KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Asıl Dava Davalı
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/339 - 2024/939
- Esas no
- 2023/339
- Karar no
- 2024/939
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2022
- Numarası
- 2018/523 Esas - 2022/520 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Vekili
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı-birleşen davada davalı ...vekili tarafından (birleşen davaya ilişkin olarak) süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacı ...vekili dava dilekçesinde; 15.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı, davalı ...’in sürücüsü olduğu aracın, davacıya ait araca tamamen kusurlu olarak çarparak aracın 12.346,00 TL hasara uğramasına neden olduğu gibi davacının aracından mahrum olmasına da neden olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL hasar bedeli ile 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Asıl davada davacı vekili, ıslah dilekçesi ile araç hasar bedelini 3.086,66-TL'ye artırarak davalılardan müştereken ve müteselsilen, araç kazanç kaybı bedelini 412,50-TL'ye artırarak kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının 12.346,00 TL olmayıp, taraflarınca görevlendirilen eksper raporunda da belirtildiği üzere 5.611,55 TL olduğu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ...vekili dava dilekçesinde; 15.02.2018 tarihinde müvekkili ...’in maliki olduğu, olay anında müvekkillinin oğlu ...’in sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı, davalı ...’nin maliki olduğu, davalı ...’nın sevk ve idaresindeki aracın yapmış olduğu trafik kazası neticesinde müvekkilline ait olan aracın hasara uğradığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkillinin aracında oluşan hasar bedeli için şimdilik 16.500,00 TL, değer kaybı içinse 2.203,74 TL olmak üzere toplam 18.703.74 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ...cevap dilekçesinde; öncelikle kaza sonucu davacının aracında meydana geldiğini iddia ettiği hasara ilişkin bedel talebinin belirsiz alacak niteliğinde olmaması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın reddini, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Birleşen davada davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Asıl ve birleşen davanın, karşılıklı olarak maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, sürücü ...’nın %75 oranında, sürücü ...’in %25 oranında kusurlu olduğu, hasar yönünden alınan raporda, asıl davada davacıya ait araçta hasar tutarının KDV dahil 12.346,66 TL olduğu ve davalılar sorumluluğunun da davalı sürücü ...'in kusuru oranında (%25x12.346,66 TL) 3.086,66 TL olduğu,
kazanç kaybı yönünden, davacının tamir süresi araç yoksunluk kazanç kaybının 1.650,00 TL olduğu ve bundan da sadece davalı sürücü ...'in kazanın oluşumundaki kusur oranına tekabül eder şekilde (%25x1.650,00 TL) 412,50 TL'den sorumlu olacağı görüşünün bildirildiği, birleşen davada ise;
davacı ...'e ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 16.500,00 TL olduğu ve kusur oranına göre davalılardan talep edebileceği hasar tutarının (%75x16.500,00 TL) 12.375,00 TL olacağı, davacı ...'e ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 5.000,00 TL, genel şartlar hesaplama yöntemine göre ise 2.727,00 TL olacağı ve kusur oranına göre davalılardan talep edebileceği değer kaybı sorumluluklarının müştereken ve müteselsilen piyasa koşullarına göre 3.750,00 TL, genel şartlara göre ise 2.045,25 TL olacağının bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu,
davacı ...’nin bilirkişi raporuna göre zararını davalılardan talep edebileceği, birleşen dava yönünden, davacının aracının emsallerine göre sigorta genel şartlarına göre yapılan hesaplama yöntemi ile zarar hesabının dosyaya uygun görüldüğü, davacı yan ayrıca hasar bedeli de talep etmiş olup kusur durumuna göre 12.375,00 TL hasar bedelinin bilirkişi raporuyla belirlendiğinin görüldüğü, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle.
