KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2022
- Esas no
- 2020/289
- Karar no
- 2022/1869
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2019
- Numarası
- 2016/273 Esas 2019/955 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20/10/2022
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/02/2016 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan ve davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştıkları kaza sonucunda, davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararına uğrayacak şekilde yaralandığını belirterek, HMK 107. maddeye göre 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 11.708,91-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 176.366,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 188.075,44-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamında olmadığını, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme; davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan aracın sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucunda davacının vücut genel çalışma gücünü %28 oranında kayıp edecek ve 9 ay süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, kusur durumu ve davacının yaralanmasının boyutları dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının bilirkişi tarafından hesaplandığını belirterek, davanın kabulüne, 188.075,44-TL'nin 25/03/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme dayanak alınan maluliyet raporunun yasaya uygun olmayan yönetmelik esas alınarak düzenlenmiş olduğunu ve belirlenen maluliyet oranının da bu nedenle hatalı olduğunu, davalı ... şirketini geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmamasına rağmen, aksi yönde yapılan değerlendirme ile verilen kararın usule aykırı olduğunu, hükmedilen tazminata dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Hükme esas, davacı tarafından zarar gören kişiye ödenmesi gereken gerçek zararın belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda davacı için iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak bakiye ömür süresi belirlendiği belirtilmiş ancak davacının muhtemel bakiye ömür süresi 99 yaş kabul edilerek bu yaşa göre hesaplama yapılmış olması doğru görülmemiştir.
Yapılması gereken Yargıtay tarafından da görüş değişikliği ile gerçek zararın belirlenmesinde kabul edilen ilkelere göre davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp, % 10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılması ve davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek hesaplama yapılması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2020/289, K. 2022/1869, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama