KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davalılar
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/78 - 2025/107
- Esas no
- 2023/78
- Karar no
- 2025/107
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2022
- Numarası
- 2022/18 Esas 2022/1046 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 17/02/2025
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10.08.2021 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakiye hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL ekspertiz raporu olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50,00 TL araç mahrumiyet zararının ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
ıslah dilekçesi ile talebini, bakiye hasar bedeli için 1.136,94 TL’ye, değer kaybı için 32.000,00 TL’ye, araç mahrumiyet zararı için 1.050,00 TL’ye, ekspertiz ücreti için 400,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının, sigorta şirketine başvurarak aracını tamir ettirdiğini, bu nedenle herhangi bir zararı bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, kaza sonrası davacının aracında çok az bir hasar oluştuğunu, 32.000,00 TL'lik değer kaybı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kusur raporundaki kusur oranlarını kabul etmediğini, kazanın davacının aracını dikkatsiz kullanması nedeniyle meydana geldiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sonrası taraflarına yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve 29.09.2021 tarihinde ...'a 6.316,35 TL, yetkili servise 10.561,32 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davacının talep ettiği araç mahrumiyet zararının teminat dışı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet zararının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu,
hasar bedeli yönünden zararın karşılandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 32.000,00 TL değer kaybı alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davalı sigorta şirketi yönünden 14.12.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden olay tarihi olan 10.08.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
1.050,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın davalı ...'dan olay tarihi olan 10.08.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, hasar bedeli tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hasar bedeli yönünden KDV’nin de hüküm altına alınması gerektiğini, yedek parça yönünden iskontosuz hesaplama yapılması gerektiğini, ödemenin yeterli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıya ait aracın ticari olmadığını, bu nedenle avans faize hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının değer kaybı yönünden bir başvurusunun olmadığını, hesaplanan değer kaybının fahiş olduğunu, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait aracın ticari olmadığını, bu nedenle avans faize hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle hasar bedeli, araç mahrumiyet zararı ve değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, aracın tamir bedeli yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, dosyada mevcut 22.09.2021 tarihli eksper raporu esas alınarak davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin 15.266,62 TL olduğu, dava konusu kazada hangi parçaların hasar gördüğünün, parça bedellerinin ayrıntılı ve denetime uygun ve ayrıntılı şekilde gösterilmediği, eksper raporunda parçalara uygulanan %36 oranındaki iskontoların aynen benimsendiği, parça bedellerine KDV’nin de eklenmediği görülmüştür.
Davalılar, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarar bedelinden sorumlu olup sigorta şirketi ile servisler arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı zarar göreni bağlamayacağı gözetilerek aracın tamir edilip edilmediği, edilmiş ise tamir yapan servis tarafından belirtilen iskonto oranlarının uygulanıp uygulanmadığı, tamir edilmemiş ise sigorta şirketleri dışında yaptırılan onarımlarda iskonto yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ekspertiz raporunda belirtilen iskontonun davacının tamir bedeline uygulanması,
parça bedellerine KDV uygulanmamış olması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 15.266,62 TL hasar bedeli belirlendiği belirtilerek buna göre araçta 32.000,00 TL değer kaybı olacağı belirtilmiş ise de araçta meydana gelen hasarlı parçalar ve onarım işçilikleri ayrıntılı belirtilmediğinden değer kaybına ilişkin belirlemenin denetimi mümkün olmadığı görülmekle kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporları, kaza nedeni ile hasar gören parçalar tek tek belirlenerek, parça bedeli + işçilik bedeli + KDV gösterilmek suretiyle ayrıntılı hasar bedeli tespiti yapılması, tüm belgeler incelenerek,
aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, hasar onarım bedeli de dikkate alınarak boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/78, K. 2025/107, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama