İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/754 K.2024/543

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/754Karar2024/543Tarih18 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.947 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Nisan 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/754 - 2024/543
Esas no
2022/754
Karar no
2024/543
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/02/2022
Numarası
2020/316 Esas 2022/53 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Trafik Kazasında Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
Yazılma tarihi
17/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.947 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 05/07/2018 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken karşıdan karşıya geçen yaya davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelerdeki aleyhe tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, davacının yatarak tedavi gördüğünü ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacı doğduğunu, davalı sigorta şirketine 16/05/2019 tarihinde başvuru yapıldığını,

ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 355.118,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.882,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davacı tarafça dava öncesinde davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Genel Şartlar’da belirtilen belgelerin tamanının ibraz edilmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur yönünden rapor alınması gerektiğini, davacıya SGK tarfından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve mahsupu gerektiğini,

geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının maluliyetinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan 28/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'un % 50 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 14/10/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 71 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 6 ay olduğunun belirlendiği,

aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 355.118,00 TL sürekli iş göremezlik, 4.882,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri nedeniyle olmak üzere toplam 360.100,00 TL maddi tazminatın 15/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalının sigorta poliçesinde belirtilen limitle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen kusur oranlarının dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, dosyada mevcut kusur raporları arasında çelişki mevcut olup çelişkinin giderilmesi gerektiğini,

Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02/03/2020 tarihli raporunda araç sürücüsünün % 15, davacının % 85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, kusur durumuna ilişkin çelişkinin açık olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosundaki olasılıklara göre hesaplama yapılması gerektiğini, her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmek suretiyle hesaplama yapıldığını, progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olup 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini,

bakıcı gideri olarak talep edilen 100,00 TL bakımından teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, Geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri ve tedavi harcamalarının davaya konu olayda yeni Genel Şartlar gereğince teminat kapsamı dışında olduğunu, SGK’nin sorumlu olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı sürekli sakatlık teminatından karşılanacağını, söz konusu teminatın tek olup poliçede yer aldığını, tedavi giderlerine, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici dönemdeki bakıcı giderleri için ayrıca bir teminatı olmayıp tek teminat limiti bulunduğunu,

mahkemece teminatı aşar şekilde karar verildiğini, hesaplanan tazminata avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ancak dava tarihinden yasal faize hükmedilebileceğini, aracın hususi araç olup haksız fiil hükümleri uyarınca yasal faiz uygulanabileceğini, davalı şirketin ticaret şirketi olmasının meydana gelen kazanın ticari iş olduğu anlamına gelmeyeceğini, aracın tüzel kişiye ait olmasının her halükarda avans faize hükmedilmesi anlamına gelmeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkindir.

Davacı vekili, 05/07/2018 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken karşıdan karşıya geçen yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece kusura ilişkin alınan 28/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı ...'un % 50 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 14/10/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 71 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 6 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dosya içeriğinden 05/07/2018 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı araç ile inişe hafif meyilli caddete seyir halinde iken seyrine göre sağından gelen ve yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'a aracının sol ön kısımları ile çarptığı,

yaya ...'un yolun karşısına geçmek için hemen yakınında bulunan metro alt geçidi kullanmadığı ve caddeden seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermeyip aksine davranarak yolun karşısına geçtiği sırada kazanın meydana geldiği belirtilerek tarafların ihlal ettiği kuralların belirtildiği ve kaza yeri krokisinde 10,30 metre mesafede metro alt geçidi asansörünün bulunduğunun gösterildiği,

kazaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/185242 sayılı soruşturmasında düzenlenen 13/11/2018 tarihli trafik bilirkişi raporunda kamera görüntülerinden de anlaşılacağı gibi araç sürücüsünün hızını trafik durumunun gerektirdirdiği şartlara uydurmadığı belirtilerek kazanın meydana gelmesinde %50 oranında asli kusurlu olduğu, yayaların yolda uyması gereken kurallar belirtildiği, yayanın sırf yolda bulunduğu için kaza sebebi olmayacağı, karşıdan karşıya geçişlerde yaya geçidinin kullanılmamasının kazaya asli sebep olmadığı, ancak karşıdan karşıya geçerken yolda tedbirsiz davranması,

