KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/2245
- Karar no
- 2024/464
- Başkan
- ... (...
- Üye
- Dr.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- 2020/213 Esas 2021/596 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/04/2024
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde;14/05/2018 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü ...’in tam kusurlu olarak davacının maliki olduğu ve oğlu ...’in sevk ve idaresindeki araca çarparak davacıya ait araçta değer kaybı oluşmasına neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL araç değer kaybı zararının davalı ... şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 9.000,00-TL araç değer kaybı alacağının temerrüdün gerçekleştiği 03/12/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ile faiz talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece faize hükmedilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama tarihi itibariyle tespit edilen rakamın gerçeğe ve ekonomik duruma uygun olmadığını, davalı tarafın ihtiyari mali sorumluluk sigortası da sağlayıp sağlamadığı araştırılmadan poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, hükümde reddine karar verilen alacak miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatı gözetilerek ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen araç değer kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca 14.05.2018 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki aracıyla otopark olarak kullanılan alandan sağa manevrayla bulvara çıkış yaptığı esnada düz seyreden sürücü ... idaresindeki araca çarpması, akabinde park halinde bulunan ... plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’in asli, sürücü ...’in tali kusurlu olduğu, park halindeki araç sürücülerinin kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan bilirkişi ek raporu uyarınca davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsü ...’in meydana gelen kazanın oluşumunda %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsü ...’in ise;
%25 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 20.000,00 TL olduğu, sürücü kusur oranları dikkate alındığında, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 15.000,00 TL olduğu, ancak davalı ... sorumluluğunun, ZMMS(Trafik) Sigorta Poliçesinde de görüldüğü üzere araç başına maddi 36.000,00-TL olup, davalı ... tarafından savunma dilekçesinde de belirtildiği ve dosyada bulunan dekontta görüldüğü üzere, davacı tarafa 03.12.2018 tarihinde 27.000,00 TL hasar tazminatı ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla,
her ne kadar reel piyasa koşullarına göre davacıya ait ... plakalı araç değer kaybı 20.000,00 TL olarak hesaplanmış ise de, davalı ... şirketinin bakiye değer kaybı sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde davacı tarafa yapılan ödeme de dikkate alındığında (36.000,00 TL - 27.000,00 TL) = 9.000.00 TL olduğunun belirlendiği, Ankara 16.ASCM’nin 2018/863 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada sanık ...’in taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
anılan ceza yargılamasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağına, oluşa ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumuna uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsü ...’in %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsü ...’in ise; %25 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine,
davanın, dava dilekçesi ile davalının ZMM sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu esas alınarak açılmış olmasına göre davalının İMM sigorta poliçesi kapsamında da sorumlu olup olmadığının mahkemece araştırılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına,
davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetildiğinde mahkemece hükmedilen tazminatın ferisi niteliğinde olan vekalet ücretinin de yine reddedilen bakiye poliçe limiti kapsamında hükme bağlanmasında ve temerrüt tarihinden faize karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına hükme esas alınan hesap raporunun yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/2245, K. 2024/464, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama