KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/47 - 2024/584
- Dosya no
- 2023/47
- Karar no
- 2024/584
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2022
- Numarası
- 2021/511 Esas - 2022/581 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 21/05/2024
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait araç ile davalı ... adına trafikte kayıtlı olup diğer davalıya trafik sigortası ile sigortalı olan aracın 02/05/2021 tarihinde karıştıkları trafik kazası sonucu davacıya ait aracın perte ayrılacak şekilde hasarlandığını, Sigorta Şirketi tarafından poliçe kapsamında davacıya 38.700,00 TL ödeme yapıldığını, kendilerinde kalan aracın hurda bedelinin 47.300,00 TL olduğunu, bu hali ile toplam ödeme yerine geçen 86.000,00 TL tahsilatları olduğunu, aracı 112.000,00 TL ye satın aldıklarını, ödemelerin zararlarını karşılamadığını belirterek, 4.300,00 TL'sinden davalı Sigorta Şirketi müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile bakiye zararları için 26.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 15.825,00 TL'nin her iki davalıdan (davalı Sigorta Şirketi 4.300,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağına davalı Sigorta Şirketi yönünden 24/06/2021 kısmi ödeme tarihinden itibaren, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden 02/05/2021 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı ticari avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunu düzenleyen heyetin sigorta hukukçusu ve makine mühendisinden oluştuğunu, hukuki durumun net olarak ortaya konulabilmesi için kusur bilirkişisinin heyette yer alması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, bilirkişiler tarafından davacıya ait aracın rayiç değerinin düşük hesaplandığını, davacının hasarsız ve düşük kilometrede olan ve 112.000TL'ye satın aldıgı aracının kusuru olmaksızın meydana gelen kaza nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, davacıya kaza nedeniyle sadece 86.000,00TL ödemede bulunulduğunu, aracın güncel değerinin 240.000-250.000TL civarında olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davacıya yapılan ödeme ile davalı Sigorta Şirketinin ilgili poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve başka bir sorumluluğu kalmadığını, davalı sıfatıyla taraf oldukları işbu uyuşmazlık kapsamında tüm beyan ve delilleri yok sayılarak,
salt davacının beyan ve talepleri doğrultusunda yargılama yapıldığını, cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazlar değerlendirilmeden, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve rapor doğrultusunda davacının talepleri üzerinden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesi gerektiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, davalı Sigorta Şirketinin KDV’den sorumlu olmadığını, hükmedilen tazminata faiz işletilecekse,
faiz başlangıç tarihi olarak davalı Sigorta Şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, zamanaşımı, husumet ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, zararın sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, kazaya karışan aracın ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olduğunu, kazaya karışan araç her ne kadar davalı ...’ya ait ise de araç kaza esnasında ... tarafından işletildiğini, davalı ...’nun sadece aracın maliki olduğunu, otobüs şoförü ... bünyesinde çalıştığından davanın husumetten reddi gerektiğini, hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda belirlenen araç bedeli tespit edildirken aracın yıpranması ve diğer unsurların nazara alınmadığını, değer kaybı talebini kabul etmemekle birlikte gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi gerektiğini, aracın modeli, yaşı, kullanım şekli,
aracın yetkili bir serviste ve orijinal parçalarla onarılıp onarılmadığı, onarımı/değişimi yapılan parçaların ne kadarlık bir kısmının araç üzerinde değer kaybı meydana getirecek nitelikte olduğu, oluşan hasarın aracın orijinalliğini etkileyip etkilemediği dikkate alınarak değer kaybı incelemesi yapılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 02.05.2021 tarihinde sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ...’ya ait araçla seyri sırasında kırmızı fasılalı yanan ışıkta caddeye giriş yaptığı esnada kendisine sarı fasılalı yanan ışıkta geçiş yapan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ün kural ihlali olduğu, sürücü ...’ın ise kural ihlali bulunmadığının belirlendiği,
mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı ... ya ait aracın sürücüsünün kendisine fasılalı kırmızı ışık yanıp geçiş önceliği kendisinde olmadığı halde yoluna devam edip kavşağa girerek geçiş önceliğine ilişkin kuralı ihlal ettiği için %75 oranında, davacının ise kavşağa geldiğinde hızını azaltması gerekir iken geliş hızı ile kavşağa girmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu,
kaza sonrası Sigorta Şirketinin görevlendirdiği eksperin düzenlediği rapor, sigortalı araçta meydana gelen hasar dikkate alınıp, tramer kayıtları ve oluşan hasar birlikte değerlendirildiğinde, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el piyasa değerinin 120.000,00 TL olduğu,
araçtaki hasarın giderilmesi için KDV dahil 106.065,65 TL harcama yapılması gerektiği, hasar bedelinin araç bedelinin belli bir yüzdesini aşması ve hasarlanan parçalar dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve aracın perte ayrılması gerektiği, bu kabul doğrultusunda zarar hesabının davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki haline göre edebileceği piyasa değeri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, davacıya ait aracın bu şekilde belirlenen ikinci el piyasa değerinin 120.000,00 TL olduğu,
araç hurdasını davacı taraf kendisinde alıkoyduğu için, hurda bedeli olan 47.300,00 TL’nin mahsubu sonrası davalılar tarafından giderilmesi gereken davacı zararının 72.700,00 TL olması gerektiği, davacıya ait araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması nedeni ile talep edilebilir davacı zararının 54.252,00 TL olduğu, Sigorta Şirketi tarafından yapılan 38.700,00 TL ödemenin davacı zararından mahsup edildiğinde halen giderilmesi gereken davacı zararının 15.825,00 TL olduğu, bu miktarın tamamından davalı ...'nun sorumlu olduğu, Sigorta Şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu,
bu davalının 38.700,00 TL ödeme yapmış olması nedeni ile sorumlu olduğu bakiye zarar miktarının ise 4.300,00 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Kamu düzenine ilişkin olması hasebiyle öncelikle davalı ... vekilinin zamanaşımı, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmesinde, kazanın yaralamalı trafik kazası olması nedeniyle 8 yıl olan ceza zamanaşımına tabi olduğu gözetildiğinde zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olması ve bu davalının araç işleteni sıfatıyla sürücü ve ZMM Sigorta poliçesini düzenleyen Sigorta Şirketi ile birlikte meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetildiğinde davalı ... vekilinin husumete yönelik itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2-Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluşu ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ya ait aracın sürücüsünün kendisine fasılalı kırmızı ışık yanıp geçiş önceliği kendisinde olmadığı halde yoluna devam edip kavşağa girerek geçiş önceliğine ilişkin kuralı ihlal ettiği için %75 oranında, davacının ise kavşağa geldiğinde hızını azaltması gerekir iken geliş hızı ile kavşağa girmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına,
raporu düzenleyen heyette yer alan bilirkişilerin kusur ve hesap raporu düzenlemeye ehil ve yetki sahibi bulunmalarına, hükme esas alınan hesap raporunun yerleşik Yargıtay uygulamalarına ve alınan ekspertiz raporu ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, davalı Sigorta Şirketinin meydana gelen zarardan KDV dahil sorumluluğu bulunmasına, haksız fiil neticesi meydana gelen zarardan davalı ...’nun işleten sıfatıyla, davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin kaza yapan aracın ZMM Sigorta poliçesini düzenleyen şirket sıfatıyla zarar görene karşı kusur oranında müteselsilen sorumluluğu bulunmasına, kazaya karışan otobüsün şoförü ... bünyesinde çalışmakta olsa dahi davalı ... ile ihbar olunan ... arasındaki iç ilişkideki hususların zarar gören 3.kişiye karşı ileri sürülemeyecek olmasına, davalı ... tacir sıfatını taşıdığından ve ...’ya ait aracın ticari araç olması gözetilerek mahkemece hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
yine mahkemece hükümde davalı Sigorta Şirketi yönünden, davacıya davalı Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapılan tarihten itibaren faize hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/47, K. 2024/584, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama