KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/912 - 2023/672
- Dosya no
- 2022/912
- Karar no
- 2023/672
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2021
- Numarası
- 2019/615 Esas 2021/289 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 16/05/2023
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.11.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, müvekkilinin de içinde yolcu olarak bulunduğu (... plakalı) araca kusurlu olarak çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu belirterek, müşterek ve müteselsil sorumluluğa ilişkin esaslar çerçevesinde davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 200,00-TL geçici ve kalıcı işgücü kaybı tazminatına karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 100,00 TL geçici işgöremezlik, 14.844,91 TL sürekli işgöremezlik tazminatı istemiş, 16/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırdıkları 14.844,91 TL’yi bu kez ıslah ederek 20.684,89 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, 27.02.2020 tarihli raporda tespit edilen 3 ay geçici iş göremezliğe itirazları olduğunu ve de geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kavşağa dikkatsiz, tedbirsiz ve gereğinden de süratli girerek, davacının da içinde yolcu konumunda bulunduğu araca ilk geçiş hakkı vermeyerek gerçekleşen kazada, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nun içinde yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, olay nedeniyle davacının %1 malul kalacak ve 3 ay işgöremeyecek şekilde yaralandığı, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının bulunduğu,
davalı sigorta şirketinin davacıda oluşan sürekli maluliyetten kusur oranında ZMMS poliçesinde belirtilen miktarla sorumlu olduğu, alınan hesap raporu kapsamında davanın ıslah edildiği dikkate alınarak, davanın KISMEN KABULÜNE, 15.513,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın müştereken ve müteselsilen esaslar çerçevesinde açıldığını, mahkemece davalıya sigortalı aracın %75 kusurlu olduğu kabul edilerek kusura göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki gelirin asgari ücretin üzerinde esas alınmasını kabul etmediklerini, ayrıca raporda TRH-2010 tablosu kullanılması gerektiğini, sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurunu kabul etmediklerini, yine temerrüt tarihinden faize karar verilmesinin de doğru olmadığını çünkü gerekli tüm belgeler ile şirkete başvurulmadığını, bu nedenle dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı Sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı Sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının istinafı yönünden;
Davacı dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayanmış olup, müteselsil sorumlulukta, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. maddesi gereğince alacaklının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilme hakkının olduğu ve borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceğinin 6098 sayılı TBK’nın 163/2. maddesi gereği bulunması karşısında, mahkemece belirlenen tüm zararın müteselsil sorumluluk ilkesi kapsamında müteselsil sorumlulardan biri olan davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Davalının istinafı yönünden;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle davadan önce başvuru yapıldığı anlaşıldığından davadan önce temerrüt koşullarının oluştuğu, PMF yaşam tablosunda TRH tablosuna göre yaşam sürelerinin daha kısa olması ve bu durumun da davalı Sigortanın lehine olduğu, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davacının öğretmen olması nedeniyle ücret bordrosu esas alınarak hesap yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve yine talep gibi yasal faize karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-a- İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davacıya iadesine,
b- Davalıdan alınması gereken 1.059,75 TL karar harcından peşin alınan 265,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 794,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
3-a-İstinaf eden davacı tarafından 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 62,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b- Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/912, K. 2023/672, 10 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama