KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Dosya no
- 2022/1152
- Karar no
- 2023/962
- Başkan
- ... (...
- Üye
- Dr. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/04/2021
- Numarası
- 2020/368 Esas 2021/204 Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 04/07/2023
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde;11.02.2013 tarihinde davalı ... şirketi tarafından Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanmış olan aracın gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybına neden olacak biçimde yaralandığını, maluliyetinin zamanla arttığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı, 9.800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava ile ilgili daha önce Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/873 esas sayılı dosyasında görülen davada, yargılama sırasında davacıya %39 maluliyet oranına göre geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve bakıcı gideri maddi zararı olarak toplamda 143.965,83 ödeme yapıldığını, akabinde davacı tarafından davadan feragat edildiğini ve ibraname düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesi, davacı vekilinin 11.03.2021 tarihli duruşmada dosyadaki mevcut maluliyet raporunun hükme esas alınmasını yeniden maluliyet raporu alınması yönünde delile dayanmadıklarını beyan ettiği, davacının dayandığı maluliyet raporuna göre davacının geçirdiği kaza neticesi %38,2 daimi maluliyeti, 45 gün bakıcı ihtiyacı ve 9 ay geçici maluliyeti olduğunun tespit edildiği,
buna göre Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/873 esas sayılı dosyasına esas maluliyet raporunda davacının %39 daimi maluliyeti ve 9 ay geçici maluliyetinin tespit edilmiş olması ve davacıya yapılan tüm ödemeler ve hasar dosyaları dikkate alınarak davacının maluliyetinde bir artış olduğunun ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece huzurdaki davada artan maluliyet iddiasının varlığı nedeniyle araştırma yapılması gerekirken, maluliyetin arttığı ve artmaya devam ettiği hususu araştırılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatı gözetilerek ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 11.02.2013 tarihinde sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yola aniden çıkan köpeğe çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, davacının kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olduğu ve kaza neticesi yaralandığı, aynı kazaya ilişkin davacı tarafça davalı ... şirketi aleyhine açılan ve Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/873 esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan dosyadan davacıya davalı ... şirketi tarafından 143.965,83 ödeme yapıldığı,
davalı ... şirketi tarafından anılan ödemeye esas alınan 18.11.2015 tarihli bilimsel görüş başlıklı raporda davacının kaza neticesi lomber BT de L4-L5 spondiloliztezis saptandığı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca davacının anılan yaralanmasına bağlı olarak % 39 oranında işgücü kaybına uğradığının belirlendiği, taraflar arasında 25.11.2015 tarihli ibraname düzenlendiği,
davacının eldeki davayı artan maluliyet iddiasına dayalı olarak açtığı, dava dilekçesi ekinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından tanzim edilmiş 09.01.2020 tarihli olup Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olan maluliyet raporunda, davacının lomber vertebra fraktürü yaralanması nazara alınarak % 38,2 oranında kalıcı maluliyetinin, 45 gün bakıcı ihtiyacının ve 9 ay geçici iş göremezliğinin meydana geldiğinin belirlendiği,
davacı vekilinin yargılamanın 11/03/2021 tarihli celsesinde söz alarak ‘maluliyet rapor alınmasın, mevcut rapor üzerinden araştırma yapılsın, bu konuda başkaca delil araştırması talebimiz yoktur’ şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davacı vekili tarafından artan maluliyet iddiasına dayalı olarak açıldığı anlaşılan eldeki davada dava dilekçesine ekli olarak sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasını talep ettiği, anılan rapordaki % 38,2 oranındaki maluliyetin davadan önce davalı ... şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin dayanağı olan maluliyet raporunda belirlenen % 39 oranındaki maluliyet belirlemesinden de düşük oranda olduğu,
bizzat davacı vekilinin yargılamanın 11/03/2021 tarihli celsesinde söz alarak ‘maluliyet rapor alınmasın, mevcut rapor üzerinden araştırma yapılsın, bu konuda başkaca delil araştırması talebimiz yoktur’ şeklinde beyanda bulunduğu,bu suretle davacı tarafça dava konusu iddianın ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1152, K. 2023/962, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama