İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1015 K.2025/1026

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2023/1015Karar2025/1026Tarih8 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.987 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Ekim 2025
Esas No
2023/1015 - Karar No:2025/1026
Dosya no
2023/1015
Karar no
2025/1026
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/06/2023
Numarası
2021/747 E-2023/505 K
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
09/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.987 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davalı şirketlerin ...

Adi Ortaklığı'nın ortakları olduğunu, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için davanın ortaklığı kurmuş şirketlere yöneltildiğini, müvekkili şirket ile bu ortaklık arasında akdedilen 29.11.2019 tarihli Sipariş Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından Sudan Ülkesi Özel Kuvvetler Komutanlığı için 3 adet 1000 m³'lük tank imal edilerek davalılara teslim edildiğini, söz konusu tankların montaj mahalline davalılarca nakledilmesi üzere müvekkili şirketin anlaşma çerçevesinde iki adet,

süpervizör olarak nitelendirilen montaj işçisini davalıların Sudan ülkesindeki şantiyesine göndererek tankların mahallinde montajlarını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin tank imalatlarını zamanında bitirmiş olmasına rağmen davalıların yükümlülüğünde olan sevkiyat işinin zamanında yapılmadığını, gecikmeli olarak montaj alanına sevk edilen tankların parçalarının sevkiyat anında çok zarar gördüğünü ve tahrip olduğunu, bu sebeple şantiyede ortalama bir - bir buçuk ay sürecek olan montaj işleminin, şantiyedeki olumsuz koşullardan ve devamlı elektrik kesilmelerinden dolayı üç aya yakın bir süre uzadığını,

sözleşme uyarınca müvekkili şirketin gönderdiği elemanların barınma yükümlülüğünün davalılara ait olmasına rağmen müvekkili şirket çalışanlarının şantiyedeki zor koşullardan dolayı işi bırakmak ve şantiyeyi terk etmek istediklerini, buna rağmen müvekkili şirketin işin yarım kalmaması için büyük özverilerde bulunarak elemanlarına montaj işini tamamlattığını ve tankların karşı tarafın kullanımına bırakıldığını, ancak müvekkili şirketçe gönderilen faturaların davalı tarafça kabul edilmesine rağmen ödenmediğini,

bunun üzerine davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığa Ankara 69. Noterliği’nin 03.02.2021 tarih ve 04318 yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ancak yine ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 22.250,00 USD alacağın temerrüt tarihi olan 04.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ......Ltd.

Şti vekili; müvekkili şirketin adresinin "..." olduğunu, genel yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan Ankara Mahkemeleri olduğunu, ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24.maddesinde anlaşmazlıkların çözümü için Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını, sözleşmenin 9.3.maddesi gereğince yapılan imalat ve montajların kontrolünde çıkan hataların tutanak altına alınarak davalıya mail yoluyla bildirildiğini ve davacı tarafça giderilmesi gerektiğini, bu konuda whatsapp görüşmelerinin bulunduğunu ve davacının ayıpları gidermek için çözüm önerileri sunduğunu ancak bu sunduğu çözümü de gerçekleştirmediğini,

sözleşme bedelinin ödenmeyen kısmı için eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme yapılacağının bildirildiğini, müvekkilinin bu eksiklikler nedeniyle işin kabulünü yaptırıp, hak edişini alamadığını, davacının yaptığı imalatlardaki sehim fazlalığı ve gerilmelerden dolayı mevcut su depolarının kullanılamaz durumda olduğunu savunarak, davanın usulden reddine, aksi halde haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, yazılı cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Mahkemece, taraflar arasında Sudan Ülkesi Özel Kuvvetler Komutanlığı için 3 adet 1000 m³'lük tank imal edilerek montajının yapılması hususunda eser sözleşmesi yapıldığı, davacı yan eseri teslim ettiklerini fakat fatura bedellerinin ödenmediği iddiasında, davalı yan ise tankların ayıplı olduğu eksikliklerin giderilmediği iddiasında olmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olduğu,

eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ayıbın eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade ettiği, TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesinin gerektiği, dosya kapsamında davalının davacıya ayıpları bildirdiği,

davacının da yetkilisinin de ayıpları kabul ettiği yazışmalardan açık olup, davaya konu edilen fatura davalı defterlerinde kayıtlı olsa da davalının eseri ayıplı haliyle kabul ettiği kabul edilemeyeceği, ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiş olmakla, bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme hakkının bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerden taraflar arasındaki inkar edilmeyen yazışmalardan eserdeki eksikliklerin davacı yetkilisince kabul edildiği, eserin ayıplı olduğu,

davalının faturayı defterine kayıt etse de eserin ayıplı olarak teslim edildiğini ispat ettiği, davacının ayıpları bedelsiz giderdiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının haksız, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında imzalan 29.11.2019 tarihli sözleşme uyarınca 3 adet modüler deponun müvekkili tarafından süresinde imal edilerek Sudan ülkesi'ndeki şantiyede müvekkili tarafından montaj işlemlerinin tamamlandığını, anılan iş karşılığı müvekkili tarafından futaralar düzenlendiğini ve tarafların ticari kayıtlarına girdiğini, davalı tarafça anılan faturaların hiç birine itiraz edilmediğini, dava açılmadan önce davalılara ihtarname gönderilerek,

müvekkili şirketin bakiye alacağının ödenmesinin istenilmesine rağmen karşı tarafça cevap verilmediği gibi, ayıp ihbarında bulunulmadığını ve/ veya nama ifa yaptırılacağının bildirilmediğini, daha sonraki süreçte de nama ifa yaptırıldığına dair bir fatura vb bir belge sunulamadığını, zira, sözleşmeye konu olan depoların teslim ve montajından sonra geçen sürede kullanılmadan beklediğini düşünmenin mümkün olmadığını, iddia edilen ayıpların varlığı halinde, bu ayıpların bir şekilde giderilmesi ve bunun da karşı tarafça dosyaya sunulması gerektiğini ancak dosyaya sunulan hiç bir belge ya da evrak bulunmadığı gibi,

bu yönde de bir beyan bulunmadığını, bunun da davalı tarafın ayıp iddiasının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, ayrıca taraflarınca sunulan tüm evrak, fotograf ve bilgilerin de depoların kullanılır ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini gösterdiğini, diğer yandan, kimin tarafından (hem uzmanlık hem de mesleki anlamda) hazırlandığı belli olmayan ve tek taraflı olarak hazırlanan şantiye imalat raporu gerekçe gösterilerek ödeme yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını,

mahkeme kararının gerekçesinde müvekkili şirketin kabul anlamına gelmeyen ve müşteri memnuniyetini esas aldığı yazışmaları tek taraflı olarak davanın kabulü için yeterli görülmüşken, dosyaya sundukları müvekkili şirketin su depolarının eksiksiz, montajı yapılmış ve test edilmiş olduğu yönündeki yazısının ve teslim tutanağının dikkate alınmamasının ilginç olduğunu, anılan yazıda teslim tutanaklarının davalı tarafça kasıtlı olarak ve hiç bir gerekçeye dayanmadan imzalanmadığının da belirtildiğini ve bu hususun zorla yaptırılmasının da mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yazılan yazı ve teslim tutanağından sonra,

karşı tarafça yukarıda belirtildiği şekilde hiç bir bildirim ya da ihtar gönderilmediğini, böylece, karşı tarafça düzenlenen imalat raporunun hiç bir geçerliliğinin kalmadığını, davalı ... ... Şirketi'nin ürünleri teslim aldığını ve sözleşme bakiye bedelinin olduğunu ikrar ettiğini, işin bitiminde ... ...

Firması deponun yan takviyelerinde sehimin değerlerin üzerinde olduğunu iddia ederek sözleşme bakiye bedelini ödememelerinin kötü niyetlerinin göstergesi olduğunu, davalıların ürünleri montajı yapılmış, test edilmiş ve çalışır halde teslim aldıklarını ve ilgili faturaları ticari defterlerine kaydederek,

vergiden düşüldüğünü, depoların müvekkili şirket elemanı eşliğinde test edildiğini ve test edilmiş halde davalılara teslim edildiğini, depoların defalarca test edildiğinin whatsapp mesajlarında da görülmekte olup, bu yazışmaların dosyada mevcut olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete ödemediği bu bedeli neye göre belirlediğinin de bilinmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu hususun açıklanmadığını, incelenmediğini ve cevaplanmadığını, zira, nama ifa, fatura veya herhangi bir açıklama ve belge dosyada mevcut olmayıp, yine, bilirkişi incelemesinde davalı tarafça iddia edilen ayıpla ilgili teknik bir inceleme de yapılmadığını,

depoların imalatı ile davalı tarafın iddia ettiği sehim standartlarının teknik bir konu olup, uzmanlık gerektirdiğini, bu konu ile ilgili uzman bilirkişi ismi ve konunun özel uzmanlık gerektirdiği bildirilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, tüm bunlara ve önceki beyanlarına karşın, sadece davalı tarafın beyanları doğrultusunda mahkemece eserin ayıplı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK 470). Yüklenici iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle, fen ve sanat kurallarına, tekniğine, iş sahibinin eserin meydana getirilmesindeki amacına uygun olarak eseri tamamlayıp teslim etmekle, iş sahibi de bedel ödemekle yükümlüdür.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. ( 818 sayılı BK'nın 362/3.) maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.

Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir.

Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.

Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir.

Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır.

Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.

(YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve Dairemizin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)

Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yine, ürünlerin tesliminden sonra ayıplı olduğu iddiasının teslim alan iş sahibince kanıtlanması gerekir.

Somut olayda, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye göre ürünlerin imalatının yapılarak davalının istediği şekilde yurt dışına gönderildiği, taraflar arasındaki sözleşme gereğince nakliyenin davalı tarafa ait olduğu, malların davalı tarafça nakledildikten sonra montajının davacı tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı teslim edilen ve montajı yapılan malların ayıplı olduğu savunmasında bulunarak, buna dayanak olarak taraflar arasındaki mail ve yazışmaları delil olarak göstermiş olup, mahkemece alınan raporda ise yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında inceleme yapılarak bu ayıpların niteliği ve sonucuna göre giderim bedeli belirlenmemiş olup, tarafların bilirkişi raporuna itirazları da karşılanmadan karar verilmiştir.

Dosya kapsamı, taraf beyanları, whatsapp yazışmaları ve belgeler değerlendirilerek davalı tarafça belirtilen ve davacının giderilmesi için çaba sarf ettiğini belirttiği ayıpların niteliği, üretilen ürünlerin kullanımına etkisi (sehim toleransı vb) ve sonucuna göre giderim bedeli de belirlenerek, davacının davalıda bulunan bakiye alacağı yönünden talep hakkının olup olmadığı, varsa miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınması ve bu ek rapora itiraz edilmesi durumunda itirazların denetlenebilir şekilde karşılanması için mahkemece ek rapor alınması ve/ veya konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak,

dosya kapsamı, taraf iddia ve beyanları da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2021/747 Esas- 2023/505 K arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1015, K. 2025/1026, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1015
Karar No
2025/1026
Tarih
8 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1015 K.2025/748
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1020 K.2025/786
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1022 K.2025/1762
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1025 K.2025/1163
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1027 K.2025/1053
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1027 K.2025/929

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.