaldırılması, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜ ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2019 tarih ve 2015/59 Esas - 2019/763 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
İSTİNAF YARGILAMA HARÇ VE GİDERLERİ
1-İstinaf talebinde bulunan davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 2-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan tebligat ve posta giderleri toplamı 80,23 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, 4-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ....
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2019/3338, K. 2022/1010, 14 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama