İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/153 K.2024/632

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla…

Esas2023/153Karar2024/632Tarih8 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.211 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/153 - 2024/632
Dosya no
2023/153
Karar no
2024/632
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/07/2022
Numarası
2018/846 Esas - 2022/548 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
27/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.211 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2017 tarihinde davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın, davacı idaresindeki yabancı plakalı araca çarparak davacı aracının savrulup sol şeritte bulunan dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araca çarpmasına neden olduğu kazada davacıya ait aracın ağır hasara uğrayarak pert-total duruma geldiğini, araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (davalı sigorta şirketi yönünden 33.000,00 TL sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden yargılama giderleri vs. ile birlikte) 150.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap dilekçesi sunmamış, mahkemeye hitaben sunulan 21.01.2019 tarihli yazıda; dava konusu kazaya ilişkin 4100619012/1 numaralı hasar dosyasının açıldığı ve 27.12.2019 tarihinde ... isimli kişiye 2.755,00 TL ödemenin yapıldığını belirtmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılamayı müteakip, davanın kısmen kabulüne,84.824,90-TL araç hasar bedeli ve 4.137,80-TL çekici ücreti olmak üzere toplam 88.962,70-TL'nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 33.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ve 24/02/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3.496,44-TL araç mahrumiyet bedelinin 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından araç değerinin eksik belirlendiğini, hesaplamanın ekspertiz raporunda gösterilen 2. el fiyatı uyarlanarak yapılması gerektiğini, ekspertiz raporu uyarınca 2017 yılına ait 2.el araç satış ilanları nazara alındığında davacıya ait ve sıfır ayarında araçların 60.000,00 € bandında satış fiyatı olduğunu, araç bedelinin ortalama 58.000,00 € kabul edilerek zararın hesaplanması gerektiğini, ekspertiz raporundaki belirlemenin aracın kaza anındaki değerine ilişkin olduğunu, sıfır araç değeri olarak değerlendirilip bu meblağ üzerinde indirime gidilemeyeceğini,

bilirkişi raporlarının bu haliyle hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 11/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda "Ancak tarafımca yapılan araştırmada Almanya şartlarında sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın yaklaşık 10.000 km kullanılması halinde dahi fiyatının markasına göre değişkenlik göstermekle %25 civarlarında düştüğü öğrenilmiştir" şeklinde yapılan hukuki dayanaktan yoksun tespite katılmadıklarını, nitekim bilirkişi kök raporunda aracın neredeyse sıfır kilometre olduğunun ifade edildiğini ve hesaplamaların buna göre yapıldığını,

aracın değerinin zannedilenden daha yüksek olması nedeniyle bu şekilde bir gerekçeye dayanılarak hesaplanan bedelden %25 indirim yapılmasının yerinde olmadığını, hesaplamaların kaza tarihindeki kur üzerinden yapılmasının yerinde olmadığını, haksız fiilden doğan borçlar bakımından, zararın, yabancı para cinsinden doğmuş ise alacaklının zararın meydana geldiği tarihteki kur üzerinden tazmin edilmesini ya da fiili ödeme günündeki kur üzerinden tazmin edilmesini isteme hakkı bulunduğunu,

henüz ıslah hakkının kullanılmamış olması ve alacaklı taraf olarak zararın vade veyahut fiili ödeme günündeki kur ile hesaplanarak ödenmesine ilişkin bir beyanda bulunmadıkları göz önünde bulundurularak bilirkişi tarafından hesaplanacak zararlar neticesinde düzenlenecek raporun yalnızca Euro cinsinden düzenlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece keşif yapılmadan, olay yerini ve araçların hasarlı hallerini görmeden gıyapta tutulan rapor üzerinden aynı minvalde hesaplama yapılarak düzenlenen rapora itibar edilmesinin yerinde olmadığını, kusur belirlemesini ve hasara ilişkin düzenlenen raporu kabul etmediklerini, bilirkişinin hasarlı parçaları mukayeseye olanak sağlayacak şekilde envanter dökümü ve hasarlı parçalarının bedelini belirlemediği gibi, aracın sovtaj değerini de hesaplamadığını, kaza tarihi ile aracın pert değeri arasında bulunan kur üzerinden hesaplamaların hatalı belirlendiğini,

aracın çekici bedelinin afaki hesaplandığını ve süresinde sunulan delil olmadan ortalama olarak hesap yapıldığını, sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemelerin değerlendirilmediğini, davacının sigortaya başvuru şartını yerine getirmediğini, araç yoksunluk kaybının afaki ve çok yüksek hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf eden taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,20.08.2017 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücü ...’un sevk ve idaresinde olan aracın arka kısmına çarpıp, çarpmanın etkisiyle sola savrularak solunda seyreden sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’un kural ihlali olmadığı, sürücü ...’in kural ihlali olmadığı, sürücü ...’in kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan 25/02/2020 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı ...

Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...’in tam kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kural ihlali olmadığının belirlendiği, Ankara 12. ASCM’nin 2017/932 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada sanık ...’in sübut bulan alkolün etkisi ile emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen tehlikeli araç kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği,

anılan ceza yargılamasında karar gerekçesinde “sanık ...'in suç tarihi olan 20/08/2017 günü sevk ve idaresindeki araç ile adli raporlara göre 0,88 promil alkolü olarak müştekiler ... ve ...'in kullandığı araçlara çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, dosya arasında bulunan trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın arkadan çarparak kurallara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında alkollü araç kullandığını kabul ettiği, ikrarından, alkol raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir” ibaresine yer verildiği,

mahkemece alınan 18/11/2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta A.Ş.’ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı davalı ... adına kayıtlı aracın davalı sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 71.720,48 TL olduğu,

davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde 33.000,00 TL olacağı, diğer davalıların sorumluluğunun ise, (71.720,48 TL - 33.000,00 TL) - 38.720,48 TL olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği,11/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporda davacıya ait aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da 20.500,00 Euro olacağı, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti olan 33.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalıların müştereken ve müteselsilen hasar tutarından sorumlu olacakları, davacıya ait araç pert-total durumunda olmakla, araçta değer kaybının söz konusu olmayacağı,

davacının yeni bir araç alıncaya kadarki yoksunluk kaybının 848,00 Euro olacağı ve bundan da sadece davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalıların sorumlu olacakları, aracın Türkiye'den Almanya'ya nakil bedelinin 1.000,00 Euro olacağı ve çekici bedeli de gerçek hasar giderim kalemlerinden olmakla, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, araç için düzenlenmiş olan hasar giderim eksper raporu için 817,11 Euro ödemenin yapılmış olduğu belirtilmiş olmakla beraber eksper raporundaki ücretin çok abartılı olduğu,

Almanya şartlarında dava konusu araç hasarı için ekspertiz ücreti bedelinin KDV dahil 500,00 Euro olarak makul olacağı, araç için düzenlenmiş olan hasar giderim belgesinin Türkçe'ye çevirisi için 1.400,00 TL çeviri ücretlendirmesinin yapılmış olunduğunun belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına, toplanıp değerlendirilen deliller ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında belirlenen maddi vaka ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’in tam kusurlu bulunmasına, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun ekspertiz raporu ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına,

buna göre kaza tarihindeki 4.1378 kur üzerinden TL değeri ile yapılan hesaplamada davacıya ait aracın hasar bedelinin 84.824,90 TL, çekici bedelinin 4.137,80 TL, mahrumiyet bedelinin 3.496,44 TL olduğu, davacının dava açarken tercih hakkını TL olarak kullanması gözetildiğinde hesaplamanın Euro cinsinden yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, ödemenin dava konusu kaza nedeniyle yapıldığı ispat edilmediğinden yapıldığı iddia edilen ödemeye itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmemesi ve sigortaya başvuru yapılmadığına dair istinaf talebinin davalı gerçek kişiler tarafından ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Bununla birlikte Hukuk yargılamasında, HMK'nın 26. maddesinde, "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." denilerek, kural olarak taleple bağlılık ilkesi benimsenmiştir. Dava ile mahkemeden tespit, eda veya inşai talepler açısından da taleple bağlılık dava dilekçesindeki talep çerçevesinde değerlendirilir. Kanun ile davacıya talebin değiştirilmesine yönelik bir imkân tanınmadıkça davacının dava dilekçesinde talep ettiği hususlar dışında karar verilmez.

Nitekim HMK'nın 140/3. maddesinde, "Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür." denilerek, davanın ön inceleme tutanağında esas alınan uyuşmazlık konuları çerçevesinde yürütüleceği kabul edilerek, dava dilekçesinde talep edilmeyen hususlarda kural olarak yargılama yapılarak karar verilmeyeceği kabul edilmiştir.

HMK'nın 176/1. maddesi taraflardan her birisinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilme imkânı tanımış ise de, dava dilekçesinde talep edilmeyen hususlarda, mahkemece karar verilmesi ancak davanın tamamen ıslahı ile mümkündür. Davanın kısmen ıslahı ile dava dilekçesinde talep edilen dava değerinin artırılması mümkün ise de, dava dilekçesi ile talep edilemeyen tazminat kalemlerinin kısmi ıslah ile talep edilmesi mümkün değildir.

(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2082 E. 2020/7164 K. sayılı kararı. "Tamamen ıslahta dava sebebi veya istem konusu tümüyle değiştirilmektedir. Böylece dava dilekçesindeki talepler artık hükme konu olamaz. Kısmen ıslahta ise önceden yapılan usulü bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur.

Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.

(HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K.,15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları) (HGK’nın 15/02.2017 gün, 2015/7-917 E.-2017/265 K.sayılı İlâmı)")

Somut olayda dava dilekçesinin incelenmesinde davacı vekilinin talepleri arasında araç mahrumiyet bedeline yönelik bir talep bulunmadığı, yine davanın mahiyetinin tespit edildiği ön inceleme celsesinde mahkemece davanın 20/08/2017 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli istemine yönelik tazminat davası olduğu uyuşmazlığın, gerçekleşen kazada araçta hasar olup olmadığı, davacının hasara yönelik tazminat talep edip edemeyeceği ve varsa alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklandığının açıkça tespit edildiği,

dava dilekçesi ile talep konusu edilmeyen araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi tarafından hesap edilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan 08.12.2020 tarihli dilekçe ile talep konusu yapıldığının açıkça anlaşılması karşısında mahkemece dava konusu talepler çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak araç mahrumiyet bedeli hususunda da karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davalılar ... ve ... vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin araç mahrumiyet bedeline ilişkin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince araç mahrumiyet bedeline ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ile kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

II-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/07/2022 tarihli, 2018/846 Esas - 2022/548 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre;

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-84.824,90-TL araç hasar bedeli ve 4.137,80-TL çekici ücreti olmak üzere toplam 88.962,70-TL'nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 33.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ve 24/02/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden 20/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.077,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 512,33-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.564,71-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 2.064,18 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre ret edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 512,33-TL peşin/nispi harç olmak üzere toplam 548,23TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 1.400,00-TL bilirkişi ücreti, 306,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 2.068,90-TL ekspertiz ücreti, 1.100-TL tercüme ücreti olmak üzere toplam 4.875,40-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 2.891,52-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

III-Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80.70 harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

IV-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalılara iadesine,

V-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

VI-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/153, K. 2024/632, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/153
Karar No
2024/632
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/153 K.2024/313
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/153 K.2024/290
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/153 K.2024/388
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/153 K.2024/455
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/154 K.2024/377
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/155 K.2024/295

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.