İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2269 K.2024/1546

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2269Karar2024/1546Tarih6 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
6 Aralık 2024
Esas no
2022/2269
Karar no
2024/1546
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2022
Numarası
2021/153 Esas 2022/455 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
02/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 31.12.2019 tarihinde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, sigorta poliçesi ile kişi başına sakatlık halinde 390.000 TL kişi başına tedavi gideri 390.000 TL olmak üzere toplam 780.000 TL teminat sağlandığını, 30.12.2020 tarihinde davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini,

davalının 07.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 10,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın 31.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 371.225,45 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 18.774,55 TL, bakıcı gideri talebini ise 8.829,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının başvurusu üzerine maluliyet raporu talep edildiği halde belgelerin ibraz edilmeden bu davanın açıldığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının sigortalının kusuru ve zararını ispatlaması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, genel şartlarda belirtilen usullerde zarar hesaplaması yaptırılmasını, kaza sebebiyle davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini,

TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesaplamasını, davalının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre; kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücüsü ...'in kendisine yanan kırmızı trafik ışığında geçiş yapması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Ünivesitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, kaza nedeniyle davacı ...’in sürekli engel oranının % 19 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu olduğunun tespit edildiği,

sürekli iş göremezlik yönünden TRH 2010 tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinmeyen işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması suretiyle tazminat hesabına göre sürekli iş göremezlik tazminatının 374.412,59 TL ve geçici iş göremezlik tazminatının 18.935,73 TL, bakıcı giderinin ise 8.829,00 TL olacağının tespit edildiği,

davacı taraf poliçe limiti olan 390.000,00 TL'nin sınırları içerisinde kalmak sureti ile taleplerini ıslah ettiği, poliçe limiti gözetilerek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına şahıs başına sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında, bakıcı giderine ise kaza başına sağlık giderleri teminatı kapsamında taleple bağlı kalınarak hükmedildiği, davacının sigorta şirketine 30.12.2020 tarihinde gerekli tüm evraklarla başvuru yapıldığı gözetilerek temerrüt tarihi bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 12.01.2021 tarihi olarak belirlendiği,

zarara sebebiyet veren aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedildiği belirtilerek davanın kabulü ile 371.145,45 TL sürekli iş göremezlik, 18.764,55 TL geçici iş göremezlik ve 8.829,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 398.829,00 TL maddi tazminatın 12.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafındna istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, poliçe teminat limitleri nazara alınmadan karar verildiğini, sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik zararları tek teminatta olup işbu teminat limiti 390.000,00-TL olduğunu, bakıcı gideri talebinin trafik sigortası teminatları arasında bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe teminatı şahıs başına 390.000,00-TL olduğu halde, poliçe teminat limitlerinin üzerindeki tutarlar yönünden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kusura ilişkin itirazların dinlenmeden karar verildiğini,

kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olsa da, kaza tespit tutanağında kazaya karışanların farklı ifadeleri olması sebebiyle kusur tayini yapılamadığının bildirildiğini, bilirkişi raporunun sırf davacı tarafın ifadesine göre tanzim edilmiş olduğunu, kusur durumunun çelişkili olduğunu, çelişkinin ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından çözümlenmesi gerektiğinu, bilirkişi raporunda teknik faiz nazara alınmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, teknik faiz yöntemine göre yeni bir hesap raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 31.12.2019 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.

1-Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde, kazadan sonra düzenlenen 31.12.2019 tarih 18.30 saatli kaza tespit tutanağında, kaza yerinin, eğimli, dört yönlü kavşak olup, ışıklı, aydınlatmanın bulunduğu, havanın yağmurlu, alacakaranlık olduğu, zeminin ıslak ve kazaya sebep yol sorunu bulunmadığı tespiti ile,

sürücü ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Bağlum bulvarını takiben seyirle Mevlana sokak kavşağına geldiğinde kendisine hitap eden yeşil ışıkta geçtiği esnada solundan sağına karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, yaya ...’in ise Bağlum bulvarı üzerinde Karakaya caddesi tarafından gelip karşıya Mevlana sokak istikametine kendisine hitap eden yeşil ışıkta geçtiği esnada sağından Bağlum bulvarından gelen ... plakalı araç tarafından çarpıldığını iddia ettiği,

kazanın oluşumunda tarafların farklı beyan vermelerinden dolayı kaza yerinde varsa kamera kayıtları veya şahitler dinlendikten sonra kusurlamanın mahkeme tarafından yapılacağı belirtilmiştir.

Mahkemece adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı yaya ...’in 15.50 m geniş yolda 9.10 m yolu sağında araçların durmuş olması nedeniyle kat ederek yolu bitirmesine 6,40 m kala sağından seyirle kavşağa hız kesmeden fren tedbirsiz giriş yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ ön kısmı ile çarpılarak yaralandığı,

yayanın kat ettiği mesafe ile çarpılma noktası göz önüne alındığında akşam trafiğinin yoğun olduğu yol bölümünde kendisine kırmızı ışığın yanması durumunda bu kadar mesafeyi kat etmeden çok daha önce çarpılacağı görüşü ile yayanın yayalara yanan yeşil trafik ışığında geçişine bağlı kusursuz olduğu, araç sürücüsünün ışıklı kavşaktaki yaya geçidine yaklaştığında hızını azaltması, ilk geçiş hakkını yayaya vermesi gerekirken KTK 52/1-a,b, 74. maddeleri, Yönetmeliğin 101/a,b ve 146 maddelerini ve kendisine yanan kırmızı ışığı ihlal ederek KTK 47/b,c maddelerine riayetsizliği nedeniyle KTK 84/a maddesi uyarınca tamamen asli kusurlu olduğu,

davacı yayaya kusur izafe edilmediği belirtilmiş, davalı tarafca kusur raporuna itiraz edilmiştir. Dosya kapsamından kazanın oluşu, olay yeri kavşağın ışık kontrollü kavşak olması nedeniyle kırmızı ışık ihlali yapan tarafın net olarak belirlenmediği, bu hususta hazırlık soruşturma dosyası, ifadelerin ve ceza dava dosyasının getirilmeden adli trafik uzmanı bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir.

Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.

Bu durumda öncelikle kazaya ilişkin hazırlık soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyasının getirilmesi, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, ceza dosyası içeriğine göre kırmızı ışık ihlali yapan tarafın belirlenip belirlenmediği, kaza tespit tutanağında çarpma noktasının belirtilmediği, ceza dosyasında tespit edilmiş olması halinde cezada belirlenmiş olan maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacağı hususu da dikkate alınarak kusurun değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde gerektiğinde ATK veya Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek makina mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19.10.2021 tarihli raporda, davacının kaza sonrası tıbbi kayıtlarının incelendiği, fiziksel muayenesinin yapıldığı, fizik muayenesinde. yürüyüşünün yavaş ve kısa adımlarla olduğu, sağ kalça fleksiyonu 80 derece, adduksiyonu 25 derece, abdüksiyonu 30 derece, dış rotasyonu 35 derece, iç rotasyonu 30 derece, sağ diz fleksiyonu 90 derece, sağ baldırda 1 cm atrofi, bilateral alt ekstremite motor kas gücü muayenesinin tam olduğunun tespit edildiği,

Erişkinler için Engellilik Değelendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, alt ekstremite eklem hareket açıklığı, sol kalçada fleksiyon 80 derece olduğundan kalça eklemi hareket kısıtlılığının şiddetinin belirlenmesi, fleksiyon hareket kaybı için orta (%10) olduğu, diz eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özür oranının; fleksiyon hafif %10 olduğu, kişinin alt ekstremite engel oranları Balthazard Formülü ile toplandığında %19 olduğu, alt ekstremite engel oranının tüm vücut engel oranına dönüştürüldüğünde %10 olduğu halde davacının maluliyeti 65 yaşın üzerinde olduğundan bahisle maluliyet oranına %10 ilave edilerek hesaplama yapıldığı,

tanzim edilen raporun kazaya bağlı maluliyete ilişkin olması, genel vücut özürüne yönelik olmamasına rağmen, söz konusu %10 yaştan kaynaklanan özür oranının tazminat belirlenmesi açısından nazara alınıp alınmayacağı, alınacak ise gerekçesinin raporda açıklanmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, davacının tüm engel oranına ilave edilen yaştan kaynaklanan %10 engelin, kazaya bağlı yaralanması ile oluşan engeline ilave edilip edilmeyeceğinin değerlendirildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle oluşan her bir araz yönünden denetime elverişli oranlama yapılmak suretiyle ek rapor alınması, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak maluliyet durumunun açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2269, K. 2024/1546, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2269
Karar No
2024/1546
Tarih
6 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2271 K.2024/1716
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2272 K.2024/1709
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2275 K.2024/1643
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2279 K.2024/1559
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2280 K.2024/1605
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2284 K.2024/1531

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.