KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/251
- Karar No
- 2024/757
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·22 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/251
KARAR NO : 2024/757
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2022
NUMARASI
2020/4 Esas 2022/676 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ...'ın 15.09.2019 tarihinde ... marka aracı ile seyir halinde ve sarı fasılalı ışıkta geçmekte iken davalıların işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... marka otomobilin, fasılalı kırmızı ışıkta kontrolsüz olarak geçmesi nedeniyle trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracı içinde sıkıştığını, yaralandığını, trafik kazası tutanağına göre davalı sürücü ...’in ağır kusurlu sayıldığını belirterek,
kısmi dava olarak şimdilik 500 TL tedavi masrafları, devam eden ve ilerde doğması muhtemel işgücü kaybına mahsuben maddi tazminatın tüm davalılardan, 15.000TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den olay tarihi olan 15.09.2019 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğundan ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde; kazadaki tüm kusurun davacıda olduğunu, davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafık kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının %75, davacının %25 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının maluliyet olmayacak, ancak 45 günde iyileşebilecek ve 15 gün bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, sigorta ile anlaşılması nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği, yaralanma derecesi ve kusur durumu ile tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet nazara alınarak manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle, “1 ) Maddi tazminat yönünden feragat nedeni ile davanın reddine, 2-Manevi tazminata yönelik talebin kabulüne, 15.000 TL'nin 15.09.2019 olay tarihinden yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline,” karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın tam ve ağır kusurlu olduğunu, maluliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminat davasının reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse tam kabulün doğru olmadığını en azından kusur oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar ... ve ... vekili tarafından manevi tazminat yönünden istinaf edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.
Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı, fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tutanağına ve dosya kapsamına uygun olduğu, dosya kapsamı ile olayların gelişimi, olay tarihi, yaralanmanın niteliği ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaya yetecek ve tazminatın amacına uygun miktarda hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmadan esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/251, K. 2024/757, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama