KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/671 - 2024/249 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b-1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
- Esas no
- 2023/671
- Karar no
- 2024/249
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2023
- Numarası
- 2021/375 Esas - 2023/260 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 04/03/2024
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı vekili; taraflar arasında demir cevherinin zenginleştirilmesi ve satış ve pazarlamasının yapılması için 17/09/2018 başlangıç tarihli ve 31/12/2023 tarihine kadar geçerli olacak sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin geliştirdiği maden zenginleştirme makinasının da müvekkili tarafından davalıya teslim edildiğini, toplam 88.500,00 TL olan makine bedelinden 27/04/2019 tarihinde 13.500,00 TL, 27/06/2019 tarihinde 34.000,00 TL'sinin ödendiğini, bakiye 41.000,00 TL'nin ise müvekkilinin defalarca ikazına rağmen ödenmediğini,
alacağın tahsili için Ankara 14. İcra Müdürlüğü 2021/1288 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takip miktarının % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; davacı tarafından müvekkil şirkete hizmet verilmeden hizmet verilmiş gibi talepte bulunduğunu, 07/10/2021 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edilen çağrı kağıdı ihtarına göre davacı tarafın iddia ettiği maden zenginleştirme makinasının müvekkiline, müvekkil şirket yetkililerin olmadığı bir zamanda teslim ve tesellüm yapılmadan bırakıldığını, halen atıl vaziyette bulunduğunu, teslim edildiği iddia edilen makinanın faturasının kesilmediğini, müvekkilin bu konudaki zarar, ziyan ve istirdat haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen makinanın Malatya İli, Kulancak ilçesinde atıl vaziyette bulunduğunu savunarak, davanın reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, İİK nun 67. Maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2021/1288 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 26/01/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde makine bedelinden bakiye alacak olarak 41.000,00 TL asıl alacak talep edildiği, ödeme emrinin davalıya 27/01/2021 tarihinde ulaştığı, 01/02/2021 tarihinde ise tebliğ edilmiş sayıldığı, davalının 28/01/2021 tarihinde yetkiye , borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Demir Cevherinin Üretim, Pazarlama ve Satışı Sözleşmesinin 9. Maddesinde yetkili İcra Dairesi olarak Ankara İcra Daireleri yetkili olarak kabul edildiğinden davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz kabul edilmemiş, dava şartlarının tamam olduğuna karar verilmeyerek yargılamaya devan olunmuştur.
Mahallinde yapılan keşif ve makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre makinenin davalının idari binasına giden yol üzerinde binanın 5o metre yakınında ,uzun zamandır kullanılmayan bir halde bulunduğu , sözleşme tarihi olan 17/0972018 tarihindeki değerinin KDV dahil 86.595 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili usulünce teslimi yapılmayan şantiye sahasının kullanılmayan bölümüne bırakılan ,defter kaydı bulunmayan makine bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında 17/09/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinin varlığı ihtilafsızdır. Davacı sözleşme gereği davalıya danışmanlık yapacak ve yine sözleşme gereği danışman tasarım ve imalatını yaptıracağı maden maden zenginleştirme makinesi veya tesisi dahilinde toz demir cevheri, konsantre demir cevherinin üretim pazarlama ve satışı yapılacaktır. Sözleşmenin 2. Maddesinde demir zenginleştirme makinesinin imalat masraflarını hangi tarafın karşılayacağı kararlaştırılmamış ise de Sözleşmenin 5. Ve 6. Maddesinde tarafların yükümlülükleri sıralanmış üretimin yapılması için yardımcı ekipman tedarikinin sağlanması davalıya bırakılmıştır.
Bilirkişi raporlarında; SMMM Bilirkişinin 18/04/2022 tarihli raporuna göre davalının defterlerinde fatura ve ödeme kaydına rastlanmamıştır.
Davacının ticari kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davalı adına düzenlenmiş faturaya rastlanmadığı, ... Bankası A.Ş ne ait 3 adet dekonta rastlandığı bunlardan 27/06/2019 tarihli ve 34.000 TL tutarlı olanın açıklama kısmında ... makinesi İçin Ödenen ibaresinin olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede makine bedelinin kararlaştırılmadığı, davacının bu konuda fatura düzenleyip davalıya göndermediği, fatura düzenlenmesinin vergi mevzuatı ile ilgili olduğu, düzenlenmemiş olmamasının makine bedelini istemeye engel olmadığı, davalının davacıya makine bedeli olarak 34.000 TL ödeme yaptığı, bu ödeme ile makineyi benimsemiş olduğu, ayrıca yazılı bir teslim tesellüm belgesi gerekmediği,
ayrıca makinenin davalının şantiyesinde olduğu bu durumda davalının makinenin sözleşme tarihindeki serbest piyasa fiyatına göre belirlenecek bedelini ödemesi gerektiği, bilirkişi tarafından belirlenen 86.595,00 TL bedele göre davacının davalıdan makine için 88.500,00 TL talep ettiği, makine mühendisi bilirkişinin belirlediği 86.595,00 TL bedel üzerinden ödenen 34.000 TL ve 13.500 TL düşülerek bakiye 39.095,00 TL bakımından davalının itirazının iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, makine bedeli bilirkişi tarafından tespit edildiğinden alacağın likit olmadığı" gerekçesi ile,
davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 14. İcra Dairesinin 2021/1288 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 39.095,00 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, reddedilen kısmı bakımından davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu edilen "Maden Zenginleştirme Makinesi"nin müvekkiline, müvekkili şirket yetkililerinin olmadığı bir zamanda teslim ve tesellüm belgesi düzenlenmeden bırakıldığını, makinenin halen atıl vaziyette bulunduğunu, makineye ilişkin bir faturanın da düzenlenmediğini, bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, TTK'nın ilgili maddelerince emtia satışlarında faturanın 10 gün içinde kesilmesi gerektiğini, yerel mahkemece usulüne uygun şekilde teslim edilmemiş, faturası kesilmemiş ve kullanılmayan bir makine bedelinin ödenmesine hükmedilmesinin doğru olmadığını,
mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/671, K. 2024/249, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama