KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/304 - 2023/793
- Esas no
- 2021/304
- Karar no
- 2023/793
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2020
- Numarası
- 2018/217 Esas 2020/607 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10/11/2023
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
13.01.2013 tarihinde, dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıya çarpması sonucu ağır yaralandığını, bunun üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/519 esas sayılı dosyası ile açtıkları tazminat davasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının maluliyetinin %43 olarak belirlendiğini ve buna göre davanın sonuçlandığını ancak davacının geçen sürede daimi maluliyetinin arttığını,
Ankara Numune Hastanesinden alınan 13.02.2018 tarihli raporda davacının maluliyetinin %46 olduğunun belirlendiğini aradaki farka göre artan maluliyet nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ödemelerin yapıldığını, davacının maluliyetinin sabit olduğunu, bakiye tazminat tespitinde ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna göre davacının 13.01.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %34 olduğunun bildirildiği,davacının maluliyet oranının zaman içinde arttığına yönelik iddialarının usulünce ispatlanamadığı, davacının iddialarının dayanağı olan SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu kapsamında, davacıya %46 engellilik oranı tespit edilmiş ise de; belirlenen oranların farklı yönetmelik hükümlerine dayalı olduğu,
İstanbul ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranı esas alınmak suretiyle geçen zaman içerisinde artan bir zarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan davacının son güncel maluliyet oranını gösterir Ankara Şehir Hastanesinin 02.09.2020 tarihli Engelilik Sağlık Kurulu Raporu, rapor dayanağı tetkik sonuç raporu, ekleri ve tetkiklere ilişkin CD'nin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, 13.01.2013 tarihli kaza nedeniyle davacının yürümekte zorlanmasının ve mesane problemlerinin daha da artması ve durumunun giderek kötüleşmesi üzerine davacının hastaneye başvurduğunu, davacının Deri ve Zührevi Hastalıklar yönünden %5, Ortopedi ve Travmatoloji yönünden %22,
Üroloji yönünden %40 engelli olduğu ve toplamda %56 engelli olduğunun belirlendiğini, hüküm gerekçesinde söz konusu tedavi, tetkik ve %56'lık orana dayanak yapılan Sağlık Kurulu Raporuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/519 Esas sayılı dosyasından 14.03.2017 tarihili verilen kararda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca verilen rapor ve işbu dava kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen son raporun sonuç kısımlarında birbirinden farklı kriterlere dayanarak tespit ve değerlendirmeler yapıldığını,
SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gördüğü tedavi ve muayeneler sonucunda da 13.02.2018 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda da davacının 2013 yılında araç dışı trafik kazası sebebiyle ortaya çıkan engelinin %46 oranında olduğu ve Ankara Şehir Hastanesinden alınan 02.09.2020 tarihli Engelilik Sağlık Kurulu Raporu ile de davacının kazadan kaynaklanan engellilik oranının toplamda %56'ya çıkması da kazadan kaynaklanan davacının engelliliğinin süreğen (kronik) olduğunu ve artarak devam ettiğini ortaya koyduğunu, dava dosyası içerisine gelen tüm hastane evraklarındaki tedavi, tetkik, ameliyat, muayene, filmler ve grafiler,
sağlık kurulu raporları davacının kazayı geçirdiği 2013 yılından bu tarihe kadar halen iyileşme sürecinde olduğunu gösterdiğini, yargılamada ileri sürdükleri itirazlarının değerlendirilmediğini, Hacettepe Üniversitesi ve aynı düzeydeki bir sağlık kuruluşundan rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu yaralandığını, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/519 esas sayılı dosyası ile üzerinden tazminat davası açıldığını, davanın sonuçlandığını ancak davacının geçen sürede daimi maluliyetinin arttığını belirterek artan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine karşı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili talebiyle daha önce açılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/519 Esas 2017/7161 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan 09.02.2016 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %43 daimi maluliyet belirlendiği, bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, eldeki davada, Ankara Numune Hastanesinden aldıkları Sağlık Kurulu Raporuna göre davacıda %46 daimi maluliyet belirlendiğini, buna göre davacının geçen sürede maluliyetinin arttığını iddia etmişse de, ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda, davacı tarafından sunulan %46 maluliyete ilişkin raporda incelenerek 13.01.2013 tarihinde geçirdiği kaza sonucu lomber görüntülemelerde L1 sağ transvers proçesinde kırık izlendiği, 28.05.2018 tarihli grafilerde sol tibia-fibulada proksimal diafiz kırıkları olduğu, tibiada İMÇ izlendiği, 08.05.2019 tarihli grafilerde tibia kırığının kaynamış olduğu,
fibulada psödoartroz olduğu, sol tibianın sağa göre 5 cm kısa ölçüldüğü, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak Balthazard formülüne göre %40, E cetveline yaşına göre %34 (otuzdört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği,
itiraz üzerine alınan ek raporda davacı vekilinin itirazlarının da ayrıntılı ve gerekçeli şekilde incelenip değerlendirildiği belirtilen mütalaaya eklenecek ve değiştirilecek bir husus bulunmadığı bildirilmiş olup davacı tarafın daimi maluliyet oranının arttığı iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/304, K. 2023/793, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama