İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/996 K.2022/1442

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/996Karar2022/1442Tarih2 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Haziran 2022
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/996 - 2022/1442
Esas no
2022/996
Karar no
2022/1442
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2021
Numarası
2021/581 Esas 2021/752 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Müteveffa
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
02/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

15/04/2021 tarihinde Emirdağ ilçesi istikametinden Bolvadin istikametine seyir halinde bulunan sürücüsü ... olan, ... plakalı çekici (... plakalı yarı römork takılı) ile Gömü Belediyesi istikametinden kontrolsüz şekilde gelerek sürücülüğünü ...'nın yaptığı ... plakalı otomobile sol yan kısmından çarpması sonucu çift taraflı, ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın imam nikahlı eşi ...'nin vefat ettiğini, desteğinin ölümü nedeniyle müvekkilinin maddi açıdan mağdur olduğunu beyanla,

şimdilik 1.000,00TL maddi tazminat bedelinin belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talebi olduğunu, temerrüt tarihi olan 20/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61.ve 163., 2098 sayılı KTK'nın 88/1.maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul Üsküdar olmasından dolayı yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müteveffanın imam nikahlı eşi olduğu iddia edilen davacının taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı, dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce Karayolları Trafik Kanunu 97. ve 99. maddeleri gereğince müvekkili şirkete usul ve kanunlara uygun olarak başvuruda bulunmadığını, bu sebeple, davacının dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu usul ve yasalara uygun bir şekilde yapmamış olması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, ayrıca, haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirketçe kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev,

hukuki yarar yokluğu yönünden yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini, davacı ile müteveffa arasında resmi bir ilgi bulunmadığını, davacının müteveffanın vefatıyla birlikte desteğinden yoksun kaldığını iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffa ile davacının imam nikahlı olarak birlikte yaşamaları destekten yoksun kalma tazminatının hukuki şartlarını taşımadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, somut olayda; kazanın meydana geldiği yerin Emirdağ/Afyonkarahisar, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yerleşim yeri adresinin Üsküdar/İstanbul, davalı ...

Anonim Şirketi'nin yerleşim yeri adresinin Şişli/İstanbul, davacının ikametgahının Tercan/Erzincan ve poliçeleri tanzim eden acentelerin bulunduğu yerlerin İstanbul ve Konya olduğu, Ankara Mahkemelerinin ihtilaf bakımından yetkili olmadığı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere, davacı taraf, davalı sigorta şirketlerinin Ankara’da Bölge Müdürlüğünün bulunduğunu belirterek Ankara Mahkemeleri'nde dava açmış ise de; yasada düzenlenmeyen, görev ve yetkilerinin ne olduğu,

hangi bölgede bulunduğu bilinmeyen veya varsa adresi ancak internet üzerinden yapılacak arama ile bulunabilecek Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerin yasada düzenlenen şube ve acenteye kıyasla yetkili olarak kabul edilmesinin Anayasa'nın 142. maddesinde düzenlenen mahkemelerin görev ve yetkilerinin ancak kanunla düzenleneceğine ilişkin Anayasa Hükmüne açıkça aykırı düşeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E - 2018/463 K. sayılı sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisi ile ilgili ilamı da gözetildiğinde tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek,

davacı tarafın kanunda öngörülen genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açmadığı, yetkisiz mahkemede dava açtığı dikkate alındığında seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı sigorta şirketi vekili tarafından seçilen İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliği nedeni ile HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde. 6100 Sayılı H.M.K.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre. "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", 7. maddesinde de, "davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine,

onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denildiğini, yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer aldığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa dair davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi,

kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verildiğini, ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.’nin Ankara ilinde Bölge Müdürlüklerinin bulunduğunu ve buranın geçerli şube niteliğinde olması göz önüne alındığında Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılara zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların sebep oldukları trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava; genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.

Dairemiz tarafından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E- 2018/463 K. sayılı ilamı gereğince.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketine karşı açılan davalarda sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisi ile ilgili Bölge Müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde yasal bir düzenlenme bulunmadığı, kanunda bulunmayan bir düzenlemenin yorum yolu ile genişletilemeyeceği, Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği yönünde karar verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1087 E. - 2020/125 K. sayılı 11.02.2020 tarihli ilamında.

"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun görevli ve yetkili mahkemeyi düzenleyen 110. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının C.7 maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş, Kanundaki yetki kuralı aynen tekrar edilmiştir.

Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe Müsteşarlığa bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir.

Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca bölge müdürlüğü yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında bölge müdürlüğü adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edilmiştir.

Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2017 tarihli ve 2017/17-1110 E., 2017/860 K. sayılı kararında da benimsenerek davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili olan Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Bursa ilinde açtığı gözetilerek mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir." denilmiştir.

Dava konusu olayda davacı vekili davasını davalı sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğunu iddia ettiği yer mahkemesi olan Ankara Mahkemelerinde açmıştır.

Dairemiz tarafından Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan araştırmadan davalı sigorta şirketlerinin Ankara’da Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu anlaşılmış olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihat değişikliği de gözetilerek davanın yetkili mahkemede açıldığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esasına girilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf yoluna başvuran davacı yanca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/996, K. 2022/1442, 2 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/996
Karar No
2022/1442
Tarih
2 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/998 K.2022/703
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1002 K.2022/2152
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1002 K.2022/1630
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1002 K.2022/857
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1002 K.2022/819
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1004 K.2022/2497

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.