İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/127 K.2024/563

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/127Karar2024/563Tarih2 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.979 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar Davalı

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/127 - 2024/563
Dosya no
2023/127
Karar no
2024/563
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/12/2022
Numarası
2022/146 Esas - 2022/838 Karar
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
02/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.979 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 16.01.2022 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişine göre yolun solundan yoldan çıkarak patikaya takla atarak devrilmesi neticesinde tek taraflı, ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkillerinden ...’in öz, ...’in ise 2014 yılından beri birlikte yaşadığı üvey evladı olan (eşi ...'in oğlu) ...‘ın vefat ettiğini, ölüm nedeniyle müvekkillerinin maddi açıdan mağdur olduklarını, müteveffa ...'ın 28.11.2005 yılında dünyaya geldiğini,

annesi ... ile öz babası ...'ın 22.05.2013 tarihinde boşandıklarını, müteveffanın öz babası ...’ın 22.02.2014 tarihinde vefat etmiş olduğunu, müteveffanın annesi ... ile ...

2014 yılında dini nikahlı olarak evlenip, 12.09.2018 tarihinde resmi nikah yaptıklarını, 9 yaşından bu yana babalık vazifesine yerine getirmekle birlikte, aralarında özlük-üveylik ilişki bulunmadan baba-oğul ilişkilerini yürütmekte olduklarını, müteveffa ile davacılardan ... arasındaki baba-oğul ilişkisine binaen müvekkili ...’in de ...’in vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalmış olduğunu, trafik kazası sonucu ...'ın vefatı nedeniyle (... için 140.000,00-TL, ... için 110.000,00-TL olmak üzere) şimdilik 250.000,00 TL belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talepleri olduğunu,

maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) temerrüt tarihi olan 18.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı TBK.nın 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1. Ve TBK.nın 163/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazı ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davalı müvekkili şirketin ZMMS sigortası kapsamında sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, onun için kusur oranının tespiti gerektiğini, ATK Trafik ihtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, sorumluluklarının sigorta limiti kapsamında olduğunu, ceza mahkemesinin dosyası var ise sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, öncelikle kusur oranının belirlenmesi gerektiğini,

ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, bunu ispat etmeleri gerektiğini, SGK'den rücuya tabi bir tazminat veya yardım alıp alınmadığının sorulması gerektiğini, desteğin gelir durumunun kesin delille ispatlanması gerektiğini, hatır taşıması ile müterafik kusur olarak emniyet kemeri takılmadığına dair defide bulunduklarını, müvekkili şirketin temerrüdünün olmadığını, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini bildirerek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 31/10/2022 tarihli raporda, olay tarihinde (16.01.2022) yılı ZMSS police teminat limitinin (500.000,00 TL) garamaten paylaştırılması sonucunda, davacı anne ...'in destekten yoksun kalma tazminat tutarının 278.024,14 TL olduğu, davacı üvey babanın destekten yoksun kalma tazminat tutarının 221.975,86 TL olduğu, mahkeme tarafından tazminata hükmedilmesi durumunda davacı tarafın, sigorta şirketinin 18.02.2022 temerrüde düşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceğinin belirtildiği,

davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 16/11/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, hak ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla değer artırım taleplerinin kabulü ile davacı anne ... için 278.024,14-TL, davacı baba ... için 221.975,86-TL olmak üzere TOPLAM 500.000,00-TL maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) 18.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61,

2918 sayılı KTK’nın 85/1. ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacıların öz ve üvey oğlu olan müteveffanın davaya konu trafik kazası sonucu öldüğü sabit olup, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 16.01.2022 tarihi itibariyle 26.10.2021- 26.10.2022 tarihleri arasında geçerli 34453643 poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alan davalı Sigorta Şirketinin kazada davacılar açısından meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu,

davacı üvey baba ...'in ise öz baba olmamasına rağmen, vefat eden ... (öz babasının hayatta olmadığı) ile beraber aynı evde yaşadığı, geçimini sağladığı, ...'ın eğitim-öğrenim, giyim, yiyecek masraflarını üvey baba ... tarafından karşılandığı tespit edilmiş olup babalık vazifesini yerine getirmekle birlikte aralarında özlük-üveylik ilişki bulunmadan baba-oğul ilişkilerini yürütmekte oldukları, sunulan bilgiler doğrultusundan davalı üvey baba ... ile müteveffa çocuk ... arasında fiili-düzenli destek ilişkisi olduğu kabul edilerek üvey baba için desteğin üvey babası olan davacı ... yanında büyüdüğü,

birbirlerine maddi yönden destek oldukları tespit edilmiş olup Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı anne ve üvey baba yararına, alabileceği destekler de dikkate alınarak aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan, hakkaniyete uygun olan davada, davacı anne ... için 278.024,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı üvey baba ...'in için 221.975,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL maddi tazminat belirlendiği,

davalı tarafın hatır taşıması ile emniyet kemeri takmadığına dair müterafik kusur def'isi değerlendirildiğinde, taşımanın hatır taşıması olması halinde, 2918 sayılı Kanun'un 87. maddesi gereğince işletenin sorumluluğunu gerektiren durumlarda TBK'nın Genel Hükümlerince hakimin tazminattan indirim yapabileceğinin düzenlendiği,

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da, sigortadan talep edilen tazminat taleplerinde hakim tarafından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılabileceğinin kabul edilmesine göre, davacıların desteğinin araç içerisinde hatıra binaen taşınması nedeniyle davalının sorumlu olacağı zarardan hatır taşımasına istinaden indirim yapılması gerektiği, emniyet kemerine dair müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede, celp edilen savcılık dosyasında araç içerisinde bulunanların ve kaza mahalline gelen kişilerin alınan beyanlarında müteveffa ...'ın kaza sonrası arabanın dışında cansız yattığına,

araç içerisinde bulunanların ise araçtan çıktığına dair beyanlar dikkate alındığında, kaza anında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığı kanaatine varılarak, davalının sorumlu olacağı zarardan emniyet kemeri takılmamasından dolayı müterafik kusura istinaden indirim yapılması gerektiği, bu kapsamda aktüerya bilirkişinin hesapladığı tazminat üzerinden hatır taşıması indirimi %20 ile emniyet kemeri takılmamasına ilişkin müterafik kusur indirimi %20 yapıldığında davanın kısmen kabulü ile,

davacı anne ... için 177.935,45.TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı üvey baba ... için 142.064,55.TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 320,000,00.TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 18/02/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak, davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,

davacı anne ... için 177.935,45.TL Destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı üvey baba ... için 142.064,55.TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 320,000,00.TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 18/02/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak, davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından her bir davacı için hükmedilen tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam alacak üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olup kararı bu yönden istinaf ettiklerini, hükme esas alınan hesap raporu,

tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu verilerin değişeceğini ve hesabın hatalı hale geleceğini, kararın kaldırılması/bozulması durumunda yeniden yapılacak ve alınacak olan bilirkişi raporunda raporun hazırlanacağı tarihteki asgari ücret değişikliklerinin göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, mahkemece, hesap edilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalı yanın emniyet kemeri takılmadığı ya da olay da hatır hususunun olduğuna ilişkin beyanda bulunmadığını ve bu durumların varlığını ispatlayamadığını,

kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılıp takılmadığının belirsiz göründüğünü, hesaplanan tazminat miktarını ve müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir durumların varlığını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber, yerel mahkemece hüküm kurulurken bilirkişi raporunda hesap edilen gerçek zarardan indirim yapılması gerekirken, poliçe limiti dahilinde hesap edilen tazminat miktarları üzerinden indirim yapılmış olmasının fahiş bir hata olduğunu, davacının uğradığı gerçek zararın hesaplanmasından sonra hesaplanan bu bedel üzerinden,

indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi, ardından hesap edilen miktarın poliçe limitini aşması durumunda garame yapılması gerektiğini, mahkemece dava değerini artırdıkları miktarlar üzerinden müterafik kusur indirimi yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, hatır taşımasının bulunduğu ve müteveffanın araçtan fırladığı gözetildiğinde hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması yerinde olup, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.

Tazminat hesabına gelince, Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenerek, önce kusur indirimi, sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.

KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.

Somut olayda öncelikle davacıların tam zararlarının hesaplanması, yapılan hesaplamadan sonra tam zararlarının poliçe limiti aşması nedeniyle yukarıda açıklanan KTK'nın 96. maddesine göre garame hesabı yapılması gerekirken (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2021/2127 Esas - 2021/3135 Karar sayılı ilamı), önce garame hesabı yapılıp daha sonra hatır ve müterafik kusur indirimi yapılarak eksik alacağa hükmedilmesi isabetsizdir.

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında mahkemece eksik alacağa hükmedilmesi isabetsiz olup, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/12/2022 tarihli, 2022/146 Esas - 2022/838 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

1) Davanın KABULÜ İLE, davacı anne ... için 278.024,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı üvey baba ... için 221.975,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 18/02/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak, davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.155,00 TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 853,88 TL peşin harç ile 853,88 TL talep artırım ıslah harcının toplamı olan 1.707,76 TL'nin düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 32.447,24TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 853,88TL peşin harç, 853,88 TL talep artırım ıslah harcı, 82,00 TL tebligat ücreti, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 2.870,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen oran üzerinden hesaplanan 43.703,62 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan (Dairemizce verilen karar tarihinde) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen oran üzerinden hesaplanan 35.296,38 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-Davacılar tarafından yatırılan "istinaf karar harcının" talep halinde davacılara iadesine, lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 153,00 TL istinaf yargılama davalıdan alınarak davacılara verilmesine, lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/127, K. 2024/563, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/127
Karar No
2024/563
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/363
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/286
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/199
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/265
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/129 K.2024/216
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/130 K.2024/248

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.