KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Esas No
- 2024/549 - Karar No:2025/294
- Dosya no
- 2024/549
- Karar no
- 2025/294
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2022
- Numarası
- 2021/330 E-2022/626 K
- Davanın konusu
- Cezai Şart (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 12/03/2025
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığının yüklenicisi olduğu iş kapsamındaki yükseltilmiş döşeme işinin 24.06.2016 tarihli sözleşmeyle davalı tarafından üstlenildiğini, işin 08.07.2016 tarihinde teslim edilmesi ile gecikme halinde davalının sözleşme bedeli 120.770,26 TL üzerinden her gün için % 6 oranında gecikme cezası ödemesinin kararlaştırıldığını, iş 27.07.2016 tarihinde teslim edilmekle cezai şart isteme koşullarının oluştuğunu öne sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 3.000 TL cezai şartın 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş; kısmi ıslah ile talebini 137.687,10 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili özetle; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacı tarafça müvekkili stokunda olmayan malzemenin seçilmesi ve tedarikçinin geç teslimi nedenleriyle kısa süreli bir gecikme yaşandığını, davacı tarafın talebi ile sözleşme dışı işler de yapıldığını, sözleşme dışı işlere ilişkin süre keşfen belirlenerek iş süresine eklendiğinde teslimde gecikme yaşanmadığının ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafa tebliğ edilemediğini, iş bedeli için verilen toplam 109.479, 23 TL tutarlı iki adet çek bedelinin ödendiğini, müvekkilinin 2016/20369 numaralı takibi başlattığını, iş süresi içerisinde bayram tatiline rastlayan günler olduğunu, davacıların zarara uğramadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince özetle; gecikme halinde sözleşme bedelinin %6'sı oranında gecikme cezası uygulanmasının kararlaştırıldığı, işin 08.07.2016 tarihinde teslimi gerekirken 19 gün gecikmeyle 27.07.2016 tarihinde teslim edildiği, cezai şartın 137.678,10 TL olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacı tarafça davanın tamamen ıslah edildiği belirtilerek 137.687,10 TL cezai şartın tahsilinin talep edildiği, dilekçenin tebliği üzerine davalı tarafça süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu, davacı tarafça ıslah dilekçesi tam ıslah olarak nitelendirilmiş ise de, kısmi ıslah dilekçesi olduğu,
ıslahla artırılan talep yönünden zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL'nin 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın cezai şartın tahsili talebiyle 25.10.2016 tarihinde açıldığı, şimdilik 3.000 TL cezai şartın tahsilinin talep edildiği, müvekkilinin kusuru olmaksızın davanın açılmasından 5 yıl geçtikten sonra aldırılan bilirkişi raporunda cezai şartın 137.678,10 TL olarak belirlendiği, mahkemece talep sonucunun artırılmasının kısmi ıslah olarak değerlendirilmiş ise de, HMK'de davanın kısmen ve tamamen ıslahı düzenlenmekle birlikte hangi halde kısmen, hangi halde tam ıslah olduğuna ilişkin bir belirleme bulunmadığı, 31.08.2022 tarihinde davanın tam olarak ıslah edildiği,
tam ıslahta davanın ilk davanın devamı niteliğinde olduğu, zamanaşımının ilk dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle zamanaşımı nedeniyle kısmen kabule karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin emsal kararları ve Yargıtay içtihatları gereğince alacağın nitelik ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın tam ıslahına ilişkin talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, zamanaşımı nedeniyle ret kararının isabetli olduğu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, davacının talep ettiği malzemelerin özel üretim laminant olduğu, tedarikçi firmadan temin edildiği, işin süresinde bitirildiği, kısa bir gecikme yaşandığı, davacının ödeme ifasını tamamen yerine getirmediği, davacının 18.07.2016 tarihli ihtarname ile işin tamamlanması için 7 gün süre verdiği, ihtarnamenin müvekkiline 21.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği,
buna göre teslimi gereken tarihin 28.07.2016 olduğu ve işin 27.07.2016 tarihinde teslim edildiği, davanın tümden reddine karar vermek gerekirken kısmen kabule dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/549, K. 2025/294, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama