İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/103 K.2022/155

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ile davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2022/103Karar2022/155Tarih5 Ekim 2022Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Ekim 2022
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/103 - 2022/155
Esas no
2022/103
Karar no
2022/155
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/12/2019
Numarası
2016/916 Esas 2019/1222 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
14/10/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ile davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

31/07/2016 tarihinde karşıdan karşıya geçen müvekkiline, davalı ...’ın sürücüsü olduğu, davalı ... adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve çalışamadığını, müvekkilinin karşılanamayan tedavi giderlerinin de olduğunu, halen masraf yapılmaya da devam edildiğini, kazadan sonra müvekkilinin normal hayatına dönememesi nedeni ile çok büyük sıkıntı ve acı yaşadığını, kazaya sebep olan sürücünün kazadan sonra müvekkili ile hiç ilgilenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını tutarak,

500,00.-TL geçici iş göremezlik, 500,00.-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere 1.000,00.-TL maddi tazminat ile 500,00.-TL bakıcı giderinin ve 477,00.-TL tutarındaki tedavi giderinin davalı sigorta şirketi için dava tarihinden, diğer davalılar için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsilini, 50.000,00.-TL tutarındaki manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili maddi tazminat talebini 4.827,75-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 58.548,39-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.752,70-TL bakıcı gideri ve 1.909,10-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 72.037,94-TL olarak artırmıştır.

Davalı ... ... cevap dilekçesinde; 31/07/2016 tarihinde aracını park ettikten sonra aracın arka tarafından gelen sesle dışarı çıktığını, davacının aracın sağ arka tarafında oturduğunu gördüğünü ve hemen yardımına koştuğunu, o anda davacının eşinin yanına gelerek davacının kilosu nedeni ile sürekli düştüğünü ve kendisine zarar verdiğini söylediğini, bu arada ambulans çağırdıklarını ve davacıyı hastaneye kaldırdıklarını, kendisinin bir süre hastanede kaldıktan sonra hasta yakınlarına sorarak hastaneden ayrıldığını, hastaneden ayrıldıktan sonra karakola giderek olayı tutanak altına aldıklarını, daha sonra davacının da hakkında şikayeti olmadığına dair ifadesinin alındığını, açılan davanın haksız olduğunu, kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ... cevap dilekçesinde; kendisinin olayla ilgili olmadığını, araç sürücüsü olan diğer davalı oğlu ... ... ile yaptığı şifahi görüşmede yardım amaçlı müdahalede bulunduğunu söylediğini, nitekim konuya ilişkin Savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS ile sigortalandığını, dava öncesi müvekkili şirkete yapılmış bir başvuru olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, öncelikle kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması ve davacının bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca fiilen bakıcı tutulduğunun da ispatlanması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamında mevcut kaza tespit tutanağına göre, geri geri gitmekte olan davalı araç sürücüsünün davacının beyanına göre; kaza mahallinde sağa-sola bakıp, gelen-giden araç olmadığını görünce yürümeye başladığı,

yolun ortasında olduğu sırada, Kırım Caddesi kapalı otopark önünde bulunan ... plaka sayılı aracı davalı sürücü ... ...'ın geri alacağı sırada, aracın arkasında bulunan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu ve trafik kazasının meydana geldiğinin anlaşıldığı,

kusur bilirkişisinden alınan rapora göre davalı araç sürücüsünün kapalı otopark önünden geri manevraya başlamadan önce, aracının arka ve yan kısımlarını iç ve dış aynaları yardımıyla, gerekirse başını çevirerek manevra alanını iyice kontrol edip, taşıt yolunu kullanan diğer sürücüler ve yayalar için bir tehlike ve engel teşkil etmeyeceğinden emin olduktan sonra geri manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken;

gerekli yol kontrolü yapmadan dikkatsiz, tedbirsizce yapmış olduğu geri manevrası neticesi arka tarafında cadde üzerinden karşıdan karşıya geçiş için yol içine girmiş ve yol ortasında bulunan davacı yaya ...’yü zamanımda fark etmeyip, aracının arka tampon kısmı ile çarparak yere düşürüp, dosya kapsamına göre yaralanmasına neden olduğu trafik kazasının oluşumunda.

2918 SK’nın 47/d, 67/a, maddeleriyle aynı kanunun asli kusur sayılan 84/j. maddesini de ihlali nedeniyle tamamen kusurlu olduğunun, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği.

Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.02.2018 ve 02.07.2018 tarihli maluliyet raporlarına göre; dava konusu kaza nedeniyle davacının özür oranının %12,2 olduğu, 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ve 4 ay süreyle başka birisinin bakımına muhtaç kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 12/03/2019 tarihli, kusur oranları, maluliyet raporu, davacının asgari ücret düzeyindeki geliri ve diğer tüm deliller dikkate alınarak düzenlenen rapora göre;

oluşan kaza nedeniyle davacının 4.827,75-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 58.548,39-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.752,70-TL bakıcı gideri ve 1.909,10-TL tedavi gideri talep hakkının bulunduğunun belirlendiği, alınan raporların karar vermeye elverişli olduğu, davacının maddi zararlarını davalılardan talep edebileceği, diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesine göre; hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak,

zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceği, oluşan trafik kazasında yaralanan davacının, kusur durumu, maluliyet durumu, tarafların sosyo ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ve diğer tüm durumlar göz önüne alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesi ile; maddi tazminat talebi bakımından; davanın kabulüne.

4.827,75-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 58.548,39-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.752,70-TL bakıcı gideri ve 1.909,10-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 72.037,94-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 31/07/2016 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine; manevi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile.

20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ...'tan olay tarihi olan 31/07/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş hüküm davalılar ... ..., ... ... ile davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar ... ... ve ... ... istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, olay günü aracını park ederek arka taraftan gelen sesle dışarı çıktığını, kilolu bir bayanın yerde olduğunu gördüğünü, eşi olduğunu beyan eden ve yanlarına gelen kişinin, eşinin sürekli olarak düştüğünü ve kendisine zarar verdiğini beyan ettiğini, kendisinin hastaneye naklini sağladığını, sonrasında kendi rızası ile polis karakoluna gittiğini ve aracının arkasında bir kadının düşerek ayağını burktuğunu bildirdiğini, aracının incelendiğini, kazaya ilişkin emareye de rastlanılmadığını, bu durumun fotoğraflarla da belgelendiğini, davacının da,

kendisinin suçu olmadığına dair beyan vermesi ile savcılık tarafından hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu nedenle kusur oranını ve hükmedilen manevi tazminatı kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği yerde yaya geçidi olmadığını, dosyaya sundukları uzman görüşü ile de rapordaki eksiliklerin mahkemeye bildirildiğini, dosyadaki delil durumuna rağmen %100 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabının da eksik belgeler çerçevesinde yapıldığından tazminat miktarının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aracını, normal bir hızla aynaları kontrol ederek yavaş ve nizami şekilde geri geri park ettiğini,

bu nedenle yaya geçidi olmayan yerden geçen yayanın kusurlu olması gerektiğini, bilirkişi tarafından tamamen kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, kazanın davacının aracı görmesine rağmen kontrolsüzce yola atlamasından kaynaklandığını, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminat açısından ise kendilerinin ev hanımı (...) ve öğrenci (...) olduklarını gelirlerinin bulunmadığını, ailenin geçiminin evin babasının emekli aylığı ile sağladıklarını, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olmadığını, maddi tazminatın da uygun olmadığını maluliyet durumunun ve kusurun tespit edilmesi gerektiğini,

maluliyetin kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, zira davacının eşinin kendisine, davacının kilosundan dolayı sürekli olarak düşerek kendisine zarar verdiğini söylediğini, ayrıca davacının fiilen bakıcı tutup tutmadığını da kanıtlaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen olay nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur bulunmadığını, mahkemece trafik polisinden alınan kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, raporun ATK’dan veya makine mühendisi bilirkişiden alınması gerektiğini, raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerektiğini, mahkemece hazırlanan raporun ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yapıldığını, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını,

geçici iş göremezlik zararlarından Genel Şartlar gereğince SGK’nın sorumlu olduğunu, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin ise teminat kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, hesap raporu açısında ise; davacıya sürekli iş göremezlik ödemesi yapılmış ise tazminattan mahsubunun gerektiğini, bu hususun araştırılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru var ise indirilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir.

Davacı, olay tarihinde taşıt yolu üzerinde geri manevra yapan davalı araç sürücüsünün, yol ortasında kendisine çarpması neticesinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı araç sürücüsü tarafından kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ileri sürülmüştür.

Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarını etkileyeceğinden, kusur oranının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Bunun için de öncelikle kazanın oluş şeklinin doğru bir şekilde tespit edilmiş olması gereklidir. Bu açıdan, kazanın meydana geldiği yer, çarpma noktası, taşıt yolu üzerinde kaza meydana gelmiş ise geçiş önceliğinin kimde olduğu, tarafların KTK ile uymaları gereken kurallara uyup uymadıkları tespit edilmeli, kazanın oluş şeklinin ve yol durumun tespiti açısından gerektiğinde mahallinde keşif yapılmalıdır.

Mahkemece gerekçeli kararda, kazanın oluş şekline ilişkin kaza tespit tutanağı olduğu belirtilmiş ise de, meydana gelen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece kazanın davacının beyanına göre olduğu kabul edilerek kusur durumu tespit edilmiştir.

Davalı araç sürücüsü cevap dilekçesinde, çarpma olayını kabul etmemekle birlikte, aracını park ettikten sonra aracının sağ arka tarafından gelen bir sesle dışarı çıktığını aracın sağ arka tarafında davacının yerde ayak bileğini tutarak oturduğunu gördüğünü beyan etmiş, tarafların kazanın oluş şekline ilişkin uzlaşmasına rastlanılmamıştır.

Mahkemece davacının beyan ettiği şekilde kazanın, davacının yol ortasında bulunduğu sırada, davalının geri manevrası ile çarpması neticesinde meydana geldiği kabul edilmiş ise de, davalı tarafından olay sonrası davacının aracın sağ arka tarafında yerde oturduğu belirtilmiş olup, kaza mahallinde davacının geçiş önceliği olup olmadığı, davalının geri manevrası sırasında davacıya çarptığı kabul edilip edilmeyeceği, çarptığı kabul edilse dahi aracın hangi kısmı ile çarptığı, davacının yola girdiği yerde geçiş önceliği olup olmadığı, buna göre geri manevra yapmakta olan aracı görerek alabileceği tedbir olup olmadığı, mahallinde keşif yapılarak,

olay yerinin özellikleri de değerlendirilmek suretiyle alınacak kusur raporuna göre taraflara KTK ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde izafe edilebilecek kusur olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, salt davacının beyanlarına göre, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.

Ayrıca; davacının, manevi tazminat talepleri yönünden tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmadan manevi tazminata hükmedilmiş olması da doğru değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle, kaza mahallinin özellikleri ve çarpma noktası da belirlenmek suretiyle kazanın ne şekilde olduğu tespit edilerek, oluş şekline göre bilirkişiden alınacak rapor ile kusur durumu tespit edilerek, ayrıca manevi tazminatın miktarının belirlenmesi açısından tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılarak,

hükmün davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, davalıların usulü kazanılmış hakları da korunarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalıların sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... ..., davalı ... ... ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/12/2019 tarihli 2016/916 Esas - 2019/1122 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre davalı tarafın sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davalılardan alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/103, K. 2022/155, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/103
Karar No
2022/155
Tarih
5 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/103 K.2022/702
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/104 K.2022/374
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/104 K.2022/855
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/104 K.2022/637
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/104 K.2022/638
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/104 K.2022/858

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.