KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/605 - 2024/617
- Esas no
- 2022/605
- Karar no
- 2024/617
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/03/2021
- Numarası
- 2018/911 Esas 2021/195 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 14/05/2024
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 16.11.2011 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının idaresindeki... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararı için 100.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu, sigorta poliçesi limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kazada davacı ve dava dışı sürücü ...'in de tali kusurlu olduklarını, davacının aracında meydana gelen hasar bedelini karşıladıklarını, davacının kazaya bağlı olarak bir sakatlık veya iş göremezlik durumunun bulunmadığını, davacının kazaya bağlı olarak herhangi bir maddi kaybının ve zararının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre, 20.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, 16.11.2011 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalı sürücü ...'ın olayda %60 oranında, davacı sürücü ...'ın %20 oranında, olay yeri kavşak alanı içinde durak tesis eden kurum ya da kuruluşun olayda %20 yüzde yirmi oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Bölümü Başkanlığının 11.11.2019 tarihli raporuna göre 1984 doğumlu ...’ın 16.11.2011 tarihli yaralanması neticesinde, Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği,
6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, geçici süreyle başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığı kanaatine varıldığı, davacı ...’ın olay sonrası geçici iş göremezlik zararının 3.471.05 TL olarak hesaplandığı, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın %60 kusuruna karşılık gelen zararın 26.032,86 TL olarak hesaplandığı, davalı ...
Sigorta AŞ’ye davacı tarafından maddi tazminat talebinde bulunulduğu ve talebin davalıya 15/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, kaza tarihi itibariyle kişi başı vefat ve yaralanmada ZMMS teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle 02.10.2020 tarihinde başvuruya bırakılmış olup o tarihten itibaren karar tarihi olan 17.03.2021 tarihine kadar aradan geçen 3 aydan fazla süre bulunmasına rağmen davanın yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi gereği 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...
Sigorta Anonim Şirketinin 24.02.2021 tarihli dilekçesiyle davacıyla sulh olduklarını, sulh protokolünde davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediğini bildirmiş olmakla, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh olduklarını, dosyaya sunulan sulh protokolü, ibraname başlıklı yazı ile davacı davasından feragat edeceğini taahhüt etmiş ise de feragat beyanını iyi niyet kurallarına aykırı şekilde sunmadığını, yerel mahkemece takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, protokolde davalı şirketin yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından talebinin olmadığı gerekçesiyle vekalet ücretine ve yargılama giderine de hükmedilmediğini,
ibranamede davacının davasından feragat ettiğinin beyan edilerek imza altına alındığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece protokol esas alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğine göre, davacının diğer taahhütlerini de dikkate alarak feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150.maddesinde Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması başlığı altında, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez.
Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Mahkemece 02.10.2020 tarihli duruşma gün ve saatinin taraflara tebliği edilmesine rağmen, duruşmaya davacı ve davalıların katılmaması, mazeret bildirmemesi nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış ve 3 ay içerisinde yenilenmemesi nedeniyle HMK’nın 150.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalı sigorta tarafından dosyaya sunulan sulh protokolünde davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediğini bildirmiş olması sebebiyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı ise de, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin kendisine vekalet ücreti verilmesi yönünde istinaf sebebi bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 355. Madesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/605, K. 2024/617, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama