İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/627 K.2026/103

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2024/627Karar2026/103Tarih30 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.981 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ocak 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/627 - 2026/103
Esas no
2024/627
Karar no
2026/103
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13.11.2023
Numarası
2022/682 Esas 2023/758 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
23.02.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.981 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 20.08.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 60 metre sürüklendikten sonra daha önceden meydana gelen tek taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına yolun sağ tarafında bulunan emniyet şeridinde müdahale eden ... plakalı ambulansa çarptığını,

ambulansın çarpmanın etkisiyle spin atarak arka kısımlarıyla yine emniyet şeridinde duran ... plakalı itfaiye aracının sol arka ve yan kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında daha önceden meydana gelen trafik kazasında yaralananlara emniyet şeridinde müdahale eden davacılardan ...'un eşi, diğer davacıların babası yaya ...'un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun 25.09.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi,

arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000.00 TL, ... için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 510.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında taleplerini, davacı eş ... için 989.559,18 TL, kızı ... için 10.440,82 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranına olduğunu ve kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ya da Karayolları Fen Heyetine tevdi edilmesi, kazaya ilişkin olarak derdest ceza dosyasının bulunması hâlinde bekletici mesele yapılması ve davacıların müteveffanın kendilerine destek olduğu hususunu ispatlamaları gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığından tazminata hükmedilmesi hâlinde dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazaya ilişkin olarak yapılan soruşturmada alınan 20.08.2022 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 28.12.2022 tarihli raporlarında, ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün aracın kontrolü dışına çıkmasına neden olarak ve tam kusuru ile trafik kazasına neden olduğu, ölen de dahil ilk kazaya müdahale etmeye çalışan kişi ve araç sürücülerinin olayda kusurlarının bulunmadığının belirtildiği,

her ne kadar kaza tarihindeki poliçe limiti kişi başı 500.000,00 TL ise de, sigortalı araç şehirler arası yolcu taşıyan otobüs niteliğinde olduğundan, yasal düzenleme gereği bu araçlar için limit iki kat uygulandığından, kişisel poliçe limitinin 1.000.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, aile nüfus kayıt tablosu incelendiğinde, müteveffanın davacı ...'ün eşi ve davacılar ... ve ...'in ise babaları olduğu,

ölenin eşi ... ile henüz destek alma yaşı dışına çıkmamış olan davacı ... yönünden müteveffanın destek olmaya devam ettiği, destek tazminatı talep eden davacı ... ise 01.07.2003 doğumlu olduğundan ve kaza tarihi olan 20.08.2022 tarihinde 18 yaşını tamamladığından, bu davacı yönünden ölenin desteğinin devam ettiğine ilişkin delil sunulmadığı gibi, bu davacının bedensel ya da sağlık sorunları nedeni ile hâlen ölenin desteğine muhtaç olduğuna ilişkin delil de sunulmadığından, ölenin davacı ... yönünden destek olma durumunu bulunmadığı,

yapılan hesaplama sonucu bu iki davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağı toplamının 1.000.000,00 TL'lik limiti aştığı için, grame yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre davacı eş ... için 989.559,18 TL nin ve davacı ... ... için 10.440,82 TL'nin davalıdan alınıp davacılara ödenmesi gerektiği belirtilerek davacı ...'un talebinin reddine, davacı ... için 989.559,18 TL'nin, davacı ... için 10.440,82 TL'nin 06.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiş,

hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin yanlış belirlendiğini, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 1.000.000,00 TL olduğunu, şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan araçlar için limitin 2 katı uygulanması gerektiğini, bu sebeple davalı şirketin 2.000.000,00 TL limit ile sorumlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları ve gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu, yargılamanın görüleceği tarihteki asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki şehirler arası yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 60 metre sürüklendikten sonra daha önceden meydana gelen trafik kazasına yolun sağ tarafında bulunan emniyet şeridinde müdahale eden ambulansa çarptığı, ambulansın çarpmanın etkisiyle spin atarak arka kısımlarıyla yine emniyet şeridinde duran itfaiye aracının sol arka ve yan kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında daha önceden meydana gelen trafik kazasında yaralananlara emniyet şeridinde müdahale eden davacılardan ...'un eşi,

diğer davacıların babası yaya ...'un vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı istemiş, mahkemece, her ne kadar kaza tarihindeki poliçe limiti kişi başı 500.000,00 TL ise de, sigortalı araç şehirler arası yolcu taşıyan otobüs niteliğinde olduğundan, yasal düzenleme gereği bu araçlar için limit iki kat uygulandığından, kişisel poliçe limitinin 1.000.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, davacı ...'un 01.07.2003 doğumlu olduğu ve kaza tarihi olan 20.08.2022 tarihinde 18 yaşını tamamladığı,

müteveffanın desteğinin devam ettiğine ilişkin delil sunulmadığı gibi, bu davacının bedensel ya da sağlık sorunları nedeni ile hâlen ölenin desteğine muhtaç olduğuna ilişkin delil de sunulmadığından, davacı ... yönünden destek olma durumunun bulunmadığı,

diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma alacağı toplamının 1.000.000,00 TL'lik limiti aştığı için, grame yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulduğu belirtilerek davacı ...'un talebinin reddine, davacı ... için 989.559,18 TL'nin, davacı ... için 10.440,82 TL'nin 06.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

1-4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile karayolu taşımacılığına ilişkin kurallar belirlenmiş ve yolcu taşımacılarının sorumlulukları yasanın 17 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş iken, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile yapılan düzenlenmeler ile yolcu taşmacılığındaki taşımacının sorumluluklarına ilişkin 17. maddesinden 25. maddesine kadar olan hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlükten kaldırılan düzenlemeler arasında taşımacının sorumlulukları yanı sıra yolcunun bedeni zararları için sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu olduğuna ilişkin hükümler de yer almaktadır.

6704 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye ilişkin ilgili maddenin yasama gerekçesinde "Sorumluluk sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda zorunlu mali sorumluluk sigortası olarak düzenlendiği için, aynı konuda mükerrer düzenlemenin ortadan kaldırılması amacıyla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda düzenleme yapılmaktadır." denilerek, ilgili maddelerin kaldırılma gerekçesi açıklanmıştır.

Yapılan düzenleme ile Karayolları Taşıma Kanunu çerçevesinde yolcu taşıması yapan araçlar yönünden zorunlu mali sorumluluk sigortası haricinde, ayrıca yolcular için zorunlu sorumluluk sigortası yapılması zorunluluğu kaldırılmışken, 22.05.2016 tarihinde Resmi Gazetede "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde değişikliğe giderilerek,

Yönetmeliğe eklenen 28/A maddesi ile "(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır." denilmiştir.

Yapılan yönetmelik düzenlemesinde, bu kapsamda alınacak primlere ilişkin bir belirleme yahut bu kapsamda taşmacılık yapan araçlar için düzenlenecek poliçelerin diğer araçlardan farklı bir şekilde düzenleneceğine ilişkin kurallar getirilmemiş, sadece "teminat limitlerinin iki katı uygulanacağı" belirtilmiştir.

Somut olayda, davacılar vekili davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsünün tam kusuru ile neden olduğu kaza nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince teminat limitinin 2 katı olması gerektiği iddiasında bulunmuş ise de; davacıların desteğinin ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsünde yolcu konumunda olmadığı, daha önce meydana gelen kaza nedeniyle yardım eden yaya olduğu,

yönetmeliğin 28/a maddesinin sigortalı araçta yolcu olarak taşınanların zararları yönünden uygulanacağı, davacıların yaya olan desteği ile davalı şirketin sigortalısı arasında taşıma ilişkisi bulunmadığı,

davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında kaza tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu anlaşılmakla her ne kadar mahkemece kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının olay tarihindeki kişi başı teminat limiti yanlış değerlendirilerek iki limit uygulanacağı kabul edilmesi yanlış ise de sonuç itibariyle davalının olay tarihideki kişi başı sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 1.000.000,00TL olması nedeniyle sonuç itibariyle davacılar lehine toplam 1.000.000,00 TL tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların teminat limitine

yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.

Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.

Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.

O hâlde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.

Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yargıtay uygulamalarına göre anne ve babanın vefat etmesi halinde erkek çocuklarının 18 yaşa, kız çocuklarının ise 22 yaşa kadar, üniversite öğrenimi görmeleri hâlinde 25 yaşa kadar veya evleninceye kadar anne ve babasının desteğinden yoksun kaldığının kabul edildiği, dava ...'un kaza tarihinde 21 yaşında olduğu, 22 yaşına girdiği 22.08.2023 tarihine kadar hesaplama yapılmasında, davacı oğul ... yönünden de, kaza tarihinde 19 yaşında olduğundan, vefat eden babasının desteğinden çıktığı anlaşılmakla davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Somut olayda hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, asgari ücret üzerinden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi,Yargıtayca kabul edilen pay oranları, kaza tarihinde 45 yaşında olan desteğin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına göre, davacı eş ... için 989.559,18 TL, davacı kızı ... için 22 yaşına kadar yapılan hesaplamaya göre, 10.440,82 TL hesaplama yapılmasında, maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, gelir ve pay oranları doğru olmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin anılan yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355.maddesi gereğince istinafa başvuran davacıların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,

5-Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/627, K. 2026/103, 30 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/627
Karar No
2026/103
Tarih
30 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/627 K.2026/32
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/627 K.2026/9
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/628 K.2025/893
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/629 K.2026/21
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/630 K.2026/87
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2024/630 K.2026/180

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.