yolu kontrol etmeden geçmesinin kazaya asli sebep olduğu, yaya davacının karşıdan karşıya geçerken tam olarak yolu kontrol etmediğinin kamera görüntülerinden anlaşıldığı belirtilerek % 50 oranında asli kusurlu olduğunun belirtildiği, soruşturma sonunda kovuşturma koşulu olan şikayetin gerçekleşmediği gerekçesiyle 02/04/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02/03/2020 tarihli raporda, kaza mahalline yakın mesafede metro alt geçidinin bulunduğu, metro asansörünün kaza noktasına uzaklığının 10,30 metre olduğunun belirtildiği,

davacı yaya ...'un Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesinin 05/07/2018 tarihli raporunda 3,05 promil alkollü olduğunun belirtildiği, kaza anına ilişkin görüntüler de değerlendirilmek suretiyle sürücü ...'nin idaresindeki araç ile mesken mahal içinde bölünmüş yolda seyri sırasında seyrine göre sağından yola giren yayaya karşı zamanında etkili tedbir almaması nedeniyle % 15 oranında, davacı yaya ...'un bulunduğu yol bölümünden karşıdan karşıya geçmek isterken öncelikle can güvenliği için 10,30 m ileride bulunan yaya alt geçidini kullanması, solundan gelen trafiği kontrol etmesi, gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate alması,

varsa gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi, geçişini uygun ortam sağladığında yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği belirtilerek % 85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından 10/03/2021 tarihli dilekçe ile bu rapora itiraz edilerek kazanın meydana geldiği yerde alt geçidi olduğu iddia edilen noktanın alt geçit değil, metro girişi olduğu ve iş bu metro girişinin yolun karşısında çıkışı olmadığından alt geçit olarak kullanılabilmesi ve alt geçit olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek ve ceza soruşturmasında düzenlenen kusura ilişkin rapor ibraz edilerek itiraz edildiği,

davalı vekilinin de 11/03/2021 tarihli dilekçe ile rapora itiraz ettiği, mahkemece makine mühendisi ve nörolog bilirkişi heyetinden alınan 28/06/2021 tarihli raporda sürücü ...'nin idaresindeki araç ile şehir içi meskun mahalde seyri sırasında hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlaması, yolun sağından yola giren ve ileri-geri hareket etmekte olan yayayı gördüğünde etkin fren tedbiri ile kazayı önleyici tedbir almadığından, bu şekilde hareket etmesine rağmen yolun büyük bölümünü geçen yayaya aracının sol ön tarafı ile çarptığından olayda % 50 oranında kusurlu olduğu,

yaya ...'un belirtilen kurallara uymadan yaya geçidi dışında karşıdan karşıya geçmek istediğinden, alkollü oluşu nedeni ile yolu gereği gibi kontrol edemeyip solundan gelen araca rağmen yola çıktığından, yine almış olduğu alkolün etkisi ile kısa sürede geçişini tamamlamayıp yolda kaldığından olayda % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

hükme esas alınan bu rapor ile Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02/03/2020 tarihli raporu arasında gerek tarafların ihlal ettiği kurallar ve gerekse kusur oranları yönünden farklılık bulunduğu gibi kaza yerine 10,30 mesafede bulunduğu belirtilen metro alt geçidinin yayaların yolun karşısına geçmesi imkanı tanıyan alt geçit niteliğinde olup olmadığı ve kaza tarihinde faal olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi bu yönde ileri sürülen iddiaların da açıklığa kavuşturulmadığı, mahkemece kusura ilişkin yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda öncelikle olay tarihi itibariyle kaza yerine 10,30 metre mesafede bulunduğu belirtilen metro alt geçidinin yayaların karşıdan karşıya geçmesi imkanını sağlayan alt geçit niteliğinde olup olmadığının ve kaza tarihi itibariyle faal durumda olup olmadığının ilgili kurumdan sorularak açıklığa kavuşturulması,

daha sonra ceza soruşturma evrakı, kaza tespit tutanağı ve krokisi, ifade tutanakları, toplanan delillere göre daha önce düzenlenen raporlar ile tarafların itiraz ve beyanları da değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana geliş şekli, kaza yeri ve özellikleri, çarpma noktası, kaza yerinde alt geçit bulunup bulunmadığı gibi hususlar da nazara alınarak Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesin 02/03/2020 tarihli raporu ile 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi,

kusur durumunun açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5- Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/3881 sayılı dosyasına yatırılan 584.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/754, K. 2024/543, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/754
Karar No
2024/543
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/755 K.2024/288
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/755 K.2024/283
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/755 K.2024/361
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/755 K.2024/248
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/755 K.2024/347
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/756 K.2024/348

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.