KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/512
- Karar no
- 2025/710
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26.12.2022
- Numarası
- 2020/448 Esas 2022/950 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 28.05.2025
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11.09.2018 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yoldan karşıdan karşıya geçen davacıya çarpması sonucu davacının ağır yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi,Tıp fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca hazırlanan sağlık kurulu raporuna göre %18 oranında malul kaldığını, 4 ay boyunca bakıcı ihtiyacı duyduğu ve 12 ay iyileşme süresinin olduğunun rapor edildiğini, davalı ... tarafından 14.01.2020 tarihinde 33.050,25 TL ödenmiş ise de ödemenin davacının zararının karşılamadığını belirterek HMK’nın 107.
Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 4.700,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL SGK'nın karşılamadığı tedavi giderlerinin davalı ... şirketinden eksik ödeme yapılan 14.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini sürekli iş göremezlik zararı 186.391,81 TL’ye, geçici iş göremezlik zararı 19.013,47 TL’ye, bakıcı gideri zararı 811,80 TL’ye ve SGK dışı karşılanmayan tedavi gideri ise 4.772,37 TL’ye olmak üzere toplamda 210.989,45 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle davalı şirket tarafından davacının zararının dava açılmadan önce karşılanmış olması sebebiyle reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri yönünden davalı şirketin sorumluluğu olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz uygulanması gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %60 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden, tedavi gideri için doktor bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu,
davacının sürekli iş göremezlik zararının 186.391,81 TL, geçici iş göremezlik zararının 19.013,47 TL, bakıcı gideri zararının 811,80 TL ve SGK dışı karşılanmayan tedavi giderinin ise 4.772,37 TL olduğu, kusur oranına göre davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 210.989,45 TL'nin 14.01.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücretin 2.85 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını ancak karar tarihinde yeni asgari ücretin belirlendiğini, hüküm tarihine en yakın son asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpma sonucu davacının ağır yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili, sürekli işgöremezlik zararının hesabı yönünden karar tarihine en yakın net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği yönünden istinaf itirazında bulunmuşsa da; hükme esas alınan aktüerya raporunun incelenmesinde, raporun 25.08.2022 tarihinde düzenlendiği, bilinmeyen dönem hesabında 2022 yılı sonuna kadar güncel asgari ücretin 2.85 katı üzerinden hesaplama yapıldığı, 01.07.2022 - 31.12.2022 tarihleri arasında güncel 5.500,35 TL net asgari ücretin 2.85 katının esas alındığı,
karar tarihinin 26.12.2022 olduğu gözetildiğinde karar tarihine en yakın verilere göre sürekli işgöremezlik zararı hesabının yapılmış olduğu anlaşılmış olmakla istinaf kanun yoluna başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılamayacağından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/512, K. 2025/710, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama