İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1502 K.2026/716

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili, ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan…

Esas2024/1502Karar2026/716Tarih22 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.243 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Nisan 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1502 - 2026/716
Esas no
2024/1502
Karar no
2026/716
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09.10.2024
Numarası
2022/1336 Esas 2024/1045 Karar
Davanın konusu
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
22.04.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.243 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili, ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

21.10.2021 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı halk otobüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak yeşil ışıkta geçen davacılar ... ve ...’ye çarparak yaralanmalarına ve malul kalmalarına neden olduğunu, kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün ışık ihlali yaptığı, yaya davacıların herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiğini, olay nedeniyle davcılara geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinin ödenmesi ile ilgili 19.07.2022 tarihinde başvuru yapılmış ise de sonuç alamadığını,

davalıların davacıların maddi ve manevi zararından sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik ... için 800,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı ...'a ödenmesine, ... için 1.000.000,00 TL, kazazede ...'ın eşi olan ..., kızı olan ... ..., kızı olan ..., oğlu ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...

Müessesesinden müştereken ve müteselsilen alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş, yargılama sırasında değer artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebinin 19.011,54 TL, sürekli iş göremezlik talebini 2.422.772,90 TL, bakıcı gideri talebini ise 7.154,00 TL olacak şekilde artırmıştır.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, kazada davalının kusurunun bulunmadığını, talep edilen alacakların fahiş nitelikte olduğunu, maluliyetin Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar ile tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı gideri bakımından faturalandırılmamış talebin reddinin gerektiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisinin hiçbir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, faize, kur tarihine ve temerrüt tarihine itiraz ettiklerini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının poliçe kapsamında olup sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; davanın meydana gelmesinde kusur ve sorumlulukları bulunmadığından kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı yanın kısmi dava açmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davalıya ait araç şoförünün kusursuz olduğunu, davacının tüm taleplerini sigorta şirketine yöneltmesinin gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat miktarının fahiş olduğunu ve herhangi bir bilgi ve belgeye dayandırılmadığından hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili süresinde sunulmayan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile dönel kavşağa giriş yaptıktan sonra sağa giriş yaptığı esnada yaya geçidine geldiğinde o esnada yolun karşısına geçmekte olan yayalar ... ve ... ...'a yolun sol şeridi üzerinde çarpması soncunda davacıların yaralandığı, ceza dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un kırmızı ışıkta geçme kusurlarını ihlal ettiğinden asli kusurlu, yayalar ... ve ... ...'ın kusursuz olduklarının tespit edildiği,

yargılama sırasında karayolları fen heyetinden alınan kök ve ek kusur bilirkişi raporunda da ...

Plakalı otobüs sürücüsü ...'un kazanın oluşumunda Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b, 47/b-e-d, 57/a, 84/a madde hükümlerine aykırı davranması nedeniyle %100 oranında kusurlu, yayalar ... ve ... ...'ın ise her hangi bir kusur ya da kural ihlallerinin bulunmadığının bildirildiği, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.03.2024 tarihli raporda davacı ...'ın 21.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %44 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,

2 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, devamlı surette başkasının bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, SGK Başkanlığı tarafından davacı ...'a ait sürekli iş göremezlik geliri ödenmediği, rücuya tabi herhangi bir gelir/aylık ödemesinin bulunmadığı, peşin sermaye değerinin bulunmadığının bildirildiği,

kaza tarihinde ZMMS (Trafik) sigortası limiti kişi başına ölüm ve sakatlanma limitinin 430.000,00 TL olup davalı sigorta şirketinin sigorta limiti ile sorumlu olacağı, denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan aktüerya bilirkişi kök ve ek raporuna göre davacı ...'ın bu yaralanması nedeniyle, davalı TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre hesap yapılarak, zarar gören ... lehine toplam 2.448.938,44 TL zarar hesaplandığı, davacının mevcut yaralanması karşısında manevi tazminat koşullarının da oluştuğu belirtilerek, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile,

2.448.938,44 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, faizin başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi için 01.08.2022 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren belirlenmesine,

davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 1.000.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile hesaplanarak ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili, ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalının kusuru bulunmadığını, davalının alt işveren ...'a bağlı olarak görevini ifa ettiğini, kaza tarihinde güzergahı doğrultusunda seyir halinde iken dönüş esnasında yaya geçidinin 2 metre kadar ilerisinde önüne aniden çıkan iki adet yayaya her ne kadar ani fren tedbirine başvursa çarptığını, kazanın meydana gelmesinin en büyük sebebinin otobüslerde bulunan vadilatör adı verilen kart okuma cihazının konumu olduğunu, kart okuma cihazının davalının yayaları fark etmesini engellediğini,

belediye otobüsünün teknik özelliklerini de göz önünde bulundurarak inceleme ve kusur tespiti yapılması gerekmekteyken aksi kabulde dosyaya sunulan raporda yalnızca yol ve yayaya ilişkin durumun göz önünde bulundurulduğu, hatalı ve eksik kusur değerlendirmesi yapıldığını, davalının hızının normalin üstünde olmadığını, yayalar tam yaya geçidi üzerinden geçmiş olsalar idi konum itibari ile kart okuma cihazının arkasında kalmayacak ve neticeten bu kaza meydana gelmeyeceğini, davalının kusurlu olduğu varsayımında dahi hükmedilen maddi - manevi tazminat bedeli fahiş ve haksız olduğunu,

davalı işçi olup mesleği ailesinin tek geçim kaynağı olduğunu, somut olay bakımından davalının kusur durumu, ekonomik koşulları, davacıların yaralanması gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının çok fazla olduğunu, davacının maluliyet oranı %44 olup diğer davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi kanuna aykırı olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davalı bakımından temerrüt tarihinin dava dilekçesinin tebliği tarih olduğunu, reeskont faiz talep etmişse de ancak yasal faiz uygulanabileceğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamı poliçe kapsamında olup sigorta şirketlerinin sorumluluğunda kaldığını belirterek,

kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyetin tespiti hususunda alınan raporların birbiri ile çeliştiğini, olayın akabinde davacı tarafından alınmış ve mahkemeye sunulmuş maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %26 olduğunun tespit edildiğini, dava dosyasında alınan maluliyet raporuna göre davacı yanın maluliyet oranı %44 olarak tespit edildiğini, iki raporda bulunan oranların arasında ciddi bir fark mevcut olduğunu, sigortalıya tam ve asli kusur isnadı yapılarak karar verilmeyeceğini, davacı yayanın yola atlayarak kazaya kusuru ile sebebiyet verdiğini,

davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin üzerinde sorumlu tutulduğunu, davalı aleyhine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığından ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacının olay tarihinde çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik zararının oluşması mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının iş bu konusu kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan araç her ne kadar davalıya ait ise de araç sürücüsü ...'ın davalının hizmet alımı yaptığı ...

AŞ bünyesinde çalıştığını, araç sürücüsü ... gerekli tüm tedbir ve önlemleri aldığı halde dava konusu kaza gerçekleştiğini, otobüs şoförünün sosyal durumu ve ödeme gücü gözetilerek bir tazminat miktarı belirlenmesi gerektiğini, dava sonunda hükmedilen manevi tazminat miktarı ne olursa olsun yasa gereği otobüs şoförüne rücu edileceğini, davalının birden fazla sigorta poliçesi mevcut olduğunu, davalının aracının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigorta teminatı altına alındığını, bu nedenle sigorta şirketinin maddi, manevi tazminat,

bakıcı gideri vb. tüm tazminat taleplerinin hepsinden sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı tarafın herhangi bir talebi varsa tüm taleplerini ...

Sigorta AŞ'ye yöneltmesi gerektiğini, kazanın ciddiyeti, yaralanmanın verdiği hasar ve tedavi süreci göz önüne alındığında talep edilen ve bilirkişice hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu, karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu, taraflı ve yanlı olduğunu, rapor kaza tespit tutanağı dikkate alınmadan davacı tarafın söylemleri dikkate alınarak yazıldığını keşif günü olay mahalline kazayı kazazedeler değil kazazede ...'ın eşi anlattığını, kaza yerinin tespitinde tereddüte düşüldüğünü,

sadece CD görüntü kayıtlarına göre değerlendirme yapılıp kazazedelerin kusursuz olduğu sonucuna varılması hatalı olduğunu, mahkemece tek bir maluliyet raporuyla yargılama yapıldığını, itirazların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, dosyanın adli tıp kurumu üst kuruluna gönderilmesi talep edilmesine rağmen mahkeme tarafından itirazları dikkate alınmadan dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası neticesinde yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli, geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile manevi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.

Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Yine davacının ileri sürdüğü psikiyatrik rahatsızlığın maluliyete esas alınabilmesi için kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının, sürekli olup olmadığının ve davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespiti gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın 02.11.2022 tarih ve 2022/7946 E. - 2022/13622)

Somut olayda mahkemece dosyaya kazandırılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.03.2024 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre travma sonrası stres bozukluğu ve tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen üst ekstremiteye ait diğer yaralanmaları dikkate alınarak Balthazard Yöntemi kullanılarak davacının 21.10.2021 tarihli yaralanması neticesinde kişinin engel oranının %44 olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 ( iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği ve mahkemece raporun hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür.

Hükme esas alınan raporda davacının hesaplamaya dahil edilen %40 maluliyetinin travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle oluştuğu belirtildiğinden zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, bu nedenle tedavi görüp görmediği, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği,

araz bırakacak şekilde ömür boyu çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için mahkemece tüm tedavi evraklarının getirtilip gerekli muayenesi yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümlerinden içerisinde psikiyatrik değerlendirmeleri yapacak uzman doktorun yer aldığı kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu alınması gerekirken itiraza uğrayan ve yetersiz raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından belirtildiği şekilde maluliyet raporu alınarak varsa raporlara yönelik itirazlar da giderilmesini müteakip, gerekiyorsa dosyanın yeniden aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar dikkate alınarak geçici,

sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına yönelik yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslar ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar dikkate alınarak yapılacak hesaplama oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye poliçe limiti belirlenmek suretiyle limiti aşmayacak biçimde, faiz başlangıç tarihi ve türünü belirtilecek şekilde, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabul göre de; davalı taraf aracı, ... Genel Müdürlüğü adına trafikte kayıtlı kamu yararı amacıyla kamu hizmetine tahsis edilmiş belediye otobüsü olup, ticari kazanç gayesi bulunmadığından yasal temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde avans faizine hükmedilmesinde de hukuki isabet görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5-Düzce İcra Müdürlüğünün 2024/19269 esasına yatırılan 899.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1502, K. 2026/716, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1502
Karar No
2026/716
Tarih
22 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1504 K.2026/1003
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1517 K.2026/1203
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1524 K.2026/540
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1525 K.2026/1081
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1526 K.2026/546
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1527 K.2026/288

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.