İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/906 K.2023/648

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2021/906Karar2023/648Tarih6 Ekim 2023Okuma9 dk · 1.879 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Ekim 2023
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2021/906 - 2023/648
Esas no
2021/906
Karar no
2023/648
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/12/2020
Numarası
2020/29 Esas 2020/692 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
Yazılma tarihi
31/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.879 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 06.08.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün neden olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, olaydan sonra düzenlenen trafik kaza tutanağında davalı şirket sigortalısı araç sürücüsünün tamamen kusurlu bulunduğunu, araç içerinde yolcu konumunda bulunan davacının herhangi bir müterafik kusurunun olmadığını, Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp anabilim Dalı Başkanlığının 25.10.2019 gün ve 2019/1088 sayılı raporunda %5 oranında malul,

3 ay süreyle iş göremez ve 1 ay süre ile bakıcının bakımına muhtaç olduğunun belirtildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 800,00TL sürekli iş göremezlik, 100,00TL geçici iş göremezlik ve 100,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00TL alacağın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, 800,00TL olan sürekli iş göremezlik talebini 195.219,00TL'ye, 100,00TL olan bakıcı gideri tazminatını 2.029,50TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, sigorta şirketlerinin tedavi gideri ödemekle yükümlü olmadığını, bakıcı gideri ile ilgili davalı şirketin yükümlülüğünün olmadığını, davacının somut olaydaki müterafik kusurlarının da gözetilmesi gerektiğini, ceza/soruşturma dosyasının dosya içerisine alınmasını, ATK'dan kusur ve maluliyet için inceleme yapılmasını, özellikle en son çıkan yönetmelik hükümlerine göre özür raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan delilere göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı, vücut genel çalışma gücünün %5'ini kaybettiği, 4 ay iş ve gücünden geri kaldığı ve 1 ay bakıcı ihtiyacının doğduğu, bu itibarla kalıcı, geçici iş gücü ve bakıcı zararını karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği, davacının zararının Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında hesaplanması gerektiği ve mahkemece bu yöndeki hesaba itibar edildiği,

davalıya SGK tarafından rücuya tabi yapılan ödeme nazara alındığında davacının bakiye geçici iş göremezlik zararı olmadığı için davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri isteminin kabulü ile, 195.219,00TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 2.029,50TL bakıcı giderinin 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere, davacının müterafik kusuru gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, ceza dosyasındaki beyanlar ve belgelere göre davacının 05.08.2018 tarih saat 23:00 sularında ... plakalı araç içinde ön koltuğunda yolcu iken, geceleyin yemekten döndükleri sırada sigortalı dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu seyir halindeki aracı ile virajı alamayarak devrilmesi sonucu kaza yaptıklarını, davacının araçtan fırlayarak araç dışına savrulduğu,

kazanın oluş şekline göre davacının devrilme ve savrulma ile araçtan fırladığını, emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığını, araçta davacı, dava dışı sürücü ve ... isimli arkadaşlarının olduğunu, davacı dışındaki diğer yaralıların hafif şekilde yaralandıklarını, bu nedenle tazminat miktarında en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dosyası içindeki belgelerden görüleceği üzere davacının kaza yapan araçta hatır için taşındığını, davacının,

kaza sonrası 06.08.2018 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı ... plakalı araçta sürücünün arkadaşı olarak bulunduğunu beyan ettiğini, adli soruşturma sırasında alınan mağdur ve müşteki beyanları incelendiğinde de davacının yaralandığı kazada davalı araç sürücüsünün arkadaşı olduğunu söylemesi,

kendi beyanı, sürücünün ve diğer yolcunun beyanları ile sabit olduğunu, bu nedenle tazminat miktarında Yargıtay kararlarına uygun olacak şekilde ve makul oranda hatır indirimi yapılmamış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ATK'dan maluliyet raporu alınmasının ve bu rapora göre aktüer hesabının da yenilenmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın Genel Şartlara ilişkin hükmü iptal etmesi nedeniyle de dosyada alınan aktüer raporunun dayanağı olan maluliyet oranının belirlenmesini,

iptal kararının kesinleşmemiş tüm davalara uyarlanacağı hususu gözetildiğinde de; davalarda TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılmasını, AYM'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartlarla belirlenen Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği ile Engelliler Yönetmeliğinin uygulanma imkanı kalmadığından,

Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre, haksız fiil tarihi olan 11.10.2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,

01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesini, kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmediğini, Yargıtay 17 HD'nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar, 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları, düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak da genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen vergilendirilmiş belgeli gelir,

olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığının gözetilerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yasam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması,

davacının asgari ücret üstünde kazancı olduğunun edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanmasının gerektiğini, bu halde mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre daha önce rapor tanzim eden maluliyet ve tazminat bilirkişilerinden yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davalı vekilinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yoldan çıkıp devrilmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının bu araçta yolcu olarak bulunduğunu ve kaza sonucu yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

1-Davaya konu kaza sonucu yaralanması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için alınan 19.10.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda dosyaya sunulan 2018 ve 2019 yılı maaş bordroları ve SGK hizmet döküm cetvelinde davacının aylık maaşının, ikramiye, prim ve fazla mesai gibi hususlardan dolayı her ay değişkenlik gösterdiği belirtilerek 2018 ve 2019 yılı ücretlerinin ortalaması alınarak hesaplama yapılmış ise de bu hesaplama hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesabında davacının SGK kayıtlarına göre işverene bağlı olarak çalıştığı anlaşıldığına göre gelirinin net olarak belirlenmesi gerektiğinden davacının işyerinden sunulan kayıtların eksik olduğu anlaşılmakla davacının elde ettiği geliri konusunda gerekli araştırma yapılarak davacının çalıştığı işyerlerinden kaza tarihinin 3 ay öncesinden ilk derece mahkemesi rapor tarihine kadar olan tüm maaş ve ödemelere ilişkin belgeler getirilerek gelirinin belirlenmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken eksik maaş bordrolarına göre hesaplama yapılmış olması doğru görülmemiştir.

2-Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik hesabı yapılırken emeklilik dönemi olan pasif dönem hesabında Yargıtay uygulamalarına göre kişinin gelirinin asgari geçim indirimi uygulanmamış (Agisiz) asgari ücretin esas alınması gerekirken, davacının aktif dönem geliri üzerinden asgari geçim indirimi uygulanarak belirlenen ücrete göre hesaplama yapılmış olması da doğru değildir.

TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı 2019/2305 E- 2021/1330 K. 2019/6417 E- 2021/1252 K.sayılı ilamı) destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık,

Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.

Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.

Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir.

3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.

Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.

Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Yargıtay tarafından müterafik kusura ilişkin bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerektiği kabul edilmektedir.Davacının kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığı yaralanmalarının şekli ve niteliğine göre emniyet kemeri takıp takmaması ile maluliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karara karşı davalı sigorta şirketinin istinaf kanun yoluna başvurduğundan davalı yararına oluşan kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... Sigorta AŞ (eski ünvanı Halk Sigorta AŞ) vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2021/1002 esasına yatırılan 300.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/906, K. 2023/648, 6 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/906
Karar No
2023/648
Tarih
6 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/908 K.2023/1046
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/911 K.2023/846
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/912 K.2023/1641
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/913 K.2023/764
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/914 K.2023/917
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/918 K.2023/832

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.