“1-Asıl davanın kabulü ile A-3.086,66 TL hasar bedeli şeklindeki maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 11/06/2018 tarihinden, davalı ... yönünden 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-412,50 TL araç yoksunluk bedeli şeklindeki maddi tazminatın davalı ...'den 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen davanın kısmen kabulü ile,
A-12.375,00 TL hasar bedeli şeklindeki maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 02/08/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, B-2.045,25 TL değer kaybı şeklindeki maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 02/08/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar birleşen davaya ilişkin olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...vekili "birleşen davaya yönelik" istinaf başvuru dilekçesinde; birleşen davada kararın hukuka aykırı olduğunu, birleşen davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, alacağın belirli olması nedeniyle belirsiz olarak açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, Kaza Tespit Tutanağında ışıkların arızalı olduğu belirtildiğinden buna göre değerlendirme yapıldığını, oysa Sinyalizasyon ve Alt Yapı Şube Müdürlüğünce ışıkların yandığı beyan edilmesine,
tarafların da bu yönde bir beyanı olmamasına rağmen Kaza Tespit Tutanağına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazada, karşı araç sürücüsünün alkollü olup kazadan 2 saat sonra yapılan ölçümde 0,75 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, bunun da kaza anına göre 1 promilin üzerinde olacağını, bu hususunda değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Asıl ve birleşen dava, çift taraflı trafik kazasında karşılıklı olarak araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar birleşen davaya yönelik olarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, olayın oluş şekline ve kusur durumuna yönelik istinaf edilmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, kaza anında kavşakta trafik ışıklarının çalıştığını kanıtladığını, ışık durumuna göre de kavşaklarda ilk geçiş hakkının kendisinde olduğunu, mahkemece ışıkların çalışmadığından hareket ile ilk geçiş hakkının karşı araçta olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
Kaza Tespit Tutanağında, olay tarihinde bölünmüş iki yolun kesiştiği, trafik ışıklarının gayri faal olduğu, kavşak içerisinde iki aracın çarpıştığı tespit edilerek, ... ait aracın sürücüsü ...'nın, sağdaki kavşak kolundan kavşağa giren araca ilk geçiş hakkını vermesi gerektiğinden kazanın meydan gelmesinde kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ...'in ise kural ihlalinin olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
.... Ulaşım Daire Başkanlığı Sinyalizasyon ve Altyapı Şube Müdürlüğü cevabi yazısında, kaza saatinde trafik sinyalizasyon sisteminin fasılalı çalışmaya programlanmadığını, ancak elektrik kesintilerinin kendileri tarafından tespit edilmediğinin belirtildiği görülmüştür.
Birleşen dava davalısı olan ... ...'nun tanık olarak dinlettiği ...ifadesinde; "...'yu tanırım, benim çalıştığım durakta başka bir araçta mal sahibidir, olay günü biz taksiden iki araç çıktık, ... tarafına gidiyorduk, ben arkadaki araçtaydım, ...'nin aracı gece vakti olduğu için dikkatli geç uyarısı olan sarı ışıkta geçiyordu, yandan gelen araç kırmızıda durması gerekirken durmadı, ...'nin aracına yandan vurdu, vuran aracın durup geçmesi gerekiyordu ve sürücünün alkollü olduğunu gözlemledim, bildiğim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunduğu, kaza sonrası kendisinin ifade vermediğini beyan ettiği görülmüştür.
Kolluk tarafından tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağı ile yerinde tespit ile trafik ışıklarının gayri faal olduğu tespit edilmiş olduğundan, Kaza Tespit Tutanağının aksi davalı tarafından kanıtlanmalıdır. Belediye cevabi yazısı ışıkların kaza anında kesin olarak çalıştığını kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, dinlenen tanığın da kazadan çok sonra dinlemiş olması, beyanlarının genel beyan mahiyetinde olması, araç sürücüsü kollukta tutanağın aksi yönde beyanda bulunmuş ise de yargılamada rapora yönelik bir itirazının olmaması karşısında tanık beyanı tutanağın aksini ispatlamaya yeterli değildir. Buna göre mahkemece kazanın Kaza Tespit Tutanağında belirtilen şekilde olduğu kabul edilerek kusur durumunun belirlenmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, Kaza Tespit Tutanağı ile belirlenen kazanın oluş şekline göre kabul edilen kusur oranının makul olmasına, birleşen davanın usulüne uygun açılmış olmasına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/339, K. 2024/939, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama