İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1186 K.2026/719

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/1186Karar2026/719Tarih22 Nisan 2026Okuma8 dk · 1.558 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Nisan 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1186 - 2026/719
Esas no
2024/1186
Karar no
2026/719
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18.07.2024
Numarası
2021/322 Esas 2024/435 Karar
Davanın konusu
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
24.04.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.558 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

25.02.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının zararını karşılaması gerektiğini, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek,

fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.900,00-TL daimi ve 100,00-TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 10.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 07.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 90.379,79-TL daimi 1.895,48-TL geçici iş görmezlik tazminatını olacak şekilde artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davalının sigortalı araç sürücünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, davacının daimi maluliyet zararı bulunmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kullandığı tescilsiz motosiklet ile davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin neden olduğu trafik kazasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.12.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacın % 85 oranında asli, sigortalı araç sürücüsünün ise %15 oranında tali kusurlu bulunduğu,

olay nedeniyle davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18.102023 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmeliğe göre vücut özür oranının % 10, kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespiti edildiği,

bu nedenle hesap bilirkişisince tespit edilen 1.895,48-TL geçici iş görmezlik zararı ile 90.379,79-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 92.275,27-TL zararının oluştuğu, davadan önce davalı şirkete 10.12.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, ödeme yapılmadığından davalının 23.12.2019 tarihinde temerrüte uğradığı belirtilerek,

davacının davasının kabulü ile 90.379,79-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı, 1.895,48-TL geçici iş gücü zararı olmak üzere toplam 92.275,27-TL'nin temerrüt tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış davanın kesin hükme konu bir dava olup davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacını dava açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu neticesinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikte bulunan bilirkişi raporuna iştirakle başvuranın başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilerek 31.12.2020 tarih ve 2020/106306 sayılı kararla başvurunun reddine karar verildiğini,

davacı tarafın bu karara karşı İtiraz Hakem Heyeti'ne itiraz yoluna gitmiş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kesin olarak itirazın reddine karar verildiğini, kesin hüküm bulunduğundan esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporu kaza esnasında yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

davalı sigorta şirketinin meydana gelen kazadan kaynaklı olarak talep edilen geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davalıya yapılan başvuruda İlliyet bağına yönelik somut delil niteliğinde hiçbir tıbbi belge dosyada sunulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne, karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile kesin hüküm itirazında bulunmuştur. Dilekçe ekinde bulunan Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 24.08.2020 başvuru 31.12.2020 karar tarih ve 2020.E.66712- 2020/106306 K. Sayılı kararı sayılı tahkim dosyası kapsamında davalı nezdinde sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, kaza nedeniyle malul kalan davalının zararının giderilmesi amacıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığını,

ancak zararın karşılanmadığını beyanla HMK Madde 107 uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, komisyonca başvuranın başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiş, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 24.08.2020 başvuru, 31.12.2020 karar tarih ve 2020.E.66712 - 2020/106306 K.sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114. maddesinde, dava şartları düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, "dava şartlarından maksat, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hâllerdir." Dava şartlarının bulunup bulunmadığı taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında nazara alınır.

Dava şartlarının bulunmaması ve yargılama sırasında verilecek süre içerisinde tamamlanacak olması durumunda, mahkemece HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verecektir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu dava şartı olarak kabul edilmiş iken (görev, kesin yetki, yargı yolu, taraf ehliyet vs) bir kısım sebepler de olumsuz dava şartı olarak olarak (derdestlik, kesin hüküm gibi) HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir.

Kesin hüküm de HMK'nın 114/1-i maddesinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" denilerek, olumsuz dava şartı olarak kabul edilmiş iken, maddede hangi kararların, davada kesin hüküm oluşturacağı açıklanmamış ise de, HMK'nın 303. maddesinde "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " denildiğinden,

kararın şekli anlamda kesin hüküm oluşturmasına ilişkin hükümleri çerçevesinde, öncesinde verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilir. Tarafların alternatif çözüm yolu olarak tahkim yoluna müracaat etmiş olmaları halinde, yasal düzenlemede aksine bir düzenleme olmadıkça tahkim neticesinde, esastan verilen kararlar aynı uyuşmazlığın yeniden davaya konu edilmesi halinde kesin hüküm oluşturacaktır.

Tahkim başvurusu neticesinde esastan karar verilmiş olmasından sonra da, kamu yargısına gidilebileceğinin kabulü, tahkimin alternatif çözüm yolu niteliği ile bağdaşmayacaktır.

Gerek mahkeme kararlarının, gerekse de tahkim kararlarının, sonrasında açılacak davada kesin hüküm oluşturmuş olması için aranan koşul, kararın esastan verilmiş olması olup, esastan verilen kararın, talebin reddine ya da kabulüne yönelik olması sonuca etkili değildir. Dolayısı ile davanın ya da başvurudaki talebin kanıtlanamamış olması nedeniyle esastan reddine karar verilmiş olması durumunda da, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlar, sonrasında açılacak davalarda kesin hüküm oluşturacaktır.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından anılan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararları getirtilip takim yargılaması neticesinde verilen kararın eldeki dava dosyasına konu tazminat talepleri dikkate alınarak kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği, dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilmek sureti ile infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de; davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile kavşağına geldiği esnada seyrine göre sağ taraftan gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kesimlerine çarpması sonu meydana gelen kazanın oluşumunda tahkim dosyasına esas alınan kusur raporunda davacının % 100 oranında asli ve tam kusurlu bulunduğu,

mahkemece alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 22.12.2021 tarihili kusur raporunda ise davacı sürücü ...'ın % 85 oranında asli, davalı tarafından sigortalı araç sürücü ...'nin %15 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu rapora göre hüküm kurulmuştur.

Ancak mahkemece kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler irdelenip, olaya ilişkin maddi olgular da dikkate alınmak sureti ile İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde tahkim yargılaması ile mahkemece hükme esas alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın oluşumunda tarafların kusur oranlarını gösterir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1186, K. 2026/719, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1186
Karar No
2026/719
Tarih
22 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1187 K.2026/699
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/1188 K.2026/582
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1189 K.2026/627
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1191 K.2026/207
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1191 K.2026/398
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1192 K.2026/714

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.