İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/585 K.2026/434

Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan…

Esas2025/585Karar2026/434Tarih15 Nisan 2026Okuma10 dk · 2.059 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Nisan 2026
Esas No
2025/585 - Karar No:2026/434
Dosya no
2025/585
Karar no
2026/434
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/04/2025
Numarası
2024/187 E-2025/255 K
Davanın konusu
Menfi Tespit, İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
15/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.059 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili özetle; taraflar arasında çelik merdiven ve kedi yolları yapımına ilişkin 02.03.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davalının edimlerini eksik ve kusurlu olarak ifa etmesi üzerine taraflarca 08.06.2020 tarihli ek protokol düzenlendiğini, protokol gereğince 48.180 TL tutarlı bono senedinin teminat olarak verildiğini, davalının edimini halen yerine getirmediğini, eseri teslim etmediğini, fatura düzenlemediğini, ancak ihtiyati haciz kararı alarak teminat senedini icra takibine koyduğunu, müvekkilinin icra baskısı altında 1.500 TL ödemek zorunda kaldığını öne sürerek 1.500 TL'nin istirdadına, müvekkilinin 48.180 TL bedelli bono yönünden icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, borca karşılık düzenlendiğini, protokolde senet içeriğinin belirtilmediğini, senette iki borçlu bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca işleri tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, faturaların kesildiğini, davacıya verildiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini savunarak davanın reddine ve en az %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince: Bölge Adliye Mahkemesi iade kararı sonrası görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, gerekçeleri itibariyle taraf kayıtlarına ve BAM iade kararına uygun olduğu, denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 27/01/2025 tarihli raporda da belirtildiği gibi, davalı taşeronun protokoller kapsamında bir adet standart merdiven dışında kalan imalatları davacıya teslim ettiği, teslim edilen imalatların ayıplı olduğunu ispatlayan delile dosya kapsamında rastlanılmadığı,

bu işin bedeli 17.500,00 TL olup, ayrıca imalatı yapılacak diğer iş bedeli 30.680,00 TL olup, toplam iş bedelinin (17.500,00 TL+30.680,00 TL= 48.180,00 TL) 48.180,00 TL olması gerektiği belirtildiği, toplam bedeli 30.680,00 TL olan işin teslim edilmeyen standart merdiven için belirlenen 4.720,00 TLlik kısmı düşüldüğünde ikinci işten kaynaklanan iş bedeli alacağının (30.680,00 TL - 4.720,00 TL= 25 960,00 TL) 25.960,00 TL olması gerektiği,

bu hali ile davalının toplam imalat alacağının (25.960 + 17.500 = 43.460 TL) 43.460,00 TL olması gerektiği kabul edildiği ,davacıların yapılan iş nedeni ile davalıya verdikleri ve icra takibi ve davaya konu edilen bono bedeli 48.180,00 TL olup, davalı imalat alacağının 43.460,00 TL olması nedeni ile, ödeme amaçlı verilen 48.180,00 TL bedelli bono bedelinden davalının talep edebileceği iş bedeli alacağı olduğu kabul edilen 43.460,00 TL mahsup edildiğinde, davacıların icra takibine konu bono nedeni ile davalıya ( 48.180,00 TL - 43.460,00 TL= 4.720,00 TL) 4.720,00 TL borçlu olmadıkları, davacıların toplam imalat borçlarının 43.460,00 TL olduğu,

bu nedenle icra takibi sırasında ödenen ve davalıdan geri istenilen 1.500,00 TL nin davacıların borçlu oldukları kabul edilen kısım için yapılıp bunun geri alınmasının da mümkün olmadığı kabul edilip, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: BAM kaldırma kararında ... firmasından taraflar arasında düzenlenen protokolde belirlenen malların teslim alınıp alınmadığı sorulması istendiğini, ... firmasından gelen cevapta ise söz konusu malların müvekkilden teslim alınmadığı açıkça belirtildiğini, bu durumun 27/01/2025 Tarihli bilirkişi raporunda da "teknik ve mali yönden tespit ve değerlendirme" bölümünün "a-Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirilip getirilmediği” başlığı altında "Yine taraflar arasında imzalanan 02.03.2020 tarihli “Protokol” ile 08.06.2020 tarihli “Ek Protokol”de; imalatların teslim şartı olarak “Kantar tikesi ile teslim edilecektir.” ibaresinin bulunduğu görülmektedir.

Heyetimizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafından yapılan imalatların 17.500,00 TL tutarındaki kısmının kantar tikesi ile teslim alınarak tamamlanmış olduğu, ancak detayları “Ek Protokol”de belirtilen toplam 30.680,00 TL tutarındaki imalatların taraflar arasında imzalanan her iki protokole uygun olarak davalı tarafından kantar tikesi ile teslim edilmediği belirlenmiş olup detayları “EK PROTOKOL”DE BELİRTİLEN TOPLAM 30.680,00 TL TUTARINDAKİ İMALATLARIN TAMAMLANMADIĞI DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.

YİNE DAVA DIŞI ...

A.Ş TARAFINDAN SUNULAN DİLEKÇE İÇERİĞİNDE DE YÜKLENİCİNİN SÖZ KONUSU MALLARI TESLİM ETMEDİĞi" ifade edilerek davalının yüklenmiş olduğu edimi yerine getirmediği bilirkişi raporunun bu bölümünde açıkça belirtildiğini, ancak bilirkişi heyeti yine aynı raporunda bu sefer protokolle belirtilen malların davalı tarafında teslim edildiği varsayımına ulaştığını ,bu durumun raporun başlı başına çelişkili ve hatalı olduğunu göstermekle bu rapora dayanarak verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu ,gerçekten de taraflara arasında yapılan ve davanın konusunu oluşturan ek protokolde "yapılan imalat tutarı 17.500 TL olarak belirlenmekle birlikte,

bakiye 30.680 TL tutarlı imalatın tamamlanacağı ve kantar tikesiyle teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda Davalı taraf sözleşmede belirtildiği üzere kendi iş yerinde imal edeceği 30.680 TL tutarlı eseri tamamladığını ve davacı- müvekkile teslim ettiğini ispatlamaladır. Bu ispat ise Protokolde bakiye imalatın kantar tikesiyle teslim edileceği kararlaştırılmış olmakla, davalı teslimi ancak kantar tikesiyle kanıtlaması gerekmektedir.

Davalı tarafça ne istinaf incelemesinden önceki yargılamada ne de sonraki yargılamada teslime ilişkin kantar tikesi sunulmamıştır. ''bu nedenle gerek bilirkişi raporu gerekse bu raporu hükme esas alan Sayın Mahkemenin davalının malları teslim ettiğine dair tespiti gerçek durumu yansıtmadığını ,söz konusu malların tesliminin ispatı maddi vakıa olduğu bu durumun maddi vakıa olan kantar tikesi ile ispatlanması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu ,tarafların yazılı olarak veya Mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını

kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebileceğini (HMK 193/1),delil sözleşmesinde, hangi vakıanın hangi delil ile ispat edileceği açıkça gösterilmesi gerektiğini, delil sözleşmesinin varlığının taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürebileceği gibi, mahkemece de re'sen gözetilmesi gerektiğini ,gerçekten de eser sözleşmesinde iş sahibi iş bedelini ödemek;

yüklenici ise, sözleşme ve iş sahibinin kullanım amacına uygun olarak eseri imal edip, teslim etmekle yükümlü olduğunu ,eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini ispat yükü de yüklenicide olduğunu ,teslimin bir hukuki işlem olmayıp, maddi vakıa olduğundan, kural olarak,

tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceğini ,eserin teslimi hususunda taraflarca delil sözleşmesi akdedilebileceğini ( Yargıtay 15 HD, 20.03.2017, 526/1599)., örneğin binanın yapı kullanma izin belgesi alınmış olarak teslim edileceği kararlaştırılmışsa, teslim ancak yapı kullanma izin belgesi ile ispatlanabileceğini ,

olayda da 08.06.2020 tarihli protokolde eserin "teslimi kantar tikesi ile yapılacağı" birçok yerde geçmekte olduğunu bu maddi vakıayı yerel mahkemenin birçok kez davalıdan teslime dair belge sunulması istenmesine rağmen ve davalı tarafından malların teslimine ilişkin herhangi bir belge istinaf incelemesi sonrasında yapılan yargılamada da sunulmadığını ,malların tesliminin kantar tikesi ile yapılacağı belirlendiğini bilirkişi kurulunun mail yorumu ile teslim yapıldığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ,ayrıca davalı tarafın protokollere aykırı olarak teslim etmediği malları teslim ettiği ortaya çıkarılıyorsa bu durumda

müvekkili firmaya fatura kesmesi gerekmekte olduğunun izahtan vares olduğunu ,ancak davalının ticari defterlerinin incelenmesinde söz konusu mallara ilişkin fatura düzenlemediği dosya kapsamında görüldüğünü ,bu durumu davalının 20.09.2021 tarihli beyanında " KDV yüküne girmemek amacıyla fatura kesilmediği" denilerek kabul edildiğini ,kaldı ki müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesinde de davalı borçlu olduğunu gösterir kayıt olmadığı önceki bilirkişi raporlarında tespit edildiğini ,bu nedenlerle protokol gereği olan malların teslimi ancak ve ancak kantar tikesi ile yapılacağından ve bu suretle malların teslimi edilmesi

ispatlanacağından ayrıca mallara ilişkin faturalarında bulunmaması nedeni ile ve teminat olarak verilen senet ile kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağından , davaya konu senetten dolayı borçlu olmadıkları nedenleriyle Yerel Mahkemenin kararının açıkça hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu ,ayrıca Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında 27.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan bahisle söz konusu kararını bu rapora dayandırmış ancak bilirkişi raporuna itirazlarında belirttikleri üzere 27.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun HMK m. 279 hükmüne aykırı düzenlendiğini bu nedenle yok hükmünde olduğunu yüksek

mahkeme içtihatları gereği de hükme esas alınamayacağını ,bilirkişi raporu incelendiğinde " davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı" ifadesi geçmekle HMK m. 279/4 "Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz;

hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz." hükmüne aykırı olarak Sayın Mahkemenin yerine geçtiği hukuki değerlendirmede bulunulduğunu ,rapor içeriğinde de yukarıda açıkladıkları üzere bir çok çelişkili tespit ve hukuki değerlendirme ve yorumda bulunulan bilirkişi raporu hükme esas alınamayacağının izahtan vareste olduğunu,bu nedenle yerel mahkemenin rapora itirazlarını değerlendirmeden ve raporda bulunan çelişkileri gidermeden karar vermesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu ,ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin istinafen incelemesinde "dava konusu senet de değerlendirilmek" suretiyle denilmekle

senedin hukuki boyutununda incelenmesi gerektiği belirtilmekle yerel mahkeme tarafından bu yön incelemeye tabi tutulmadığını ,dava konusu 08.06.2020 düzenleme 25.06.2020 vade tarihli 41.800,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğunu ,08.06.2020 tarihli Protokolün 3. Maddesinde "...Toplam senet tutarı 48.180,00 TL'dir. Son merdiven teslim edildiğinde kantar tikesi ile hesap görülecek ve mahsuplaşma yapılacaktır. İş bu tutanak şahitler huzurunda düzenlenmiştir.

Eki bir adet teminat senedidir." denildiğini ,takibe dayanak senetin ; ek protokolün yapıldığı tarih olan 08.06.2020 düzenleme tarihli ve ek protokolün 3.

Maddesinde belirtilen 48.180,00 TL bedelli olduğunu ,bu açıdan senedin taraflar arasında yapılan bu ek protokole karşılık olarak verildiği ve illetten mücerretlik özelliğini yitirdiğinin açıkça ortada olduğunu ,6102 Sayılı TTK.'nın 776/1-b maddesine göre bononun "kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" ihtiva etmesi gerektiğini ,ödenmesi ( tahsili ) şarta bağlanmış bir senet bono niteliğinde sayılamayacağını ,bononun taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme nedeniyle verilmiş olması ( teminat senedi gibi ) halinde,

sözleşmenin karşılıklı edimleri içermesi nedeniyle senet bedelinin tahsilinin gerekip gerekmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiğini ,bu durumda senet kayıtsız şartsız bir ödeme vaadini içermediğinden bono vasfında olmayacağını ve anılan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü yol ile takip yapılamayacağını ,HGK'nun 14.3.2001 tarih, 2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih ve 2001/12-496 Sayılı kararlarında da benimsendiği üzere,

"dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini dolayısı ile takibe konu senedin de teminat olduğuna ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut olduğunu ,ancak uygulamada teminat kaydı içermeyen bu tür senetler alındığını ,bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senedin , teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır." denildiğini ,iş bu senette bahsi geçen protokolün teminatı olan teminat senedi olduğunu ,kambiyo vasfının gerçekleşebilmesi için teminatın şartlarının yerine getirilmesi gerektiğini ,

Yerel mahkemenin teslime ilişkin belge sunulması için vermiş olduğu süre zarfında davalı bu belgeleri sunamadığını ,davalının protokoldeki edimlerini yerine getirmediğinden senedin soyut mücerret bir borç ilişkisi taşımadığını illetten mücerretlik özelliğini yitirmiş olmakla icra takibine konu yapılamayacağını,

yerel mahkemenin ise kararında bononun teminat senedi olup olmadığı ve tek başına icra takibine konu edilip edilemeyeceği hususlarını incelemeden işin esasına girerek usule ve hukuka aykırı karar verdiğini ,bu yönden yerel mahkemenin kararı ortadan kaldırılarak müvekkillerinin borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini ,Yerel mahkemenin talep etmiş oldukları kötü niyet tazminatını da hiçbir gerekçe göstermeden reddettiğini ,tazminat taleplerini haklı ve hukuka yasaya uygun bir talep olduğunu ,davalı;

alacaklı olmadığı halde illetten mücerret olan senet ile haksız kazanç sağlamak istediğini açıkça ortaya konduğunu ,davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu ,davalının; her iki sözleşmedeki edimlerini maddi vakıa olan teslime ilişkin kantar tikesi ile yerine getirmemesine ve müvekkilin her türlü iyiniyetine rağmen söz konusu teminat senedi için Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2020/119 D.

İş dosyası ile İhtiyati Haciz kararı alındığını ve Ankara 5. İcra Müdürlüğünde 2020/6746 E sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takibe geçtiğini ,müvekkillerine tebligat yapılmaksızın ihtiyati haciz sonucunda müvekkilinin çalışmış olduğu şirketlere (... İnşaat A.Ş. ve ...

A.Ş.) ile birçok bankaya 1. Haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve müvekkilerinin iş adres ve evlerine hacize gelineceği söylenerek ticari itibarının zedelendiğini ,bu haksız takipten müvekkilinin mağdur olduğu açıkça ortada iken tüm yasal unsurları oluşmuş olan kötü niyet tazminatımızın gerekçesiz olarak reddedilmesinin de kararın ortadan kaldırılması için ayrıca bir gerekçe oluşturduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne,kötüniyet tazminatının reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince Dairemizin kaldırma kararına uygun olarak inceleme yapılarak rapor alınıp hüküm kurulduğunun anlaşılmasına, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde dosya kapsamında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcının peşin alınan 743 TL harçtan mahsubu ile artan 11 TL harcın talep halinde davacılara iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri başvuru harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/585, K. 2026/434, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/585
Karar No
2026/434
Tarih
15 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/585 K.2026/281
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/586 K.2026/547
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/586 K.2026/271
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/586 K.2026/242
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/587 K.2026/265
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/588 K.2026/331

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.