İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/229 K.2024/276

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2024/229Karar2024/276Tarih3 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.309 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davalı

Karar tarihi
3 Nisan 2024
Esas No
2024/229 - Karar No:2024/276
Dosya no
2024/229
Karar no
2024/276
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/07/2021
Numarası
2021/347 E-2021/554 K
Davacı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
03.04.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.309 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: Müvekkili şirketin liman çalışmasına uygun olarak ve talep edilen teknik şartnameye haiz "IP44 Kuru Tip Trafo" alımı için teklif alımı süreci akabinde davalıdan teminine karar verildiğini ve davalı tarafından 07/04/2017 tarihli "Taahhütname" kapsamında 800Kva, 6300/0,4Kv Bakır Sargılı DryType trafonun ve IP44 Kuru Tip Trafo Kabinin liman şartlarına ve doğal şartlara göre üretileceğinin taahhüt edildiğini, 07/04/2017 tarihinde trafo bedelinin 14.750 USD'lik kısmı olan peşinat tutarının ...

Bankası aracılığıyla davalıya havale yoluyla gönderildiğini, mail yazışmalarından da anlaşıldığı üzere davalının daha imalat aşamasında verdiği termine uymadığını, imalat sürecini aksattığını ve trafoyu 11/07/2017 tarihinde teslim edebildiğini, teslim üzerine 11/07/2017 tarihinde trafo bedelinin kalan kısmı olan 14.750 USD'nin yine aynı banka aracılığıyla havale yoluyla davalıya gönderildiğini,

teslim akabinde müvekkilinin trafo terminaline bağlantı yapılabilmesi için gerekli Esnek XLP 6,3 KVA fişi Türkiye'de temin edilememesi üzerine Amerika'ya sipariş edildiğini ve aynı süreçte Elektrik Mühendisleri Odasının hazırladığı elektrik projesinin onaylanmasının beklendiğini, onay akabinde yapılan test çalışmasında trafonun toprak hatası verdiğini, durumun davalıya bildirildiğini,

müvekkilinin ... firmasından teknik destek almak suretiyle toprak hatasının neden kaynaklı olabileceğinin araştırıldığını ve yapılan tespitler akabinde davalı yetkilileri ile yapılan görüşme neticesinde “trafo boşta olduğundan ilk enerji verilme anında bobinlerin farklı dirençli olmasından kaynaklanan bir hata olabileceği”nin bildirildiğini, çözüm önerisi olarak "... hücredeki ayar skalasının 72 amperin üzerine çıkarılarak kullanıldığında toprak hatası vermeyeceği ve sağlıklı çalışacağı"nın söylendiğini,

müvekkilince ... liman amirliğine bu çözüm önerisi iletildiğinde ... yetkililerince 22/07/2018 tarihinde enerji verilmesinin sağlandığını trafonun 3 gün kadar çalıştığını ve yine toprak hatası vererek hücreyi açtırdığını, ... yetkililerince trafo test ölçümlerinin talep edildiğini, yetkili firmaca yapılan test ölçümleri neticesinde bobin dirençlerinin farklı olduğu,

yalıtımlarının gereken düzeyde olmadığı ve T fazının kısa devre olduğu(yandığı) şeklinde rapor düzenlendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 26/07/2018 tarihinde test raporlarındaki hususların giderilmesinin sağlanması amacıyla trafonun davalı tarafa gönderildiğini ve 04.04.2019 tarihine kadar bakım ve tamir amacıyla davalının fabrikasında mevcut serviste kaldığını, sevk sonrası davalı tarafından da makinenin arızalı olduğunun kabul edildiğini, yapılan bakım ve onarım sonrasında davalının müvekkiline 2.909,84 TL bakım faturası düzenlediğini,

daha önce yaşanan trafo arızasının şebekeyi de etkilemesi sebebiyle ... yetkililerince trafonun test ve ölçümlerinin yaptırıldığını, uygun olmadığından müvekkiline enerji verilmesine müsaade edilmediğini, ... yetkililerince yeniden test yapılması için talepte bulunulduğunu, bu talep sonucunda BTS firmasınca yeniden ölçüm yapıldığını ve bu ölçüme istinaden ... trafonun yanması,

patlaması veya bir şekilde tesise zarar verecek olması halinde doğabilecek tüm zararların hukuki sorumluluğunun müvekkili şirketçe üstlenilmesi halinde enerji verilebileceğini bildirdiğini, talep edilen taahhüdün verilmesi üzerine 09.10.2019 tarihinde trafoya yeniden enerji verildiğini ve trafonun 3 gün çalıştıktan sonra yandığını, bunun üzerine derhal davalı ile irtibata geçildiğini, üretimden kaynaklı ayıbın giderilmesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından gönderilen 18.10.2019 tarihli yazıda trafonun garanti süresi dolduğundan bahisle bakım işlemlerinin yapılamayacağını bildirdiğini,

trafodaki arızanın üretim kaynaklı olup olmadığının tespiti amacıyla Bursa 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/478 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit neticesinde arızanın üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, davalı ile yapılan görüşmede trafonun ayıplı ve çalışamayacak durumda olduğunun tespit edildiğinden bedeli olan 29.500USD’yi iade etmesi gerektiğinin bildirildiğini belirterek trafonun satım bedeli olan 29.500 USD 'nin 11/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili:Taşınır satımda satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağından bu nedenle davanın reddi gerektiğini, malın ayıplı olması nedeniyle açılan davanın kötü niyetli olduğunu, tarafların trafo satışı için anlaştıklarını, satıma konu mal müvekkili şirketin fabrikasından teslim edilmiş olup nakliyenin alıcıya ait olduğunu, 07.04.2017 tarihli satış teklifi/ taahhüdü belgesinde görüleceği üzere siparişin onaydan itibaren 4-5 hafta içinde teslim edileceğinin ön görüldüğünü, ancak siparişin kısa bir süre geciktiğini,

bu gecikmeden ve üretim aşamasındaki her gelişmeden şirketin bilgilendirildiğini ve karşı tarafça davaya konu malın kısa süreli gecikmeli tesliminin kabul edildiğini, trafonun taşınmasının davacıya ait olduğunu, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/478 D.İş dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde sonuç kısmında iki ihtimalin değerlendirildiğini, bilirkişinin bu raporuna katılmadıklarını, nakliye durumu da değerlendirilerek yeniden rapor alınması gerektiğini, davaya konusu trafonun 11.07.2017 tarihinde teslim edildiğini, davacı şirketin trafoyu ihtiyaçları doğrultusunda kullandığını,

trafonun muhtemel taşıma nedeniyle gördüğü hasar nedeniyle müvekkilince iyi niyetle ürettiği ürünün arkasında durması nedeniyle zaman zaman teknik hizmet verildiğini, aslında taşıma nedeniyle oluşan hasarın garanti kapsamı dışında olduğunu, ancak müvekkili şirketin iyi niyet doğrultusunda hareket ederek davacıya yardımcı olduğunu, ürünlerin fabrikada titizlikle üretilip ve test edildiğini, ancak trafolar hassas aletler olup özel araçlarla taşınması gerekli olup bu taşıma araçlarının maliyetlerinin yüksek olduğunu, davacının bu maliyetlerden kısıp sıradan bir şekilde trafoyu taşıdığını,

yolun uzunluğu (Ankara-Bursa) düşünülürse trafonun yolda hasar görmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının trafoyu hiç kullanmadıklarını beyan etmelerinin de gerçeği yansıtmadığını, hiçbir tacirin 11.07.2017 tarihinde ticari faaliyeti için aldığı aleti 2,5 sene boyunca arızalı olması nedeniyle kullanamayıp, hukuki süreci başlatmak için 2,5 sene beklemeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu trafonun davacı şirketçe kullanıldığını, öncelikle trafonun kullanılma durumunun bilirkişilerce tespiti gerektiğini, trafo nakliye sırasında hasar görmüş olduğundan garanti dahilinde bulunmadığını,

davacı şirketçe hukuki yola başvurulmadan önce dahi hiç bir sorumluluğu olmamasına rağmen müvekkilinin tamir etmeyi önerdiğini, ancak davacının bu teklifi kabul etmediğini, davacının teslim aldığı bir ürünü kullanıp, ihtiyacı kalmayınca sözleşmeden dönmek istemesinin kötü niyetli olduğunu, garanti kapsamında dahi olmayan bir malın sözleşmeden dönme yolu ile iade edilip, sözleşme bedelinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince: Davanın, ayıplı mal satışı iddiası ile sözleşmeden dönme ve satış bedeli iadesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu trafonun üretimden kaynaklanan ayıplı bir mal olup olmadığı, hasarın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının TBK.'nun 227. maddesinde sayılan seçimlik haklarını kullanma şartlarının oluşup oluşmadığı ve davalının TBK.'nun 219. maddesine göre ayıptan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplandığı, 6098 sayılı TBK.'nun 219. maddesine göre;

satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağı, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumlu olduğu, malın ayıplı olması halinde alıcıya tanınan hakların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde düzenlendiği,

yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya kapsamı Bursa Ticaret Mahkemesi tarafından tanzim edilen bilirkişi heyeti tespit raporu, taraflar arasında 07.04.2017 tarihli trafo satış sözleşmesi, satış bedeli dekont fotokopileri, mail yazışmaları, sevk irsaliyesi sureti birlikte değerlendirildiğinde; trafo satış bedelinin 14.750USD'lik kısmının peşinat bedeli olarak, kalan 14.750USD'nin ise 11.07.2017 tarihinde satış bedeli de ödenerek davacıya tesliminin gerçekleştiği, teslim akabinde yapılan test çalışması aşamasında trafonun toprak hatası verdiği,

alınan teknik görüş ile birlikte satım gerçekleştikten sonra ilk olarak ürünün 22.07.2018 tarihinde enerji verilmesinin sağlandığı, trafonun 3 gün gibi bir süre çalıştığı ve yine toprak hatası verdiği, 26.07.2018 tarihinde yapılan test raporlarının davalı firmaya gönderildiği, bu kapsamda trafonun 04.04.2019 tarihine kadar bakım ve tamir amacıyla davalı firmanın fabrikasında serviste kaldığı, iki yıllık süreç boyunca üretici firmanın gerek ürün yerine ulaştığında son testleri yapmak, gerekse şikayetleri yerinde değerlendirmek üzere herhangi bir teknik elemanını görevlendirmemesi,

ayrıntılı arıza raporu düzenlememesi ve arızanın üretimden kaynaklandığı hususuna ilişkin yapılan değerlendirme ile trafoda üretim hatası bulunup, bunun gizli ayıp olduğunda kuşku olmadığı, zira, davalı üreticinin onarımı yetkili servis istasyonları eliyle yapmakta olduğu, bu istasyonların satılan trafoların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorunda olduğu, davacının ayıp nedeniyle makinadan beklediği yararı elde edemediği,

davaya konu makinenin faturada belirtildiği üzere 29.500 USD'ne satıldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile satış bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi ve makinanın davalıya iadesi yönünde karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede de birlikte ifa kuralı gereğince makinenin davalıya iade edileceği tarihten itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 29.500 USD'nin trafonun teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(teslim masraflarının davalıya ait olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece yapılan yargılama sırasında zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ancak mahkemenin itirazlarını değerlendirmeden ve bu itirazları yönünde karar vermeden müvekkili aleyhine hüküm kurarak davayı kabul ettiğini, taşınır satımında, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile,

satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, tüm hak ve alacaklar zamanaşımına uğradığından tüm alacak taleplerinin reddi gerektiğini, mahkemenin ilk celsede davayı kabul edip, müvekkili aleyhine karar verdiğini, davacının dava öncesi Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde davaya konu taşınmaza ilişkin tespit yaptırdığını, ancak değişik iş dosyası olması nedeniyle tespit nedeniyle yapılan inceleme sırasında ilgili taşınmaz başında davalının bulunma şansının olmadığını ve beyanlarını iletemediğini, ayrıca bilirkişi raporundaki eksikliklere ve hatalı tespitlere karşı itiraz edip,

ek rapor isteyemediğinden bu nedenle cevap dilekçesinde tespit ile yapılan bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğunu ve eldeki davada bilirkişi raporu aldırılmasının talep edildiğini, ancak mahkemenin ilk celsede hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, davanın ticari satımdan kalan malın ayıplı olması nedeniyle alacak davası olup, kötü niyetle açıldığını, davacı ile müvekkilinin 800kVA, 6,3/0,400KV trafo satışı üzerine anlaştıklarını, ticari satıma konu malın müvekkili şirketin fabrikasından teslim edildiğini, nakliyenin alıcıya ait olduğunu,

07.04.2017 tarihli satış teklifi/taahhüdü belgesinde görüleceği üzere siparişin onaydan itibaren 4-5 hafta içinde teslim edileceğinin ön görüldüğünü, ancak siparişin kısa bir süre geciktiğini ve 11.07.2020 tarihinde teslim edildiğini, bu gecikmeden ve üretim aşamasındaki her gelişmeden davacı şirketin bilgilendirildiğini, davacı şirketin davaya konu malın kısa süreli gecikmeli teslimini kabul ettiğini, bu noktaya kadar davacı şirketle iddialarının aynı olduğunu, ancak bu noktada davacı şirketin trafoyu ne şekilde taşıdığından bahsetmediğini, trafonun taşınmasının davacıya ait olduğunu,

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/478 D.İş dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde sonuç kısmında iki ihtimalin değerlendirildiğini, trafonun hassas bir alet olduğunu, taşımasının büyük özen gerektirdiğini, trafo taşınmasına özel nakliye yöntemleri ve bu yöntemleri uygulayan firmalar olduğunu, sıradan bir mal gibi yüklenirse trafonun hasar görmesinin kesin olduğunu, bilirkişi raporunda da nakliye mesafesi dikkate alınarak gerekli taşıma şartlarının sağlanmamasının nakliye sırasındaki sarsıntılar sonucu, iç izolasyonda gözle görülmeyen ancak yüksek voltajda arızaya neden olabilen kılcal çatlamanın oluşması durumundan bahsedildiğini,

ancak nakliye şartları ve bunun sorumluluğunun davacıda olmasına rağmen, bilirkişinin bu sorumluluğun kime ait olduğunun belli olmadığını değerlendirdiğini ve niyet okuyarak kusurun üretimden kaynaklı olduğunu tespit ettiğini, sonuç kısmında nakliyeden kaynaklanmasının olası olduğunu değerlendirdiğini, nakliye davacının sorumluluğunda olduğundan nakliyeden kaynaklanabilecek bir hasarın müvekkili şirkete yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, bu nedenle bilirkişinin bu raporuna katılmadıklarını, nakliye durumunda değerlendirilerek yeniden rapor alınması gerektiğini,

ancak mahkemesince bilirkişi raporundaki eksikliklere ve raporda tamamlatılmasını istedikleri hususlara rağmen dosyayı kendi mahkemesince bilirkişi rapor düzenletmek için göndermeden ilk celsede karar verildiğini, davaya konu malın 11.07.2017 tarihinde teslim edildiğini, davacının trafoyu ihtiyaçları doğrultusunda kullandığını, trafonun muhtemel taşıma nedeniyle gördüğü hasar nedeniyle müvekkili ürününün arkasında durduğundan zaman zaman iyiniyetle teknik hizmet verdiğini, taşıma nedeniyle oluşan hasarın garanti kapsamı dışında olduğunu, ancak müvekkili şirketin iyi niyet doğrultusunda hareket ettiğini, davacı şirkete yardımcı olduğunu,

davacı şirketin trafoyu hiç kullanmadıklarını beyan etmelerinin de gerçeği yansıtmadığını, tarafların tacir olduğunu, hiç bir tacirin 11.07.2017 tarihinde ticari faaliyeti için aldığı trafoyu 2,5 sene boyunca arızalı olması nedeniyle kullanamayıp, hukuki süreci başlatmak için bu kadar süre beklemeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, trafonun davacı şirketçe kullanıldığını, öncelikle trafonun kullanılma durumun bilirkişilerce tespitinin gerektiğini, bu tespit yapılmadan karar vermesinin hatalı olduğunu, ürünlerin fabrikada titizlikle üretilmekte ve test edildiğini, trafonun nakliye sırasında hasar gördüğünü,

garanti dâhilinde dahi olmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetle davacıya yardımcı olduğunu, davacı şirketçe hukuki yola başvurulmadan önce dahi hiç bir sorumluluğu olmamasına rağmen tamir etmeyi önerdiğini, ancak davacı şirketin bu teklifi kabul etmediğini, bu durumun davacı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini, davacı şirketin ayıplı olduğunu iddia ettikleri ürün nedeniyle satış sözleşmesinden dönmek istediğini ve sözleşme bedelini geri istediğini beyan ettiğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 11.07.2020 tarihinde teslim alınan bir ürünü kullanıp,

ihtiyacı kalmayınca sözleşmeden dönmeyi istemenin kötü niyetli bir girişim olduğunu, trafonun hiç kullanılmamasının söz konusu olmadığını, bu konuda da bilirkişi raporu alınmadığını ve daha öncesinde yapılan tespitin esas alındığını, ancak trafonun ne kadar çalışıp, çalışmadığının değerlendirilmesinde sadece davacı beyanlarının esas alındığını, teknik bir inceleme yapılmadığını, bu durumun bile bu kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, bu nedenle bu şekilde sözleşmeden dönmenin kabul edilebilir bir talep olmadığını, bu nedenlerle garanti kapsamında dahi olmayan bir malın sözleşmeden dönme yolu ile iade edilip,

sözleşme bedelinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve öncelikle zamanaşımı ve de esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi olup,

trafonun teslim edildiği tarih ile dava tarihi değerlendirildiğinde zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına ve davadaki talep döviz alacağına ilişkin olmakla 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince uygulanacak yasal faizin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranda döviz faizi olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.758,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.689,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.068,74 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 03.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/229, K. 2024/276, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/229
Karar No
2024/276
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/229 K.2024/276
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/229 K.2024/334
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/229 K.2024/260
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/230 K.2024/446
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/230 K.2024/428
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/230 K.2024/551

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.