KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Davacı Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas No
- 2025/35 - Karar No:2025/62 (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4 md)
- Esas no
- 2025/35
- Karar no
- 2025/62
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2024
- Numarası
- 2024/711 E-2024/595 K
- Davanın konusu
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 17/01/2025
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı otomobili tamir için 15/03/2023 tarihinde davalıya teslim ettiğini, davalı tarafça araçta parça değişimleri yapılması gerektiği ve değişmesi gereken parçaların listesinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalının alınması gerektiğini söylediği parçaları 23/03/2023 tarihinde ... Otomotiv Ltd.
Şti'den 33.940,00 TL karşılığında satın alıp davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından 31/03/2023 tarihinde aracın tamir edildiğini ve gerekli parça değişimlerinin yapıldığını söylenerek ve 23.300,00 TL ücret ödemesi alınarak aracı davacıya geri teslim ettiğini, 25/04/2023 tarihinde aracın tekrar arıza vermesi üzerine aracı aynı tarihle davalı şirkete götürdüğünü, davalı tarafça arızanın kaynağı tespit edilemeyince tespitin ...
Ankara Yetkili Servisine yaptırıldığını ve müvekkilince arıza tespit ücreti olarak yetkili servise 450,00 TL ödendiğini, akabinde 26/04/2023 tarihinde tespit edilen arızanın tamiri için davalıya 1.500,00 TL ödeme yapıldığını, ancak 2023 yılı Haziran ayında gene tamir edildiği söylenen kısımlarla ilgili aracın arıza verdiğini, müvekkilinin 13/06/2023 tarihinde davalıya 800,00 Tl ödeme yapıldığını, daha sonra aracın 04/09/2023 tarihinde arıza verdiğini ve aynı tarihte müvekkili tarafından davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından tamiratı yapacak ustanın ameliyat olduğunu,
04/09/2023 tarihinde 30/09/2023 tarihine kadar aracın karşı tarafa ait tamirhanede kaldığını, 30/09/2023 tarihinde aracın çekici ...'e elden 700,00 TL ödenerek davalının tamirhanesinden alınarak ...
Ankara Yetkili Servisine incelenmek üzere çektirildiğini ve yetkili servisçe hasarlarının gideriminin işçilik dahil toplam 175.534,54 TL'ye mal olacağının belirtildiğini, müvekkili söz konusu araç hasar tespit raporunun hazırlanması bedeli olarak ise yetkili servise 10/10/2023 tarihinde 660,00 TL ödendiğini, 11/10/2023 tarihinde aracın yetkili servisten alınarak müvekkilinin dükkanın önüne çekildiğini bunun için çekiciye 702,67 TL ödeme yapıldığını, 13/10/2023 tarihinde taraflarınca Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/130 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, bu tespitte zararlarının yedek parça olarak 61.139,40 TL,
işçilik olarak 69.000,00 TL olmak üzere 130.139,40 TL olarak eksik şekilde belirlendiğini, akabinde 30/05/2024 tarihli ek raporda 41.663,98 TL parça, 58.160,00 TL işçilik ücreti olarak 99.823,98 TL olarak belirlendiğini belirterek davalının ... plakalı araçla ilgili davacıya vermiş olduğu ayıplı hizmet sebebiyle, 1.000,00 TL yedek parça masrafı, 1.000,00 TL işçilik masrafının ödeme tarihlerinden itibaren, 1.000,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatının araçtan mahrum kalınan günlerden itibaren, 965,59 TL Noter masrafı tazminatının davalının ihtarname ile temerrüde düştüğü tarihten,
100,00 TL araç değer kaybı tazminatının 22/09/2023 tarihli ihtarname ile temerrüde düştüğü tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...7155 sayılı Kanunun 20. maddesinde; "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
Madde 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 23. maddesinde; "6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir.
05/04/2023 tarih, 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dosya incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davadaki talebin, davacıya ait ... plakalı aracın davalı tarafından ayıplı tamiri nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmini noktasında olduğu görülmektedir.
Yukarıda bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesinde ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Bu bağlamda, davanın maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, bu türdeki davaların TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa tabi olduğu, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu ancak dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava tarihinden önceye ait arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, dava dilekçesinin 'arabuluculuk dosya no' başlığı altında belirtilen dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde eldeki davanın taraflarıyla bir ilgisinin bulunmadığının tespit edildiği,
öte yandan davacının dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı görülmekle, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6325 sayılı yasının 18/A maddesinin 2.fıkrası gereğince 2 haftalık süre verilmediği gibi dava dilekçesinde arabuluculuk dosya numarasının verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6325 Sayılı Arabuluculuk ile ilgili yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava dilekçesi ekinde arabuluculuk ile ilgili belgelerin bulunmaması durumunda, mahkemece davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilerek, arabuluculuk yoluna gidilmiş ise buna ilişkin belgelerin sunulması istenilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, dava tarihi itibariyle zorunlu olan arabuluculuk dava şartı yönünden gerekli belgelerin sunulması için davacıya bu hususta kesin süre verilmediği gibi, UYAP üzerinde yapılan incelemede; dava dilekçesinde belirtilen arabuluculuk dosyasında bulunduğu belirtilen arabuluculuk son tutanağında bildirilen tarafların eldeki dava taraflarıyla aynı olduğu anlaşıldığından, gerekirse davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2024 gün ve 2024/711 Esas 2024/595 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/35, K. 2025/62, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama