İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1248 K.2026/724

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/1248Karar2026/724Tarih22 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.916 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1248
Karar No
2026/724
Karar tarihi
22 Nisan 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1247 - 2026/723
Esas no
2024/1247
Karar no
2026/723
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28.05.2024
Numarası
2023/628 Esas 2024/309 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
29.04.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.916 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 17.12.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici, kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik, 399.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 1.000.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarını 82.886,97 TL, bakıcı gideri talebini 8.593,20 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun nazara alınması gerektiğini, davacının motosiklet ile kazaya karıştığından kask ve koruyucu ekipman yönünden inceleme yapılması gerektiğini, maluliyete ve kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, avans faizi talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin olduğu, 08.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.04.2024 tarihli raporda davacının engel oranının %14 olduğu,

iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, 24.04.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak poliçe limitinin 500.000,00 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 506.874,56 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, kaza tarihinde poliçe teminat limitinin 1.000.000,00 TL olup mahkemece 500.000,00 TL olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kaza tarihindeki poliçe limitinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında kabul edilerek karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri teminatı kapsamında yer aldığını, mahkemece davacının koruyucu tertibat kullandığına dair delil bulunmadığını,

müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasının hatalı olup davacının kask kullandığını, kaza tespit tutanağında tespit edilemediğinin belirtildiğini, Yargıtay uygulamalarına göre kişinin kaskının takılı olmadığının somut şekilde tespiti turumunda müterafik kusur indirimi yapılmasının mümkün olduğunu, davacının kask takmadığının somut dayanağı bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kazaya karışan sigortalı aracın dava dışı şirket adına kayıtlı olduğunu,

ticari şirkete ait olan aracın kusuruyla sebebiyet verdiği kazada avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca faiz tarihinin başvuru tarihinin ispat edilemediği gerekçesiyle dava tarihinden başlatılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça tüm gerekli belgeler ile 19.01.2023 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu,

eksiklikler ikmal edilerek 06.05.2023 tarihinde teslim edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre başvuru tarihinden 8 iş gününden sonra faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için ödenen 02.04.2024 tarihli 6.000,00 TL tutarlı adli tıp fatura bedelinin yargılama gideri olarak eklenmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışmaları sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Davacı vekilinin poliçe limitine ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, dava 17.12.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada yaralanan davacı için geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepleri ile açılmıştır.

Davalı sigorta şirketi kazaya neden olduğu iddia edilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, sorumluluğu kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak işletenin kusuru oranında sorumludur.

Buna göre kaza tarihi olan 17.12.2022 tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin daimi sakatlık ve ölüm halinde 1.000.000,00 TL, sağlık ve tedavi giderleri için 1.000.000,00TL olduğu anlaşılmakla mahkemece teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu kabulü ile hüküm oluşturulmuş olması doğru görülmemiştir.

Buna göre mahkemece davacının yaralanması sonucu meydana gelen zararlarının belirlenmesi için alınan aktüer raporuna göre %14 maluliyet oranı, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 1ay bakıcı ihtiyaç süresi için yapılan hesaplamada davacının 82.886,97 TL geçici iş göremezlik zararı,1.409,326,56 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 8.593,20 TL bakıcı gideri hesaplanmıştır.

Yargıtay uygulamalarında değişikliğe gidilerek geçici iş göremezlik tazminatının, sakatlık/ölüm teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerektiğine karar verildiği (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli ve 2023/12431 Esas,

2025/13675 Karar sayılı kararı) dikkate alınarak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinde geçerli olan sakatlık/ölüm teminat limitini aştığından geçici ve sürekli iş göremezlik zararından 1.000.000,00TL poliçe teminat limiti ile bakıcı giderinin ise tedavi gideri teminatı kapsamında olduğu değerlendirilerek ve teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasına ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.

Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. 2015. S.

582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

Mahkemece, motosiklet sürücüsü olan davacının maluliyet raporuna göre kafa bölgesinde yaralandığı ve maluliyetine etki ettiği, davacının koruyucu tertibat kullandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de, kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü davacının koruyucu tertibat durumunun belirsiz olduğunun belirtildiği,

davacının maluliyet raporunda belirtilen yaralanmalarına ve toplanan tüm delillere göre davacının maluliyeti ile koruyucu tertibat kullanmaması arasında illiyet bağı bulunduğu ve davacının zararın artmasına neden olduğu iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.

Bu durumda hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından poliçe limiti gözetildiğinde müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış olması sonuca etkili olmadığı, bakıcı gideri yönünden ise tedavi gideri limiti üzerinden aktüer bilirkişi raporunda belirlenen 8.593,20 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine ve türüne yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde.

26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur.

Somut olayda davalı sigorta şirketine davacı tarafça 09.05.2023 tarihinde başvurulduğu, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca ve başvuru tarihine göre faiz başlangıç tarihinin 22.05.2023 olarak belirlenmesi ve kazaya karışan sigortalı ... plakalı aracın işleteninin dava dışı ticari şirket olduğu nazara alındığında hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmış olması doğru değildir.

4-6100 sayılı HMK'nın Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde "Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi,

müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece hükmün yargılama giderlerine ilişkin 6 numaralı bendinde, davacı tarafça yapılan ve 05.04.2022 tarihli dilekçe ekinde dekontu ibraz edilen maluliyet raporu ücretine ilişkin 6.000,00 TL'lik giderin yargılama giderleri arasında gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.

Bu durumda davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kaza tarihi itibariyle poliçe limiti nazara alınarak kısmen kabulü ile 1.000.000,00 TL, bakıcı gideri talebinin kabulü ile 8.593,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olarak belirlenen 22.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

1-Davanın kısmen kabulü ile toplam 1.000.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.593,20 TL bakıcı giderinin 22.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı 68.897,00 TL olduğundan peşin olarak alınan 3.727,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.169,05 harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 157.288,98 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 10.430,35 TL başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 9.637,64 TL'sinin ve davacı tarafından yatırılan 3.727,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 320,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 1.489,40 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,

3-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1248, K. 2026/724, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. II - İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1248
Karar No
2026/724
Tarih
22 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1249 K.2026/617
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1250 K.2026/546
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1254 K.2026/554
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1258 K.2026/752
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1259 K.2026/689
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1262 K.2026/487

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.