KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/574
- Karar No
- 2021/616
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2021
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
... (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2019
NUMARASI : .....
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/06/2021
KARARIN YAZIM TARİHİ : 22/06/2021
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının inşaat işleri yapmakta olduğunu, davalının inşa ettiği yapının mekanik tesisat projesinin davacı tarafından yapılarak teslim edildiğini, ilgili kurum ve kuruluşlardan bu projelere ilişkin gerekli onayların alındığını, ancak davalının bu edimden kaynaklanan bedeli ödemediğini, bu nedenle Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına neden olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının icra takibine konu borcu ödediğini, buna ilişkin ödeme belgesinin dosyaya sunulduğunu, davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, soyut iddiaları dışında dosyaya somut bir delil sunmadığını, davacının batmamak adına ödenen faturalar kapsamında başlatmış olduğu bir çok takip mağdurundan birisinin de davalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davacı vekilinin, davalı tarafça sunulan 10/01/2016 ve 20/12/2016 tarihli tahsilat makbuzlarındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiği, davalı vekilinin ise; makbuzlardaki imzanın o dönem şirket müdürü olan ... ve ...'e ait olduğunu savunduğu,
16/03/2016-02/04/2018 tarihleri arasında davacı şirket müdürlüğünü yapan davalı tanığı ...'in ve 04/03/2016 tarihine kadar davacı şirket müdürlüğünü yapan ...'in dinlendiği ve bu kişilerin doğruladığı tahsilat makbuzları ile dava konusu alacağın ödenmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, ödenmiş olan borca ilişkin takibe geçmekte davacı kötü niyetli görüldüğünden asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 2.897 TL. kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'in tanık listesinde gösterilmediğini, mahkemece resen dinlendiğini, müvekkili şirketin tanığının dinlenmediğini, müvekkili şirketin kötü niyetli olduğunu kanıtlayan bir olgu olmadığından, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesinde itirazın iptâli istemiyle açılan bir davada itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun, takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise alacaklının red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Madde metninde açıkça belirtildiği gibi, alacaklının kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için de takibinde hem haksız, hem kötüniyetli olması gerekir.
Somut olayda, dava konusu edilen 8.988,80 TL miktarlı faturanın davacının ticari defterlerinde tahsilat kaydının yapıldığı halde, tekrar icra takibine konu edildiği anlaşıldığından, sadece bu fatura yönünden kötü niyetli olarak takip başlatıldığı kabul edilerek, bu miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, her iki fatura için de kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur (Yargıtay 11. HD..
...
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2020/574, K. 2021/616, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama