KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Esas No
- 2025/1084 - Karar No:2026/220
- Dosya no
- 2025/1084
- Karar no
- 2026/220
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2025
- Numarası
- 2025/213 E-2025/155 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 25/02/2026
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: davalı borçlulardan olan alacağının tahsili amacı ile başlattığı İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2023/15725 esas sayılı icra takibine davalı borçlular vekilinin itiraz ettiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, itirazın mesnetsiz ve kötü niyetli olup alacağı sürüncemede bırakma amacına yönelik olduğunu belirterek davalı borçluların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince: takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak ... Ltd. Şti.- ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş. iş ortaklığının gösterildiği, adi ortaklığın taraf ehliyeti olmadığından takipte borçlu olarak gösterilmesinin usûlsüz olduğu, taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınacağı, geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân olmadığı, HMK'nun 320/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulünde mümkün olan hâllerde dosya üzerinden karar verilebileceği ve bunun usul ekonomisi ilkesine de uygun olduğu gerekçesiyle geçerli bir icra takibi olmaması nedeniyle davanın, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: dosya içeriğinde sunmuş oldukları hakediş raporları, teslim tutanakları ve ticari belgeler açıkça borcun varlığını ispat ettiğini, mahkemece duruşma yapılmaksızın, deliller yeterince değerlendirilmeden karar verildiğini, itirazın kötüniyetli olduğu halde icra inkar tazminatına da hükmedilmediğini, verilen kararın, hem usul hem de esas yönünden hatalı olduğunu, alacaklarının tahsilini engelleyen ve hukuki güvenliği zedeleyen bir mahiyet taşıdığını, bu nedenlerle işbu istinaf başvurusunu yapma zorunluluğu doğduğunu beyanla hatalı hüküm kurulduğunu belirtilerek mahkeme kararının belirtilen nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup davaya konu icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde borçlu olarak ... Ltd.Şti,... Ltd.Şti ve ...
A.Ş İş ortaklığı gösterildiği ancak davalılar vekili Av. ... tarafından verilen itiraz dilekçesinde iş ortaklığını gösteren her bir şirketin ayrı ayrı gösterildiği ve her bir şirket tarafından verilen vekaletnamelerin dosyaya ibraz edildiği, yine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında da borçlu olduğu iddia olunan adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ayrı ayrı gösterildiği ,aynı vekil tarafından davaya yanıt verilip husumet olgusunun kabul edilmiş sayılması gerektiği ve davanın ortak girişimi meydana getiren şirketlere karşı açıldığının (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2014/3098E 2015/252K) kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davaya konu icra dosyası ve itirazın iptali davasında davalı borçlu yönünden taraf teşkiline ilişkin herhangi bir eksiklik olmadığı görülmekle mahkemesince yargılama yapılarak tarafların beyan iddia, delil ve itirazları dikkate alınarak yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun biçimde yeniden yargılama yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/1084, K. 2026/220, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama